MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2080 E., 2023/2313 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kepsut Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/54 E., 2017/28 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen sigorta başlangıcının tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının dava dışı işveren ... Halıcılık A.Ş. adına ... sicil numarasıyla tescilli işyerinden verilen işe giriş bildirgesi dayanak alınmak suretiyle, bildirge içeriğindeki işe alınma tarihi olan 02.04.1990 gününün, sigortalılık başlangıcı olduğunun tespitini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde, hak düşürücü sürenin gözetilmesini, çalışma olgusunun kanıtlanması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.07.2013 tarihli ve 2012/205 E. 2013/499 K. sayılı kararıyla, davanın kabulüne, davacı ... Çakıroğlu'nun sigortalılık başlangıç tarihinin 02.04.1990 olduğunun tespitine, davalı Kurum tarafından yaratılan muarazanın men'ine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
Davalı ... vekilinin istinaf talebi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi 05.02.2018 tarihli kararı ile istinaf kanun yoluna başvuran davalı Kurum vekilinin dilekçesinde yer verdiği itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında kısmen yerinde olduğu belirtilmek suretiyle "...uyuşmazlık konusu tarihte hizmet akdine tabi 1 günlük çalışma olgusunun varlığı belirgin bulunmakla, davacının 02.04.1990 gününde hizmet akdine tabi olarak çalıştığının, sigortalılık başlangıcının ise 18 yaşını doldurduğu 10.10.1991 tarihi olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiğinin hükümde gözardı edilmesi hatalı olmuştur..." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak,
Davanın kabulüne, davacının dava dışı işveren ... Halıcılık A.Ş.'ye ait ... sicil numaralı işyerinde 02.04.19 90... sayılı Kanun hükümleri kapsamında hizmet akdine dayanarak, tüm sigorta kollarına tabi olarak asgari ücretle çalıştığının, anılan 1 günlük sürenin prim ödeme gün sayısı olarak değerlendirilmesi gerektiğinin, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında dikkate alınacak sigortalılık başlangıç tarihinin ise 18 yaşını doldurduğu güne karşılık gelen 10.10.1991 olduğunun tespitine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 18.12.2018 tarihli bozma ilamında; "... 506 sayılı Kanun'un 3. maddesinin II numaralı fıkrasına, 09.07.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3395 sayılı Kanun'un 1. maddesiyle eklenen (D) bendinde “El halıcılığı dokuma işlerinde çalışanlar hakkında yalnız iş kazaları ile meslek hastalıkları, analık ve hastalık sigorta kolları uygulanır. Ancak bunlar istekleri halinde malullük, yaşlılık ve ölüm sigorta kolları bakımından 85. madde hükmüne göre isteğe bağlı sigortalı olabilirler.” düzenlemesine yer verilmiş, sonrasında 06.08.2003 günü yürürlüğe giren 4958 sayılı Kanun'un 57. maddesiyle söz konusu bent ilga edilmiş olup yürürlükten kaldırmaya yönelik yasama işleminin geriye yürütüleceğine ilişkin herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığından, şu durumda 09.07.1987–05.08.2003 (dahil) dönemi bakımından bentte yazılı nitelikteki hizmetin 506 sayılı Kanun hükümleri gereğince uzun vadeli sigorta kollarına tabi zorunlu sigortalılık olarak değerlendirilemeyeceği belirgindir. Yukarıdaki yasal düzenleme ve açıklamalar ışığında dava irdelendiğinde, anılan Kanun kapsamında malûllük, yaşlılık ve ölüm sigorta kolları bakımından 85. madde gereğince isteğe bağlı sigortalılık başvurusu bulunmayan davacının sunduğu yazılı belgeler karşısında uyuşmazlık konusu dönemde davacının, işverene bağlı olarak yerine getirdiği faaliyetin “el halıcılığı dokuma işi” niteliğinde olup olmadığı belirlendikten sonra, yapılan işin el halıcılığı kapsamında olduğunun anlaşılması halinde davanın reddine, aksi halde kabulüne karar verilmelidir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Birinci Direnme Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 22.05.2019 tarihli kararı ile bozma ilamına uyulmayarak, önceki kararda direnilmesine karar verilmiştir.
