MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1994 E., 2025/1830 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/505 E., 2024/380 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ... ... sigortalı olduğunu, diğer davalının asıl işveren olduğunu, davalıların ... Şantiyesinde elektrik formeni olarak çalışırken iş kazası geçirdiğini, net maaşının 3.500,00 TL olup, yol ve yemeğin davalı firmalarca karşılandığını, iş kazası sonucunda gündelik işlerini yaparken bile zorlandığını, bu durumun yaşamı boyunca süreceğini, maluliyetinden dolayı her işte kaybettiği beden gücü oranında fazla güç sarf ederek çalışacağını, bu durumun ayrıca psikolojisini de olumsuz etkilediğini belirterek efor kaybı nedeniyle şimdilik maddi ve manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ... müvekkil... San. ve ... A.Ş.'nin işçisi olmayıp diğer davalı ...Ş.'nin bordrolu işçisi olduğunu, diğer davalı ... A.Ş. ... taşeron olarak çalıştığını, müvekkilinin şirketin kusur değerlendirmesinin bu bağlamda yapılması gerektiği gibi esas olarak davacı işçinin işi yapan ve sorumlu olan diğer davalı ... A.Ş.'nin talimat ve denetiminde çalıştığının da değerlendirilmesinin gerektiğini, kazanın ...'ün kendi kusuru nedeniyle kazaya neden olduğunu, kazanın oluşunda müvekkil şirketin kusurunun bulunmadığını, davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmesini talep ettiği görüldü.
Davalı ... A.Ş. cevap dilekçesinde özetle; davacının 30.10.2015 tarihinde müvekkil şirketin ... şantiyesinde elektrik formeni olarak çalışmaya başladığını, şantiyede çalıştığı sırada 19.10.2017 tarihinde iş kazası geçirdikten sonra da müvekkil şirkette çalışmaya devam ettiğini, halen müvekkil şirketin İnistanbul şantiyesinde elektrik formeni olarak çalışmaya devam ettiğini, 19.10.2017 tarihinde saat 16:00 sıralarında davacı, ekibinde bulunan diğer birkaç işçi ile birlikte dava dışı tedarikçi firmadan satın alınan elektrik panosunu çalışma alanına taşımak üzere tedarikçi firmanın şantiye girişindeki yol kenarında park halinde bulunan kamyonetinin yanına gittiğini, ekip lideri olan davacının diğer işçilere çalışma alanı dışındaki kamyonette dik bir şekilde duran panoyu yatırarak indirmeleri gerektiğini, davacının yanında bulunan ve kendisine bağlı olarak çalışan işçilerin davacının talimatına uyduğunu, davacı ile birlikte tüm işçiler hep birlikte anılan panoyu yatırmaya çalıştıkları sırada, işçilerin panonun kontrolünü kaybettiğini ve tam o sırada davacı sol bacağını panonun altına doğru uzattığı için panonun davacının bacağının üstüne düştüğünü, kazanın tamamen davacının bireysel hatasından kaynaklandığını, müvekkil şirketin hiçbir kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin davacıya herhangi bir tazminat ödeme sorumluluğunun bulunmadığını, davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; .."530.788,42 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 19.10.2017 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 19.10.2017 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,.." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "..1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK.nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine," karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece hükmedilen manevi tazminatın dosya kapsamına nazaran az olduğunu, tam kabul kararı verilmesi gerektiğini, maddi tazminat miktarının az olduğunu, bilirkişi raporuna beyanda bulunulmadığından bahisle daha düşük bedel üzerinden karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.
Davalı ... Şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1-Davacının kendilerinin işçisi olmadığını, alacaklardan diğer şirketin sorumluluğu bulunduğunu
2-İş kazasına konu olayda şirketin kusurunun bulunmadığını belirterek temyiz talep etmiştir.
Davalı ... Şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1-Kazanın meydana gelmesinde davacı işçinin tam kusurlu olmasına rağmen müvekkili aleyhine kusur izafe edilmesinin hatalı olduğunu,
2-Davacının maluliyet oranının yüksek hesaplandığını,
3-Davacı lehine hükmedilen tazminat miktarının ücret oranlamasındaki hata nedeni ile fazla hesaplandığını,
4-Davacının kendi kusuru sonucu gerçekleşen kazada manevi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek temyiz talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalı taraftan tahsili istemine ilişkindir.
1-Davacı vekili ve davalı ... Şirket vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
İlk Derece Mahkemesine dava açılış tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 58.800,00 TL olup hükmedilen tazminata yönelik temyizi kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraf vekillerinin hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre, kusur belirlemesine dair kabulün dosya kapsamı ile Dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
1.Davacı vekili ve davalı ... Şirket vekili tarafından hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,
2.Taraf vekillerinin hükmedilen maddi tazminata yönelik tüm temyiz itirazlarının temyiz kapsam ve nedenlerine göre reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden ilgililerine yükletilmesine,
3.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.