MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/2550 E., 2024/2578 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 13. İş Mahkemesi
SAYISI: 2020/542 E., 2021/560 K.
Dairemizce davacının madi hata düzeltme talebinin kabulü üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.08.2020 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı tahsisini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.10.2021 tarih, 2020/542 E., 2021/560 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda buluulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 21.09.2023 tarih, 2022/606 E., 2023/1755 K. sayılı kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. DAİREMİZ KARARI VE MADDİ HATA BAŞVURUSU
A. Dairemizin Maddi Hata Başvurusunda Bulunulan Kararı
Dairemizin 13.12.2023 tarihli ve 2023/13272 Esas, 2023/12794 sayılı kararında özetle; temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca onanmasına karar verilmiştir.
B. Maddi Hata Başvurusu Sebepleri
Davacı vekili maddi hata başvuru dilekçesinde özetle; davacının 15.09.1993 tarihinden beri (Sentier de Tergnee - R0.8-6250- Aiseau- Presles - Belçika) adresinde ikamet etmekte olup bu ikameti sırasında Belçika’da 04.12.2002 - 05.01.2003 tarihleri arasında (33) gün müddetle çalışıp, bu çalışması ile birlikte, bu çalışmasından önceki 3156 gün ev kadınlığı süresini ve bu çalışmasından sonraki 2484 günlük ev kadınlığı süresini 3201 sayılı Kanun'a göre borçlanarak primini ödediğini, Ankara 13. İş Mahkemesinde açılan 2021/542 E. 2021/560 K. sayılı davada verilen kararın hukuka uygun olduğunu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 2022/606 E. 2023/1755 K. sayısı üzerinden yapılan incelemede, davacının çalışmasının yanılgı sonucu Danimarka'da geçtiği düşünülerek davanın reddine karar verildiğini, davacının Danimarka’da bulunmadığını, Danimarka’da sigortalı olarak çalışmadığını belirterek istinaf mahkemesi kararının bozulmasını ve yasaya ve usule uygun olan yerel Mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
C.Dairemiz 21.05.2024 tarih, 2024/3846 E., 2024/5636 K. sayılı kararı ile "...Somut olayda dava, davacının Belçika'da geçen ev kadınlığı süreleri ile çalışma ve işsizlik sürelerini 3201 sayılı Kanun'a göre borçlanma talebinde bulunması ve borçlanma bedelini ödemesi sonrasında 09.07.2020 tarihli tahsis talebi üzerine yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkin olup İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf isteminin kabulüne, yerel Mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin açıklanan gerekçesinde; Türkiye Cumhuriyeti ve Danimarka Krallığı arasındaki Sosyal Güvenlik Sözleşmesinde, Danimarka ülkesinde çalışmaya başlanılan veya Danimarka Emeklilik Sigorta Rejimine tabi olunan ilk tarihin Türkiye'de sigorta başlangıcı sayılması gerektiğine dair herhangi bir hüküm bulunmadığı belirtilmiş olup bu karar dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Türkiye ile Belçika Krallığı Arasında İmzalanan Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin esas alınması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir..." gerekçesiyle kamu düzeni kapsamında re'sen gözetilen sebepler ile davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan maddi hata başvurusu kabul edilerek Dairemizce verilen ve açıkça maddi hataya dayalı olduğu anlaşılan Dairemizin 13.12.2023 tarihli ve 2023/13272 Esas, 2023/12794 Karar sayılı ilamının ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir.
VI. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin 16.10.2024 tarih, 2024/2550 E., 2024/2578 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilerek gerekçesi düzeltilmiştir.
VII. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemenin bozmaya uyduğunu ancak yine davanın reddi kararı verdiğini, esas yönünden davanın incelenecek olursa, davacının Belçika'da 04.12.2002 tarihinde çalışmaya başladığını, ancak müvekkilinin bu tarihten öncesine tekabül eden 15.09.1993-03.12.2002 tarihleri arasındaki 3156 gün ev kadınlığı süresini borçlanıp ödediğini, toplamda 5675 günü bulunduğunu, 3201 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 2. fıkrasına göre sigorta başlangıç tarihinden önceki sürenin borçlanılması halinde, sigorta başlangıç tarihinin borçlandırılan süre kadar geriye götürülmesi gerektiğini, ilgili yönetmeliğin 12. maddesi ile 2018/38 no.lu genelgenin de aynı düzenlemeyi teyid eder şekilde olduğunu, davacının da bu kapsamda 03.12.2002 tarihinin 3156 gün kadar başa çekilerek sigorta başlangıç tarihinin tespiti gerektiğini, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, yaşlılık aylığı tahsisi istemli davada verilen karardaki maddi hatayı düzeltme talebine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VIII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.