C.Birinci Direnme Kararının Temyizi
Bölge Adliye Mahkemesinin 22.05.2019 tarihli direnme kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili, bozma gerekçeleri yerine getirilmeden ve eksik inceleme ile kurulan hükümün bozulması gerektiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
D. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı
1.Dairemiz tarafından incelemede, Daire kararının yerinde olduğu belirtilerek temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
2.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.02.2022 tarihli ve 2019/10-831 E. ve 2022/158 K. sayılı ilamı ile "...Özel Dairenin araştırmaya yönelik bozma kararına uyulması ile davalı Kurum lehine usulî kazanılmış hak oluşmuştur. Usulî kazanılmış hakkın gerçekleşmesine engel olacak istisnai bir durum da bulunmadığına göre artık duruşma zaptında yer alan ve "Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 18.12.2018 tarih ve 2018/1731 Esas, 2018/10735 Karar sayılı ilamına uyulmasına..." olarak yazılan kısımdaki "uyulmasına" ifadesinin tutanağın yazılmasından sonra "uyulmamasına" şeklinde elle paraflanmak suretiyle önceki kararda direnilmesi usulen mümkün değildir. Başka bir anlatımla bir defa bozmaya uyulmasına karar verildikten sonra uyma kararından dönülmesinin davaya bir etkisi bulunmamaktadır. Usulî kazanılmış hak ilkesi kamu düzeni ile ilgili olup temyiz aşamasında da kendiliğinden dikkate alınması gerekir. Açıklanan nedenlerle Mahkemece bozmaya uyulmakla gerçekleşen usulî kazanılmış hak nazara alınarak hükmüne uyulan bozma kararı gereklerinin yerine getirilmesi gerekirken uyma kararından dönülüp direnme kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. ..." gerekçesiyle direnme kararının açıklanan nedenlerle usulden bozulmasına karar verilmiştir.
E. Hukuk Genel Kurulunun Bozma Kararına Göre Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin 09.11.2022 ilamı ile eldeki davanın yargılaması sürecinde toplanan kanıtlardan, davacının çalıştığı işyerinin, ... Halıcılık A.Ş.'nin 506 sayılı Kanun kapsamında bulunan halı atölyesi işyeri olduğu, davacının çalışmaya başlamadan önce halıcılık konusunda eğitim aldığını gösterir kurs bitirme belgesi; bildirgeyi düzenleyen işyerinin 02.04.1990-02.08.1991 tarihleri arasında şube konumundaki vergi kaydı; şirkete ait atölyenin 1990 yılından itibaren iki yılı aşkın süre faaliyet gösterdiği yönündeki zabıta araştırması sonucu düzenlenen (22.09.2016 tarihli) tutanak ve tanık anlatımları da dikkate alındığında; davacının çalışmasının geçtiği işyerinde el halıcılığı dokuma işi yapılmadığının kesinleşmiş kararla belirlendiği ve toplanan kanıtların da bu tespiti desteklediği gözetildiğinde; davacının, işverene bağlı olarak yerine getirdiği faaliyetin “el halıcılığı dokuma işi” niteliğinde olup olmadığı yönünde araştırma öngören bozma ilamı kapsamına göre, yapılması gereken başkaca işlem bulunmadığından, bozma ilamı gereğince yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda, davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiş..." gerekçesiyle,
Davanın kabulüne, davacının, dava dışı işveren ... Halıcılık A.Ş.'ye ait ... sicil numaralı işyerinde 02.04.19 90... sayılı Kanun hükümleri kapsamında hizmet akdine dayanarak, tüm sigorta kollarına tabi olarak asgari ücretle çalıştığının, anılan 1 günlük sürenin prim ödeme gün sayısı olarak değerlendirilmesi gerektiğinin, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında dikkate alınacak sigortalılık başlangıç tarihinin ise 18 yaşını doldurduğu güne karşılık gelen 10.10.1991 olduğunun tespitine karar verilmiştir.
