MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2025/150 E., 2025/359 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 01.10.1997 tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.01.2023 tarihli kararı ile konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 17.01.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 24.09.2024 tarihli kararıyla yargılama aşamasında sigorta başlangıç tarihinin kabul edilmesi ve davalı Kurumun dava açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA KARARI
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin24.09.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 08.01.2025 tarihli kararı ile "..Dosya kapsamı incelendiğinde, 01.10.1980 doğumlu davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.10.1997 olduğunun tespiti istemli işbu davada, yargılama safhasında ilgili tarihin davacının hizmet döküm cetveline işlenmesi sonucu konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır. 3-506 sayılı Kanun'un 60/G maddesinde yer alan, “18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak, bu tarihten önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri, prim ödeme gün sayılarının hesabına dâhil edilir.” düzenlemesi karşısında davacının sigorta başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 01.10.1998 tarihi olduğu ve dolayısıyla davanın konusuz kalmadığı belirgindir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Tüm dosya kapsamı, Yargıtay bozma ilamı gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde; davacının 01/10/1980 doğumlu olduğu, davacı hakkında 01.10.1997-01.11.1997 tarihleri arasında ... (... Müh. İnş San. Tic. Ltd. Şti.) numaralı işyerinden sigortalı adına 31 gün prim ödendiği, 01.10.1997-01.11.1997 tarihlerinde davacının henüz 18 yaşını doldurmamış olduğu, 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesi gereğince 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilmesi gerektiği, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin bu sebeple 01.10.1998 olduğu, ancak 01.10.1998 tarihinden önceki ödemelerin prim gün sayısına dahil edilmesi gerektiği dikkate alınarak davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının ... işyeri nolu ... Müh. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. ünvanlı iş yerinde 01.10.1997-01.11.1997 tarihleri arasında geçen 31 günlük çalışmasının fiili olduğunun tespiti ile davacının 506 sayılı Yasa'nın 60/G maddesi uyarınca sigortalılık başlangıcının 18 yaşını doldurduğu 01.10.1998 tarihi olduğunun tespitine, bu tarih öncesi çalışma süresinin prim gün sayısına eklenmesine, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, fiili çalışmanın ispatlanamadığını belirterek karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanakları, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 2, 6, 9, 79, 108. maddesi hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Yasa'nın 2. maddesi ve 5510 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Yasa'nın 6. maddesi ile 5510 sayılı Yasa'nın 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-4 48... /21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 5 06... sayılı Yasa'lar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.
2.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacının talebi 01.10.1997 tarihinin sigorta başlangıcı olduğunun tespiti olmasına karşın Mahkemece 01.10.1997-01.11.1997 tarihleri arasında ... ( ... Müh. İnş. San. Tiç. Ltd. Şti.) numaralı işyerinden davacı sigortalı adına 31 gün prim ödendiği gerekçesiyle talebi aşar şekilde davacının 01.10.1997-01.11.1997 tarihleri arasında 31 gün çalıştığının tespitine karar verilmesi isabetsizdir.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, gönderilmesine,
04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.