MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1829 E., 2025/158 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/6 E., 2024/263 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının ... SSK numarası ile ... sicil sayılı iş yerinde ilk işe girişinin 01.03.1985 tarihinde ... Fiyat iş yeri tamir atölyesinde ... Mah. ... Sok. adresinde davalı ... ve Ortaklarının yanında çalıştığını, çalışmış olduğu iş yerinde sigortalı yapıldığını ve sigorta primlerinin ödendiğini bildiğini, ancak sigortalılık işlemleri ile ilgili olarak ... Kurumuna müracaat ettiğinde tarafına emeklilik süresinin henüz dolmadığının bildirildiğini, oysaki davalı şirkette işe başlama tarihi olan 01.03.1985 yılı esas alındığında yasal olarak emeklilik işlemleri ile ilgili olarak herhangi bir sorun meydana gelmemesi gerektiğini belirterek ... SSK numarası ile ilk işe girişinin 01.03.1985 tarihinde davalı ... ve Ortaklarının yanında çalışmış olması nedeni ile sigorta başlangıç tarihinin 01.03.1985 tarihi olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, davacının çalıştığını iddia ettiği yıllara ait iş yeri kayıtları ve ücret tediye bordroları celp edilerek davacının bu iş yerinde çalıştığını gösterir kayıt ve belgelerin bulunup bulunmadığının araştırılmasını, böylece çalışma iddiasının öncelikle belge ve kayıtlarla tespit edilmesini, çalışma olgusunun yazılı belge ile ispatlanması gerektiğini, bu davalar 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddesi gereğince 5 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Davacının uyuşmazlık konusu dönemde 15 yaşında olduğu, 01.05.1986-31.08.1986 tarihleri arası davacının iş yerinden bildirilmiş 120 gün hizmetinin bulunduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar komşu iş yeri araştırması yoluna gidilmiş ise de talep edilen dönem bakımından yapılan tüm araştırmalara rağmen uyuşmazlık konusu dönemde komşu iş yeri sahibi ve çalışanı tespit edilememiştir. Her ne kadar davacı tanıkları davacının normal işçiler gibi çalıştığını beyan etmiş olsa da uyuşmazlık konusu tarihinde yaşının 15 olması davacının 1991 yılı itibari ile mesleki uyuşmazlık konusu tarihten 6 yıl sonra da olsa eğitim merkezine kaydının yapılmış olması hususları nazara alındığından o yaştaki bir kişinin oto atölyesinde üretime yönelik işçi gibi çalışamayacağı kanaati Mahkememizde hasıl olmuştur.
Kaldırma kararı öncesi dinlenen kamu tanığı ... davacının 14-15 yaşlarında çırak olarak işe girdiğini beyan etmiş, bozma sonrası dinlenen davacı tanıkları ... ve ... iş yerinde bu beyanı veren ... isimli kişinin fiili olarak iş yerinde çalışmaları bulunduklarını beyan etmiştir. Kaldırma kararı sonrası dinlenen davacı tanıklarının beyanlarından anlaşılacağı üzere ... uyuşmazlık konusu dönemde iş yerinde çalışmaktadır ve beyanları hükme esas alınabilir. Açıklanan tüm bu nedenlerle davacının çalışmasının çıraklık mahiyetinde olduğu, üretime yönelik olmadığı, uyuşmazlık konusu dönemde 15 yaşında olan davacının oto tamir atölyesi gibi bir işletmede işçi olarak çalışmasının hayatın olağan akışına da uygun düşmediği, iş yerinden ayrıldıktan sonra dahi davacının 1991 yılında mesleki eğitim merkezine kaydı olduğu dolayısı ile ustalık mertebesinde üretime dönük çalışan bir işçi olmadığı, iş yerinde çalışırken 1991 yılında davacının bilahare mesleki eğitim merkezine kaydının yapıldığının ... Eğitim Müdürlüğünün cevabi yazısı ile mahkememize bildirildiği, davacının ustalık belgesini dahi 2001 yılında aldığı anlaşılmakla davacının çalışmasının çıraklık mahiyetinde olduğu değerlendirilerek..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin 01.03.1985 tarihinde işe başladığını, işe giriş bildirgesinin ise bu tarihte yapıldığını, sigorta kayıtları incelendiğinde davacının başka bir iş yerinde çalışmadığının, davalıya ait iş yerinde 31.07.1999 tarihine kadar aralıksız çalıştığının görüleceğini, davacının yapmış olduğu çalışma dikkate alındığında çalışmalarının süreklilik arz ettiğini ve üretime dayalı olduğunu, müvekkilinin 01.03.1985 tarihinde 15 yaşında olmasından dolayı Mahkemece çırak olarak çalıştığının kabul edildiğini, oysa davacının çırak olarak değil üretime dayalı ve süreklilik arz eder şekilde çalıştığını, Mahkemece davacının çırak olarak işe başlanıldığı kabul edilse dahi davacının bu iş yerindeki konumunu araştırması, ...Müdürlüğüne yazı yazılarak davacının 1985 ve sonrası için çıraklık eğitimi alıp almadığının sorulması, böyle bir çıraklık eğitiminin olmadığı durumda da davacının o iş yerinde sürekli ve üretime dayalı çalıştığının kabul edilmesi gerektiğini, öte yandan davacının sadece işe girişinin bildirilmesinin ve primlerinin yatırılmamış olmasının davacıyı mağdur ettiğini belirterek, temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.