F.İkinci Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 01.03.2023 tarihli bozma ilamında; "...Davalı işverene ait halı atölyesinde 02.04.1990 günü çalışmaya başladığı yönünde hakkında düzenlenen işe giriş bildirgesi davalı Kuruma verilmesine karşın herhangi bir sigortalılık bildirimi ve adına prim ödemesi gerçekleştirilmeyen davacının istemi, sigortalılık başlangıç tarihinin tespitine ilişkin olup, Mahkemece yapılan yargılamada davanın kabulüne dair verilen karar, davalı kurum vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi tarafından kısmen kabul edilmiş, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne, ... T.C. Kimlik ve 1...6 sigorta sicil numaralı davacının, dava dışı işveren ... Halıcılık A.Ş.'ye ait ... sicil numaralı işyerinde 02.04.1990 tarihinde 506 sayılı Kanun hükümleri kapsamında hizmet akdine dayanarak, tüm sigorta kollarına tabi olarak asgari ücretle çalıştığının, anılan 1 günlük sürenin prim ödeme gün sayısı olarak değerlendirilmesi gerektiğinin, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında dikkate alınacak sigortalılık başlangıç tarihinin ise 18 yaşını doldurduğu güne karşılık gelen 10.10.1991 olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Yukarıdaki yasal düzenleme ve açıklamalar ışığında dava irdelendiğinde, anılan Kanun kapsamında malûllük, yaşlılık ve ölüm sigorta kolları bakımından 85. madde gereğince isteğe bağlı sigortalılık başvurusu bulunmayan davacının sunduğu yazılı belgeler karşısında uyuşmazlık konusu dönemde davacının, işverene bağlı olarak yerine getirdiği faaliyetin “el halıcılığı dokuma işi” niteliğinde olup olmadığı belirlendikten sonra, yapılan işin el halıcılığı kapsamında olduğunun anlaşılması halinde davanın reddine, aksi halde kabulüne karar verilmelidir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
G. Bölge Adliye Mahkemesinin İkinci Direnme Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 27.09.2023 tarihli kararı ile "...... hukuku alanındaki yasal değişikliklerin etkisine ilişkin yerleşik Yargıtay içtihatları dikkate alındığında, tüm sigorta kollarına tabi çalışma niteliği 29.07.2003 tarih, 4958 sayılı Kanun ile de kabul edilen el halıcılığı dokuma işlerinin, yasal düzenleme öncesinde de tüm sigorta kollarına tabi olmayı gerektirir statüde kabul edilip tescil edilmiş olması halinde, bu dönemdeki bildirimlerin, salt yasal düzenlemedeki sınırlama nedeniyle geçersiz sayılmasına olanak bulunmadığı yönü de gözetilerek; sıralanan maddi ve hukuki olgular ile bozmaya konu karar gerekçesi ışığında yapılan değerlendirme sonucunda, bozma gerekçelerine uyulması mümkün olmadığından..." gerekçesiyle bozma ilamına uyulmayarak, önceki kararda direnilmesine,davanın kabulüne, davacının, dava dışı işveren ... Halıcılık A.Ş.'ye ait ... sicil numaralı işyerinde 02.04.1990 tarihinde 506 sayılı Kanun hükümleri kapsamında hizmet akdine dayanarak, tüm sigorta kollarına tabi olarak asgari ücretle çalıştığının, anılan 1 günlük sürenin prim ödeme gün sayısı olarak değerlendirilmesi gerektiğinin, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında dikkate alınacak sigortalılık başlangıç tarihinin ise 18 yaşını doldurduğu güne karşılık gelen 10.10.1991 olduğunun tespitine karar verilmiştir.
