MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
SAYISI: 2024/393 E., 2024/474 K.
DAVALILAR:1- Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili Avukat ...
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının esnaf oda kaydına yanlışlıkla "..." olarak yazılan isminin "..." olarak düzeltilmesini, kaydın kendisine ait olduğunu, buna göre oda kaydı başlangıç tarihi olan 03.01.1989 tarihinin Bağ-Kur sigorta başlangıcı olarak düzeltilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davacının Bağ-Kur prim ödemesi nedeniyle Bağ-Kur sigortalısı olarak tescilinin 03.01.1989 olarak tescil edildiğini, üyelik için yönetim kurulu kararı olmadığı için başlangıcın 10.10.1989 tarihine çekildiğini, yapılan işlemlerin usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 13.10.2015 tarihli, 2014/816 Esas, 2015/400 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne, davacının, aidiyet tespitine yönelik talebinin kabulüne, ... Şoförler Odası Başkanlığı Üye Kayıt Defteri 1076 sırasındaki ... oğlu, 1964 doğumlu ...’e ait kaydın, ... ve ... oğlu, 05.03.1964 doğumlu ve ... T.C. kimlik numaralı davacı ...’a ait olduğunun tespitine, davacının, Bağ-Kur sigortalılık başlangıç tarihinin tespitine yönelik talebinin kısmen kabulüne, davacının 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanun'un 106/2. maddesi ile mülga 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanun'u hükümleri uyarınca, Esnaf Bağ-Kur sigortalılık başlangıç tarihinin 05.01.1989 olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. 1. Bozma Kararı
Mahkeme kararının süresi içinde davalı Kurum vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece, Mahkemenin aidiyetin tespitine ilişkin kabul kararının yerinde olduğu ancak davacının 03.01.1989 tarihinin 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespiti isteminde hukuki yararın bulunmadığı, davacıya talebi açıklattırılarak, 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığının tespitini istediği sürenin hangi tarihler arasını kapsadığı belirlenerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
Mahkemesince bozmaya uyularak 03.07.2020 tarihli, 2019/384 Esas, 2020/187 Karar sayılı kararıyla, davanın HMK150/6. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
B. 2. Bozma Kararı
Mahkeme kararının süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Eldeki dosyada davacının, oda kaydını geçersiz kabul ederek sigortalılık süresini iptal eden Kurum işleminin iptali için eldeki davayı açtığı, Mahkemece verilen kararın Dairemiz 27.11.2018 tarihli ilamı ile bozulduğu, bozma sonrası yargıtay bozma ilamının ve tensip zaptının MERNİS adresinin hatalı yazılması nedeniyle usulüne uygun şekilde davacıya tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece bozma ilamı ve tensip zaptı usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek, esasa girilip yapılacak değerlendirme sonucuna göre karar verilmesi..." gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
Mahkemesince bozmaya uyularak 25.10.2023 tarih, 2022/221 E. 2023/124 K sayılı kararı ile davacının, aidiyet tespitine yönelik talebinin kabulü ile ... Şoförler Odası Başkanlığı Üye Kayıt Defteri 1076 sırasındaki ... oğlu, 1964 doğumlu ...’e ait kaydın, ... ve ... oğlu, 05.03.1964 doğumlu ve ... T.C. kimlik numaralı davacı ...’a ait olduğunun tespitine, davacının, Bağ-Kur sigortalılık başlangıç tarihinin tespitine yönelik talebinin hukuki yarar bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
C. 3. Bozma Kararı
Mahkeme kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...İnceleme konusu davada, davacı oda kaydının kendisine ait olduğunu ve Bağ-Kur sigortalılık başlangıç tarihinin 03.01.1989 tarihi olarak tespitini talep etmiş, uyulan bozma ilamları ve yapılan yargılama sonucunda 03.01.1989 tarihi itibariyle tescil edilen esnaf odası kaydının davacıya ait olduğu anlaşılmış ancak Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde davacıya tespitini istediği Bağ-Kur sigortalılık süresine dair talebi açıklattırılmaksızın yazılı şekilde karar verilmiştir. Mahkemece bozma gereği yerine getirilmemiştir. Davacının Bağ-Kur sigortalılık başlangıç tarihi tespiti talebinde hukuki yararı bulunmadığından, Mahkemece, davacıya talebi açıklattırılarak talebin; 03.01.1989- 10.10.1989 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti talebi halinde istemin kabulüne, Bağ-Kur sigorta başlangıç tarihinin tespiti halinde ise şimdiki gibi hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmelidir..." gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
D- Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda esas karar numarası belirtilen kararıyla; davanın kabulüne, davacının, aidiyet tespitine yönelik talebinin kabulüne, ... Şoförler Odası Başkanlığı Üye Kayıt Defteri 1076 sırasındaki ... oğlu, 1964 doğumlu ...’e ait kaydın, ... ve ... oğlu, 05.03.1964 doğumlu ve ... T.C. kimlik numaralı davacı ...’a ait olduğunun tespitine, davacının; sigortalılık tespiti talebinin kabulüne, davacının 03.01.1989-10.10.1989 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik araştırma ve incelemeye dayandığını belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, esnaf odası kaydının davacıya ait olduğunun tespiti ile 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık süresinin tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
27.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.