MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/7 E., 2019/667 K.
Taraflar arasında görülen kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; davacı ... ...'ın 25.10.1994 doğumlu olduğunu, ... ... Hastanesi özürlü Sağlık raporuyla %70 engelli bulunduğu, ... ...'ın babası ... ...'ın vefat ettiğini, ... tahsis numarası ile SSK'dan yetim maaşı almakta iken yetim maaşı almasına neden olan yaş durumunun ortadan kalkması sonucu yetim maaşını alabilmesi için davalı kuruma müracaatta bulunulduğu, bu müracaat sonucu çalışarak hayatınızı kazanamayacak derecede malul sayılamayacağına karar verildiğinden, yetim maaşının kesildiğini, ... ...'ın kendi başına dışarıya çıkamadığı, günlük temizlik ihtiyaçlarını karşılamayacağı, mutfaktan yiyecek içecek ihtiyacını karşılayamadığı, tek başına yolun diğer tarafına kendi başına geçmesi olanağı olmadığını, ... ... Hastenesi Özürlü Sağlık Kurulu raporunda ... ...'ın %70 oranında özürlü olduğunun bildirildiği ve bu raporda anılan kişinin özrü olarak "F71 orta düzeyde mental reterdasyon IQ: 49-35 arası"ruhsal davranış bozukluk tanısı konulduğunu, bu bağlamda ... ... için annesi ... ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/113-284 karar sayılı ilamı ile vasi tayin edildiğini, bu nedenlerle davalarının kabulü ile müvekkili ... ...'ın Yüksek Sağlık Kurulunun 11.09.20 13... /592 Esas sayılı ve 69/6904 Kararına göre çalışarak hayatını kazanamayacak derecede malul sayılmayacağından yetim aylığının kesilmesine yönelik davalı kurumun işleminin iptali ile davalı kurumca kesilen yetim aylığının kesilme tarihi itibariyle yasal faizi ile birlikte tekrar bağlanarak ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 20.10.2015 tarihli duruşmada; davalı taraça müvekkilin talebinin kabul edildiğini, davanın konusuz kaldığını, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olduğunu beyan etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; ... ... vasisi ... vekili, vesayet altındaki ... ...’ın babasından aldığı yetim maaşının yaş durumu nedeniyle ortadan kalkması sonucu maaşının devam edebilmesi için Kurumumuza müracaatta bulunduğunu, ancak bu müracaatının, Kurumumuz ilgili biriminin 11.09.2013 tarihli kararına göre; vesayet altındaki ... ...’ın çalışarak hayatını kazanamayacak derecede malûl sayılamayacağı gerekçesiyle reddedildiğini belirterek, talebin reddinin yersiz olduğu iddiası ile müvekkilinin malûlen emekli olduğunun tesbiti için işbu davayı ikame ettiklerini, davacı tarafından açılan dava haksız ve yersiz olduğunu, Müdürlüklerinde bulunan ... ...’a ait 3/... tahsis nolu dosyanın incelenmesinde; ... ...’ın 28.08.2004 tarihinde vefatı nedeniyle hak sahiplerine 3/... tahsis numarası ile ölüm aylığı bağlandığı, müteveffanın eşi davacı ...’ın, iki tane sakat çocuğunun bulunduğunu ve bu sebeple çocukları için 2022 sayılı Kanunun ek 1.inci maddesi uygulamasından faydalanmak istediğine dair dilekçesinin ... ... Hastanesinden alınan 07.10.2009/73 18... .10.2009/... sayılı sağlık kurulu raporları ile beraber Malûliyet ve Sağlık Kurulları Daire Başkanlığına gönderildiği ve fark aylık almaya başladığı,davacı ... ...’a ait malûliyet dosyası Sosyal Sigorta Yüksek Kurulu’nda bulunduğundan dosyaya dair beyanda bulunma haklarını saklı tuttuklarını, ... ...’ın oğlu ... ...’ın babasından aldığı ölüm maaşının yaş durumu nedeniyle ortadan kalkması nedeniyle bu kez malûlen emeklilik talebinde bulunması üzerine sigortalı, çalışma gücünün 2/3 nü kaybetmiş durumda malûl bulunup bulunmadığının tesbiti için ... ... Hastanesi’ne sevk edildiğini, ... Hastanesinden alınan 11.12.2012 tarihli rapora yapılan itiraz üzerine alınan yeni rapor ile birlikte malûliyet oranının tesbiti için Sigorta Emeklilik Daire Başkanlığına gönderilmiş, ilgili Daire tarafından tahsis dosyası 506 sayılı Kanunun 109. maddesi uyarınca Sosyal Sigorta Yüksek Kuruluna gönderildiğini, davacı malûliyet oranına itirazları inceleme yeri olan Sosyal Sigorta Yüksek Kuruluna itirazın sonucu gelmeden işbu davayı açtığını, 5510 sayılı yasanın geçici 10/5 maddesi hükmüne göre; “5510 sayılı yasanın yürürlüğe girmesinden 01/10/2008 tarihinden önce malûllük durumlarının tesbiti için talepte bulunan ve bu Kanunun yürürlük tarihinden sonra malûl olduklarına karar verilenler hakkında 5 06... sayılı kanunlardaki diğer şartları da taşımaları halinde anılan kanunlara göre malûllük aylığı bağlanır.” Kimlerin malûl sayılacağı ve malûliyet halinin nasıl tesbit edileceği hususu 5510 sayılı Kanun'un 25. maddesinde düzenlendiğini, buna göre sigortalının veya hak sahiplerinin malûllük durumu tesbitinde kurum sağlık tesisleri sağlık kurullarınca verilecek raporlarda belirtilen hastalık ve arızalar esas tutulduğunu, kurumun sağlık birimi sigortalıyla ilgili raporları inceleyerek sigortalıda oluşan malûllük durumu hakkında görüşünü belirler ve malûl olup olmadığına Kurumun yetkili organınca karar verildiğini, açıklanan nedenlerle haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece, davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Dairece özetle; "...... davada ise, mahkemece bozma sonrası davalı kurumdan gelen belgelere ve Kurum kabulüne göre davacıya durdurulduğu tarihten itibaren yeniden aylık bağlanması nedeniyle aylıklar bakımından uyuşmazlığın ortadan kalktığına dair kabul isabetli ise de, davacının davadaki ödenmeyen aylıkların faizi ile iadesi talebi yönünden herhangi bir irdeleme yapılmamış olması karşısında davanın konusunun ortadan kalktığından bahsedilmesi mümkün olmayıp, bu kapsamda davacının bozma sonrasında ölüm aylığı nedeniyle davalı Kurumdan toptan ödeme alıp almadığının belirlenmesi ile aylıklar yanında faizlerinin de ödenip ödenmediği hususu davalı Kurumdan sorulduktan sonra, ödenmemesi halinde, toptan ödeme tarihine kadar her bir aylığa ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizlerin de usulünce belirlenmesi ile varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili özetle; kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
... dava, davacı ... tarafından çocuğu ... ... adına vasisi olarak dava açtığı anlaşılmakla, karar başlığında davacı olarak ... ...'ın gösterilmemesi isabetsizdir ve ilgili husus bozmayı gerektirir. Ancak belirtilen eksikliğin giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'unun geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanun'unun 438. maddesi gereğince Mahkeme kararı düzeltilerek onanmalıdır.
VI. KARAR
Karar başlığında davacı olarak gösterilen, “...” isminin silinerek, "... ...'a vesayeten ..." olarak yazılmasına ve kararın bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine, gönderilmesine,
12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.