MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının...Ürünleri İhr. Tic. A.Ş.'ye ait iş yerinde 01.11.1983 tarihinde fiilen işe başladığını, müvekkilinin bu tarihte çalışmaya başladığına dair davalı işveren tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna işe giriş bildirgesi verildiğini beyanla, müvekkilinin 01.11.1983 tarihinden itibaren en az 1 gün süre ile çalışmış olduğunun tespiti ile sigortalılık başlangıç tarihinin 01.11.1983 olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı...Ürünleri İhr. Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, müvekkili şirket kayıtlarında davacı taraf ile ilgili hiçbir bilgi ve belgenin mevcut olmadığını, davanın müvekkili şirket tarafından düzenlendiği iddia edilen işe giriş bildirgesine dayandırıldığını, davacının iddiasını dayandığı sigortalı işe giriş bildirgesinin hukuken geçerli bir belge olup olmadığının araştırılması gerektiğinin, davacının müvekkili şirkette gerçek ve fiili bir çalışmasının olmadığını beyanla, haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde,, davacının ilk işe giriş tarihinin 01.11.1983 tarihinde olduğu görülmüşse de davalı işyerinden müvekkili Kuruma verilmiş dönem bordrosu ile çalışmaları bildirilmediğinden sigortalı çalışmasının bulunmadığını, bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için işe giriş bildirgesinin verilmesinin yeterli olmadığını, bu tür hizmet tespitine yönelik davaların kamu düzenini ilgilendirdiği bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiğini beyanla, davanın reddi ile yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının davalı...Ürünleri İhracat ve Ticaret A.Ş. unvanlı, ... sicil numaralı işyerinde 01.11.1983 tarihinde 1 gün olarak çalıştığının ve bu bir günlük sürenin prim gün sayısı hesabına dahil edilmesi gerektiğinin tespitine, 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesi uyarınca sigortalılık başlangıç tarihinin ise 18 yaşını doldurduğu 01.09.1988 tarihi olduğunun tespitine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, davacının iddialarının doğrulayan bordro tanığı ya da komşu işyeri tanığı dinlemediğini, hükme esas alınan tanıkların ikisinin de Kurum kayıtlarında çalışması gözükmeyen ve yargı kararı ile çalışmalarını tescil ettiren tanıklar olduğunu, Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu, davanın ispat edilemediğini, eksik incelemeye dayalı karar verildiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Sonuç
Uyuşmazlık, (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespitine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.