MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1876 E., 2025/2113 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Soma 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/127 E., 2025/132 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle yapılan incelemede; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı yanında çalışması sırasında 05/11/2017 tarihinde kaza geçirerek yaralandığı, maddi ve manevi zarara uğradığını, bu zararlardan davalının sorumlu olduğu 300,00 TL maddi tazminat (100,00 TL tedavi ve iyileştirme gideri + 100,00 TL bakıcı gideri + 100 TL iş gücü kaybı, geçmiş dönem zararı ile gelecek aktif dönem zararı.), 500.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiş, 04.06.2025 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat kapsamında (geçici iş göremezlik+sürekli iş göremezlik) miktarını 9.164.162,09 TL, bakıcı giderini 8.114.972,84 TL artırarak toplam 17.779.434,93 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, dava dilekçesinde kazanın oluşu anlatılırken maddi gerçeklerden uzaklaşıldığını, asılsız beyan ve iddiaları kabul etmediklerini, davacının eğitimli ve tecrübeli bir tahkimat ustası olduğunu, davacının işe girdiği tarihten kazalandığı yıla kadar 3 kez tahkimat eğitimine ve 4 kezde iş güvenliği eğitimine katıldığını, davaya konu olan kazanın meydana gelmesinde müvekkil Şirketlerin kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle;"..Davanın kısmen Kabulü İle;
1-Hesaplanan 9.164.262,09-TL maddi tazminatın (Sürekli İş Göremezlik +Geçici İş Göremezlik) kaza tarihi olan 05/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Hesaplanan 8.115.072,84-TL bakıcı giderinin kaza tarihi olan 05/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3-400.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine;.." karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..1-Tarafların vekillerinin, Soma 1. İş Mahkemesinin 25.06.2025 tarihli, 2021/127 Esas - 2025/132 Karar sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine,.." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
1-Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; geçici ve sürekli iş göremezlik dönemi için yapılan hesaplamanın haricen yaptıkları hesaplamadan %35 daha az olduğunu, eksik hesaplama yapıldığını, hesaba esas alınan net/brüt ücretin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda 2017 TİS ile sağlanan sosyal hakların hatalı tespit edildiğini, aynı gerekçeler ile bakıcı giderinin de eksik hesaplandığını, bilinen asgari ücretteki artıştan ve sair nedenler ile oluşacak fazlaya ilişkin her türlü hak ve taleplerini saklı tuttuklarını, 400.000,00 TL olarak takdir edilen manevi tazminatın caydırıcılık unsuru taşımaktan uzak olduğunu, bu nedenle tam kabul kararı verilmemesinin hatalı olduğunu belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.
2-Davalı ... (... ... A.Ş.) vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu, malzeme ve ekipmanların işyerinde düzenli olarak eksiksiz bir şekilde dağıtıldığını, kazadan hemen sonra davacı işçiye gerek sağlık personeli gerekse de işyeri hekimi tarafından gerekli müdahale yapılarak gecikmeden hastaneye sevkinin sağlandığını, Mahkeme tarafından davacının iş sağlığı ve güvenliği eğitimi aldığı, alanında deneyimli bir personel olduğu, iş sağlığı ve güvenliği talimatlarına aykırı şekilde katalizörü çalıştırmak için çekiçle katalizöre vurması gibi müvekkil Şirket yönünden illiyet bağını kesen hususların hiçbirinin değerlendirilmediğini, davacı lehine hükmedilen bakıcı giderinin fahiş olduğunu, zira dosyada davacının faturalandırdığı bir bakım giderinin olmadığını, Yargıtay ilamı uyarınca bakıcı gideri hesabında esas alınması gereken yaşam tablosu TRH-2010 değil PMF-1931 sayılı yaşam tablosu olduğunu, kaldı ki hesaplanan bakıcı giderinden hakkaniyet indirimi de yapılmadığını, hükme esas teşkil eden bilirkişi raporunda davacının bakiye ömrünün yanlış hesaplandığını, dava konusu somut olayda kaçınılmazlık ilkesinin dikkate alınmadığını, davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.
3-Davalı ... (... ... A.Ş.) vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu, maddi ve usuli hatalar içeren bilirkişi raporlarına dayanıldığını, Mahkeme tarafından davacının iş sağlığı ve güvenliği eğitimi aldığı, alanında deneyimli bir personel olduğu, iş sağlığı ve güvenliği talimatlarına aykırı şekilde katalizörü çalıştırmak için çekiçle katalizöre vurması gibi müvekkil Şirket yönünden illiyet bağını kesen hususların hiçbirinin değerlendirilmediğini, pasif dönem zarar hesabında maddi hata yapıldığı, davacı lehine hükmedilen bakıcı giderinin fahiş olduğunu, zira dosyada davacının faturalandırdığı bir bakım giderinin olmadığını, Yargıtay ilamı uyarınca bakıcı gideri hesabında esas alınması gereken yaşam tablosu TRH-2010 değil PMF-1931 sayılı yaşam tablosu olduğunu, kaldı ki hesaplanan bakıcı giderinden hakkaniyet indirimi de yapılmadığını, hükme esas teşkil eden bilirkişi raporunda davacının bakiye ömrünün yanlış hesaplandığını, dava konusu somut olayda kaçınılmazlık ilkesinin dikkate alınmadığını, davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, meydana gelen iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Davacı vekilinin ve davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgililerden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.