MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1645 E., 2025/1726 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Soma 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/434 E., 2024/223 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının murisi olan ...'nin 13.05.2014 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu vefat ettiğini belirterek maddi tazminat talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iş sağlığı ve güvenliğini sağlamanın yüklenici firmaların iş sağlığı ve güvenliği yönünden denetim yapma yetki ve sorumluluğu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında olduğunu, müvekkil ile müteveffanın çalıştığı şirket arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olmadığını, rödovanslı sahada müvekkil Kurumun sorumluluğunun kabul edilemeyeceğini, savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle;
"Davanın kabulü ile
1-Hesaplanan 356.350,37 TL maddi tazminatın 13.05.2014 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'ye verilmesine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamındaki yazı, bilgi ve belgelere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmamasına, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere göre ve özellikle; davacı ...'nin Soma maden faciasında 13.05.2014 tarihinde gerçekleşen kazada vefat eden maden işçisi ...'nin annesi olduğu, davacının ölen ... haricinde 2 oğlu ve 2 kızı daha bulunduğu, ...'nin de geride eş ve çocuklarının kaldığı, davacının öncelikle Soma İş Mahkemesine 2014/741 Esas, 2017/335 Karar sayılı dosya ile manevi tazminat istemli dava açtığı, kararın Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 2018/904 Esas, 2018/1744 Karar sayılı ilamı ile düzeltilerek onanıp kesinleştiği, olayın 26.05.2024 tarihli ünite kararı ile iş kazası olduğunun tespit edildiği, davacının eşi ve çocukları tarafından da açılan maddi-manevi tazminat davasının Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen Soma İş Mahkemesine ait dosyalar gözetildiğinde; davalı tarafın kusura ilişkin istinaf talebinin dinlenemeyeceği, davacının başvurusu üzerine davacıya SGK'dan ölüm gelirinin 19.03.2024 tarihinde bağlandığı, ilk PSD değerinin de 247.212,99 TL olduğu, ölenin eşi ve çocukları tarafından açılan ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen Soma İş Mahkemesinin 2014/741 Esas, 2017/335 Karar sayılı dosyasında belirlenen müteveffanın kaza tarihinde geçerli hesaplamaya elverişli gelirinin iş bu dosyada da hesaplamaya esas olarak alınmasının yerinde olduğu, Yargıtay uygulamaları dikkate alınarak TRH 2010 yaşam tablolarına göre hesaplama yapılmasının yerinde olduğu, davacının oğlunun ölümü ile oğlunun desteğinden mahrum kaldığı ve kendisine ölüm aylığı bağlandığının da dikkate alınması gerekmesi karşısında davacının aktif ve pasif dönem destek paylarına göre gelir bazlı pay dağılımının Av....tarafından hazırlanan bilirkişi raporuna göre istinaf denetimine elverişli şekilde belirlendiği, rücu edilebilir PSD değerinin de mahsubundan sonra bakiye maddi tazminat alacağının hüküm altına alınmasının yerinde olduğu, bu itibarla İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğu anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalının yaptığı istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Davacının müteveffadan başka 5 çocuğu daha olduğunu, davacı annenin kendilerine ait evde oturduğu hususları göz önüne alındığında artık farazi destek karinesinin geçerli olamayacağını, tam aksine ... işçinin evli ve 2 çocuklu olduğu düşünüldüğünde müteveffaya destek olabilecek durumda olduğunun açık olduğunu,
b. ... tutarının düşülmediğini, bilirkişi raporunda hesaplanan miktarın tamamının hüküm altına alınmasının Yargıtay kararlarına aykırı olduğunu, Yargıtay içtihatlarına göre anne-baba için bir tazminata hükmedilecek ise hakkaniyete uygun makul bir tazminata hükmedilmesi gerektiğini,
c. Müteveffanın bakiye ömrü ve maddi zararın hatalı hesaplandığını, hesaplamanın Yargıtay kararlarına aykırı olduğunu, davacıların bakiye ömrünün PMF 1931 yaşam tablosuna göre belirlenmesi gerektiğini,
d.Müteveffanın günlük ücretinin çok yüksek hesapladığını,
e. Zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını,
f. Olayda asıl-alt işveren ilişkisinin bulunmadığını, kusur raporunun hem kendi içinde hem de SGK raporu ile ve uzman görüşü ile çelişkili olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, Kurumun işi durdurma yetkisi bulunmadığını, müvekkil Kuruma atfedilecek kusur bulunmadığını belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.