MAHKEMESİ : ...Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2357 E., 2025/1524 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 18. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/78 E., 2023/237 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... bünyesinde 5434 sayılı Kanuna tabi muvazzaf subay (pilot) olarak (... Sicil Numarası: ...) çalıştığı, 02.05.2008 tarihinde istifa ettiği, istifa sonrasında da ve hala da, ... Ortaklığında pilot olarak çalıştığı (... ), 4/A ve 4/C sürelerinin birleştirilmesi, fli hizmet süresinin tespiti, bu sürenin hizmet süresine eklenmesi ile denk gelen sürenin sigortalılık başlangıç tarihinden ve yaş haddinden geriye çekilmesi ve emeklilik tarihinin tespiti ile yaşlılık aylığı bağlanması ve birikmiş aylıkların faizi ile birlikte ödenmesi için Kuruma 25.02.2022 tarihli dilekçe ile başvurulduğu, Kurumun 31.03.2022 tarih ve 51171429 sayılı yazısı ile davacının işten çıkışının yapılmamış olması sebebiyle başvurusunun reddine karar verildiği iddiasıyla davacının hak etmiş olduğu (1410 gün) 3 yıl 11 ay O günlük filli hizmet zammı süresinin tamamının, sigorta başlangıç tarihinden geri çekilmesine, geri çekilmesi neticesinde bulunacak emeklilik yaş haddinden de işbu sürelerin düşülerek emeklilik tarihinin 20.11.2014 olduğunun tespitine, ... Merkezine emeklilik aylığı bağlanması talebiyle başvurulan 25.02.2022 tarihini takip eden ayın ilk günü olan 01.03.2022 tarihinden itibaren emeklilik aylığı bağlanmasına, birikmiş aylıkların yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının çalışmaları bakımından Kurum kayıtları esas olduğu, davacının huzurdaki dava ile ileri sürdüğü iddiaları Kurum kayıtlarına eş değerde belgelerle kanıtlaması gerektiği, davacının salt tanık anlatımlarına dayalı olarak davayı kanıtlamasına muvafakatleri olmadığı, fiili hizmet süresi zamları süreleri, göreve ve görev yapılan yerlere ve durumlara göre farklı olduğunu, fiili hizmet süresi hak ve olanağından yararlanmak için, fiziksel koşullarla birlikte iş kolu ve iş yeri şartlarının da gerçekleşmesi zorunluluğu bulunduğu, davacının fiili hizmete ilişkin tespit ve aynı zamanda alacak talebi, tek dava olarak görülemeyeceği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; davanın kısmen kabulü ile davacının 3 yıl 11 ay fiili hizmet süresinin, sigorta başlangıç tarihinden geri çekilmesi ve yaş haddinden indirilmesi gerektiğinin tespitine, davacının 3 yıl 11 aylık fiili hizmet süresinin, sigorta başlangıç tarihinden geri çekilmesi ve yaş haddinden indirilmesi neticesinde emeklilik tarihinin (emeklilik başvurusu yapılabileceği tarihin) 20.11.2017 olduğunun tespitine, davacının tahsis talebinde bulunduğu 25.02.2022 tarihini takip eden ay başından (01.03.2022) tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması ve 01.06.2022 tarihinden itibaren başlamak üzere hak edilen yaşlılık aylıklarına yasal faiz işletilmesi gerektiğinin tespitine, davacının emekliliğe hak kazandığı tarihin 20.11.2014 tarihi olduğunun tespitine yönelik fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının istinaf başvurusunun kısmen kabul kısmen reddine, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, ... 18.İş Mahkemesinin 2022/78 E. 2023/237 K. sayılı ve 30.05.2023 tarihli kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile davacının tahsis talebinde bulunduğu 25.02.2022 tarihini takip eden aybaşından (01.03.2022) tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması ve 01.06.2022 tarihinden itibaren başlamak üzere hak edilen yaşlılık aylıklarına yasal faiz işletilmesi gerektiğinin tespitine, davacının emekliliğe hak kazandığı tarihin 20.11.2014 tarihi olduğunun tespitine yönelik fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; uyuşmazlığın temelinde 5434 sayılı Kanun kapsamındaki fiili hizmet zammı sürelerinin bulunması nedeniyle İdari Yargının görevli olduğu ve davanın görev yönünden reddi gerektiği, ayrıca 6552 sayılı Kanun ile getirilen Kuruma zorunlu başvuru şartının yerine getirilmediği ve davanın hak düşürücü süre yönünden de reddi icap ettiği, esasa ilişkin olarak ise Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları uyarınca 5434 sayılı Kanun kapsamında kazanılan fiili hizmet zammı sürelerinin, 506 sayılı Kanun statüsündeki emeklilik işlemlerinde sigortalılık başlangıç tarihini geriye çekemeyeceği ve yaş haddinden indirim yapılamayacağı, mahkemenin resmi kayıtlar yerine tanık beyanlarına ve eksik inceleme içeren bilirkişi raporuna itibar ederek hüküm kurmasının hatalı olduğu, son olarak tespit ve alacak taleplerinin aynı davada görülemeyeceği ile Kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediği gözetilerek aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 5434 sayılı Kanun kapsamında geçen fiili hizmet zammı süresi dikkate alınarak, yaşlılık aylığı tahsisi ve aylıkların yasal faizleri ile davalı Kurumdan tahsiline ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.