MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/211 E., 2025/1851 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Osmaniye 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/297 E., 2024/30 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 25.05.1983 tarihinden 17.06.1983 tarihine kadar ... iş yeri sicil numaralı ... A.Ş. isimli iş yerinde sigortalı işçi olarak çalıştığı, davacının ... Kurumuna emeklilik için yapmış olduğu müracat neticesinde olumsuz yanıt verildiği davacının hizmet dökümüne göre 25.05.21983 tarihinden 17.06.1983 tarihine kadar sigortalı olarak ... iş yeri no.lu (... Tes A.Ş.) iş yerinde toplam 24 gün kadar ki çalışma gün sayılarının Kurum tarafından dikkate alınmadığı, davacının 05.05.1983 tarihinde askeriyeden iznini de kullandırılmak sureti ile terhis edildiği ve akabinde de 25.05.1983 tarihinde ... iş yeri numaralı firmada SSK'lı olarak çalışmaya başladığı, normal terhis tarihi önce 02.07.1983 olarak bildirilmiş ise de ilgili tarihte yapılan yasa değişikliği ile o dönem askerlik yapan ve terhisi yaklaşan tüm erlerin 1 ay önce erken terhis edileceklerinin düzenlendiği, davacının 05.05.1983 tarihinde askerlik görevini kullandırılmak sureti ile terhis edildiği, akabinde müvekkil 25.05.1983 tarihinde ... iş yeri numaralı firmada SSK'lı olarak çalışmaya başladığı, öncelikle işe başlama tarihi olan 25.05.1983 tarihinden itibaren SSK'lı işe başlama tarihinin sayılması, olmadığı takdirde erken terhis tarihi olan 02.06.1983 tarihi ile 17.06.1983 tarihleri arasındaki SSK'lı çalışmalarının hizmetten sayılmasını, SSK'lı çalışmaya başlangıç tarihinin bu şekilde tespit edilmesine yargılama giderleri ve ücreti vekaletin de davalı Kurum üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 26.10.2023 tarihli beyan dilekçesiyle davacının emeklilik işlemlerine SGK tarafından olumlu yanıt verilerek başlanıldığını bildirmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili Mahkemeye sunmuş olduğu 18.01.2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; 3...8 -TC no.lu davacı ...'a ait şahsi sicil dosyasının ve kayıtların tetkikinde davacının 25.05.1983 tarihinde ilk defa işe giriş bildirgesinin Kuruma verildiği, ancak söz konusu tarihte askerlik görevini yaptığı, bu sebeple SSK'lı çalışmasının mümkün olmayacağının anlaşıldığı, davacının sigorta başlangıcının 25.05.1983 tarihi olduğu iddiası ile ilgili olarak 5510 sayılı Kanun'un 6. maddesinin (d) fıkrası uyarınca davasının ret edilmesi gerektiği, ayrıca davanın hak düşürücü süreye uğradığı, 5510 sayılı Kanun uyarınca çalıştığı yılın sonundan itibaren 5 yıl içinde dava açılması gerekirken 2022 yılında dava açılmış olup dava hak düşürücü süreye uğradığı, davanın hak düşürücü süre nedeniyle ret edilmesi gerektiği ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin vekalet ücreti yönünden yaptığı istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme dosyasında dava açılmasına SGK'nın sebep olduğunu, dava açmadan önce Kuruma müracatına rağmen Kurum tarafından davacıya karşı "olumsuz" geri dönüş yapıldığını, davacının 23.05.2022 tarihinde SGK‘ya müracatla "emeklilik talebinde" bulunduğunu, Kurum ise 30.06.2022 tarihli yazısı ile "müvekkilin yaş şartını ve prim gününü doldurması gerektiğini, ancak bu halde emekli olabileceği yönünde" yanıt verdiğini, 21.10.2022 tarihinde Kuruma yaptıkları müracat ile müvekkilin emeklilik işlemlerinin neden başlamadığı ile ilgili olarak taraflarına bilgi verilmesi talebinde bulunulduğunu, Kurumun davacıya haricen olumsuz yanıt vermesi üzerine 07.12.2022 tarihinde davayı açtıklarını, SGK'dan davacıya 30.06.2022 tarihinde verilen yanıt doğrultusunda davayı açtıklarını, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelerle bozmaya uyulmakla taraflar yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı dikkate alınarak, temyiz kapsam ve nedenleriyle, kanun açık hükmüne aykırı görülen sebepler re'sen dikkate alınarak, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.6100 sayılı HMK'nın yargılama giderlerinden sorumluluk başlıklı 326. maddesi uyarınca yargılama giderleri aleyhinde hüküm verilen taraftan alınır. Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, Mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır. Vekâlet ücreti de yargılama giderleri arasında olup davada haklı çıkan taraf yararına, kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunması halinde vekalet ücretine de hükmedilmesi gereklidir.
Eldeki davada, her ne kadar davacının Kuruma dava konusu talep ile ilgili olarak 21.10.2022 tarihinde müracaat ettiği, 60 günlük süre dolmadan 07.12.2022 tarihinde dava açtığı, süre dolmadan dava açıldığından dava tarihindeki duruma göre davalı Kurum lehine yargılama ücretine hükmedilmiş ise de davacı tarafça Kuruma 30.06.2021 tarihinde yaşlılık aylığı bağlanması talepli başvuru yapılmış olup, Kurum tarafından olumsuz yanıt verildiği dosya kapsamından sabit olduğu, ilgili başvuru yönünden olumsuz yanıt verilmesi nedeniyle eldeki davanın açıldığı buna rağmen Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmektedir. Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine;
2.Davacı tarafın Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının Ç bendinde yer alan "Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine," ibaresinin çıkarılarak hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.