H.İkinci Direnme Kararının Temyizi
Bölge Adliye Mahkemesinin 27.09.2023 tarihli direnme kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili, bozma gerekçeleri yerine getirilmeden ve eksik inceleme ile kurulan hükmün bozulması gerektiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
I. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun İkinci Kararı
1.Dairemiz tarafından incelemede, Daire kararının yerinde olduğu belirtilerek temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
2.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19.11.2025 tarihli ilamı ile "... Somut olayda Bölge Adliye Mahkemesince Hukuk Genel Kurulunun usul bozmasından sonra yapılan yargılama sonucu gerek başka bir işçi tarafından açılan davada verilen ve kesinleşen karara gerekse eldeki davada toplanan delillere göre davacının çalışmasının geçtiği işyerinde el halıcılığı dokuma işi yapılmadığının belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı Kurum vekilinin temyizi üzerine Özel Dairece araştırmaya yönelik bozulmasından sonra Bölge Adliye Mahkemesince bu kez önceki kararın gerekçesinde değinilmediği hâlde 29.07.2003 tarihli ve 4958 sayılı Kanun ile kabul edilen el halıcılığı dokuma işlerinin yasal düzenleme öncesinde de tüm sigorta kollarına tâbi olmayı gerektirir statüde kabul edilip tescil edilmiş olması hâlinde bu dönemdeki bildirimlerin salt yasal düzenlemedeki sınırlama nedeniyle geçersiz sayılmasına olanak bulunmadığı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir. Görüldüğü üzere direnme olarak adlandırılan kararın bu hâli ile usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı, Bölge Adliye Mahkemesince direnmeye esas kararın gerekçesinde değinilmeyen, dolayısıyla Özel Daire denetiminden geçmemiş yeni ve değişik bir gerekçe ile verilen yeni hüküm niteliğinde olduğu her türlü duraksamadan uzaktır. Hâl böyle olunca kurulan bu yeni hükmün temyiz incelemesini yapma görevi Hukuk Genel Kuruluna değil Özel Daireye aittir. Bu nedenle yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerekir. ..." gerekçesiyle temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, dava açılmadan davacı tarafın Kuruma başvurmadığı, davacı talebinin zamanaşımına uğradığı, davacı tarafın çalıştığı işyeri ... Halıcılık dosyada davalı olarak gösterilmesi gerekirken sadece müvekkil Kuruma karşı iş bu davanın açılması usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanakları, 506 sayılı Kanun'un 3/II-D, 79., maddesi hükümleridir.
2.Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun'un 3. maddesinin II numaralı fıkrasına, 09.07.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3395 sayılı Kanun'un 1. maddesiyle eklenen (D) bendinde “El halıcılığı dokuma işlerinde çalışanlar hakkında yalnız iş kazaları ile meslek hastalıkları, analık ve hastalık sigorta kolları uygulanır.
Ancak bunlar istekleri halinde malullük, yaşlılık ve ölüm sigorta kolları bakımından 85. madde hükmüne göre isteğe bağlı sigortalı olabilirler” düzenlemesine yer verilmiş, sonrasında 06.08.2003 günü yürürlüğe giren 4958 sayılı Kanun'un 57. maddesiyle söz konusu bent ilga edilmiş olup yürürlükten kaldırmaya yönelik yasama işleminin geriye yürütüleceğine ilişkin herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığından 09.07.1987–05.08.2003 (dahil) dönemi bakımından bentte yazılı nitelikteki hizmetin 506 sayılı Kanun hükümleri gereğince uzun vadeli sigorta kollarına tabi zorunlu sigortalılık olarak değerlendirilemeyeceği belirgindir.
Davalı işverene ait halı atölyesinde 02.04.1990 günü çalışmaya başladığı yönünde hakkında düzenlenen işe giriş bildirgesi davalı Kuruma verilmesine karşın herhangi bir sigortalılık bildirimi ve adına prim ödemesi gerçekleştirilmeyen davacının istemi, sigortalılık başlangıç tarihinin tespitine ilişkin olup Mahkemece yapılan yargılamada davanın kabulüne dair verilen karar, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi tarafından kısmen kabul edilmiş, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne,... T.C. Kimlik ve 1...6 sigorta sicil numaralı davacının, dava dışı işveren ... Halıcılık A.Ş.'ye ait ... sicil numaralı işyerinde 02.04.19 90... sayılı Kanun hükümleri kapsamında hizmet akdine dayanarak, tüm sigorta kollarına tabi olarak asgari ücretle çalıştığının, anılan 1 günlük sürenin prim ödeme gün sayısı olarak değerlendirilmesi gerektiğinin, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında dikkate alınacak sigortalılık başlangıç tarihinin ise 18 yaşını doldurduğu güne karşılık gelen 10.10.1991 olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Yukarıdaki yasal düzenleme ve açıklamalar ışığında dava irdelendiğinde, anılan Kanun kapsamında malûllük, yaşlılık ve ölüm sigorta kolları bakımından 85. madde gereğince isteğe bağlı sigortalılık başvurusu bulunmayan davacının sunduğu yazılı belgeler karşısında uyuşmazlık konusu dönemde davacının, işverene bağlı olarak yerine getirdiği faaliyetin “el halıcılığı dokuma işi” niteliğinde olup olmadığı belirlendikten sonra, yapılan işin el halıcılığı kapsamında olduğunun anlaşılması halinde davanın reddine, aksi halde kabulüne karar verilmelidir.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.