MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
SAYISI: 2016/396 E., 2024/424 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, eşi ile evlenip ayrıldığını ve tekrar evlendiğini, ilk evli kaldıkları süre içerisinde 01.04.1973 tarihinde ... , 22.12.1973 yılında ise ... ve ... isimli ikiz çocuklarının olduğunu, davacının eşiyle tekrar barışıp 17.12.1999 yılında evlendiklerini, eşi ... 'ın 16.02.2000 yılında vefat ettiğini, 5510 sayılı Kanun'un 32. ve devamı maddesi gereğince davacıya emekli maaşı bağlandığını, 30.11.2012 tarihli yazı ile emekli maaşının kesildiğini öğrendiğini, davalı Kurumun maaş kesme işleminin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, 30.11.2012 tarih ve 13.2.SGK.0.10.07.07.IX/3/0780870 sayılı emekli maaşının kesilmesine dair işlemin iptali ile davacıya yeniden aylık bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
2.Birleşen Adana 1. İş Mahkemesinin 2017/400-2017/253 E.K. sayılı dosyasında davalı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; ... aleyhine yersiz ödemeden kaynaklı Adana 2. İcra Müdürlüğünün 2015/3515 E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminatın tahsiline ve işbu dosyanın Mahkemenin 2017/396 E. sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemenin 17.11.2015 tarih ve 2013/26 - 2015/450 E.K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunması üzerine Dairenin 14.11.2016 tarih ve 2016/2497 - 2016/13712 E.K. sayılı kararı ile"Davacının, boşandığı eşiyle tekrar 17.12.1999 tarihinde evlendiği, eşinin ise nikahtan kısa bir süre sonra 16.02.2000 tarihinde vefat ettiği, davacının, eşi öldükten sonra nikahlarının kıyıldığına ilişkin Kuruma yapılan ihbar sonrası, Kurum, 20.09.2012 tarihli raporunda, evlenme kütüğünde davacı ve ölen eşinin isminin yer almadığını ve evlenme mernis formu ile nikahı kıyan Muhtar ... tarafından süresi geçtikten sonra 07.02.2000 tarihinde İlçe Nüfus Müdürlüğüne evliliğin bildirildiğini ve 09.02.2000 tarihinde de nüfusa işlendiğini, davacının, nikah şahidlerinden birinin Memili olduğunu diğerini hatırlamadığını beyan ettiği dinlenen Memili ’ın ise nikah şahidi olmadığı yönündeki beyanı hep birlikte değerlendirilerek davacının, eşi öldükten sonra ölen eşiyle nikahlarının kıyıldığı sonucundan hareketle davacının almakta olduğu ölüm aylığını kestiği, davacının ise Kurum işleminin iptali ve aylığın yeniden bağlanmasına yönelik eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, dinlenen tanık beyanları ve dosya kapsamıyla, TMK.nın 142. maddesine göre evlenme, tarafların evlenme iradelerini açıklamaları ile oluşmakta olup evlenme merasimini gerçekleştiren muhtar ... ve diğer tanıkların beyanından davacı ile ölen eşinin evlenme iradelerini açıkladıkları gerekçesiyle davanın kabulüne dair karar verilmiştir. Kayden geçerli bir evliliğin söz konusu olduğu eldeki davada, evliliğin geçerli olmadığına ilişkin olarak Kurumun karar verme yetkisinin bulunmadığı ancak Mahkeme kararı ile bu hususun belirlenebileceği ayrıca sona ermiş bir evliliğin mutlak butlanını Cumhuriyet Savcısı tarafından re’sen istenemez ise de, ilgililer tarafından davanın açılabileceği gözetilmelidir. Şu halde yapılması gereken iş; yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde, öncelikle, davalı Kuruma mehil verilerek evliliğin butlanla sakat olduğuna ilişkin Aile Mahkemesine dava açması sağlanmalı ve bekletici mesele yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir." şeklindeki gerekçeyle karar eksik inceleme araştırmaya dayalı olarak bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 24.10.2024 tarih ve 2016/396 - 2024/424 E.K. sayılı kararı ile Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen Adana 8. Aile Mahkemesinin 2020/684-2021/380 E.K. sayılı dosyası, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde, davanın kabulüne, 28.11.2024 tarihli tashih şerhi ile asıl davanın kabulü ile davacının kesilen ölüm aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması gerektiğinin tespitine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, yapılan denetimler ve Sosyal Güvenlik Denetmeni tarafından hazırlanan rapor kapsamında, yapılan Kurum işleminde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek, hükmün bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Sonuç
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, asıl davada ölüm aylığının kesilmesine dair Kurum işleminin iptali ile aylığın yeniden bağlanması, birleşen davada itirazın iptaline ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.