MAHKEMESİ: Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/182 E., 2024/546 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Çaykara Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI: 2022/2 E., 2022/110 K.
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davacı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; Kurum sigortalılarından kazazede ... 'ın 31.05.2016 tarihinde Trabzon ili Dernekpazarı ilçesi çıkışında yapımı süren tünel inşaatında iş kazası geçirmek suretiyle yaralandığı, işin yüklenici firması davalı ..., kazazede adi ortaklık biçiminde tezahür eden 2 ve 3 no.lu davalı şirketlerin sigortalısı olduğu, bu sebeple Kurumun kazazedeye ödediği meblağlardan 5510 sayılı Kanun'un 21/1 ve 76/4. maddesi gereği asıl yüklenici firma ile birlikte sorumluluklarının bulunduğu, davalı ...' ın davalı şirketlerden ... İnşaat' ın işvereni konumunda ve aynı zamanda vardiya amiri, diğer davalı ... ise aynı davalı şirketin sigortalısı ve kaya delme operatörü olduğu, yapılacak araştırma sonucunda Kurumun talep edeceği rakamın tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere şimdilik 1.000,00TL için ilk peşin sermaye değerli gelirler için gelir bağlama onay tarihi olan 28.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan 5510 sayılı Kanun'un 21/1 inci maddesi gereği NFT, ... İnşaat, ... Maden, ...'tan tam, diğer davalı ...'ın 3. kişi olması sebebiyle 5510 sayılı Kanun'un 21/4 üncü maddesi gereği yarısı oranında sorumlu olmak üzere müşterek ve müteselsilen, diğer alacak kalemi olan iş göremezlik ödeneği, hastane masrafı, ilaç masrafı yönünden sarf ve ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikten müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın ... yönünden haksız ve hukuka aykırı olarak davanın reddinin gerektiği, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığı, ...' ın davaya konu iş kazasının meydana gelmesinde hiç bir kusurunun bulunmadığı, iş kazasına sebep olan üçüncü kişinin rücu davasındaki sorumluluğunun kusur sorumluluğu olduğu, tazminata konu iş kazasının işçinin iş güvenliği kurallarına uymayarak yeleğini açık bırakmasından kaynaklandığı hususlarının göz ardı edilmemesi gerektiği, söz konusu bilirkişi raporunu ve davalının asli kusurlu olduğu iddiasını kabul etmedikleri, söz konusu raporun hatalı olduğu, davalının asli kusurlu olmasının mümkün olmayacağı, bahsi geçen raporla bağlı kalınmayıp mahkemece kusur tespitinin yapılması, dosyanın alanında uzman bilirkişiye gönderilmesi gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; şirketin Of-Çaykara Devlet yolu KM10+990-24+727 arası toprak işleri, köprü işleri, tünel ve çeşitli işleri, üstyapı işleri için Örnek inşaat ile alt işverenlik sözleşmesi yapıldığı, Dağdelen - ... Adi İş ortaklığı çalışanı kazazede ... 31.05.2016 tarihinde Trabzon ili Dernekpazarı ilçesi çıkışında yapımı süren yol inşaatında kaza geçirmek suretiyle yaralandığı, SGK Başkanlığının rücuen tazminat davası açtığını, kaza sebebiyle açılan soruşturma dosyasında mevcut bilirkişi raporunda ... 'ın güvenlik önlemlerini dikkate almadığı, ... emniyeti için gerekli dikkat ve özeni göstermediğinden meydana gelen olayda tali kusurlu olduğu, uzman bilirkişilerce düzenlenecek bilirkişi raporu neticesinde doğru ve tarafsız şekilde kusur oranlarının belirleneceği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılan yapılandırma sonucu davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle davanın konusuzu kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum tarafından açılan tazminat davalarının bu kapsamda olmadığı zira Kanun'un davadan feragatten bahsettiği, vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 31.05.2016 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirler ile yapılan harcama ve ödemelerden oluşan Kurum zararının rücuen tahsiline ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.