MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesinc davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Genel Müdürlüğü vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin, 01.06.2017 tarihinde iş kazası geçirdiğini, malul kaldığını, olayda davalıların kusurlu olduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminat ve 100.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 101.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, bilahare 25.01.2023 tarihli ıslahla talep miktarını arttırmıştır.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri cevap dilekçesinde özetle: Kazanın meydana gelmesinde kusurlarının bulunmadıklarını beyanla davanın reddini talep etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; "..davanın kısmen kabulü ile,
1-979.926,97 TL maddi tazminatın kaza tarihi 01.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2-90.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi 01.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, .." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Genel Müdürlüğü vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "..Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine.." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacıya %15 kusur verilmesini kabul etmediklerini, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığını, taleplerinin tam kabulü gerektiğini, hesap raporunda davacının SGK hizmet dökümünde yer alan miktar dikkate alınmış iken ek raporda davacının işçilik alacağına ilişkin dosyasında ki ücretinin esas alındığının görüldüğünü, mahkemece düşük ücretin dikkate alınmasının hatalı olduğunu, davacının tazminatından mahsup edilen ilk peşin sermaye değeri miktarı SGK tarafından yapılacak rücu bedelinin üzerinde kalabildiğini, bu durumun davalılar lehine olduğunu, bunu engellemek için SGK’dan rücu edilecek sermaye değerinin sorulması gerektiğini beyan ederek temyiz talebinde bulunmuştur.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; görev ve husumet itirazında bulunduklarını, dava konusu olayın iş kazası olmadığını, meydana gelen olayın iki işçinin arasındaki husumet nedeniyle haksız fiil neticesinde meydana geldiğinden davanın Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülmesi gerektiğini, husumet yokluğu nedeniyle davanın müvekkili idare yönünden reddi gerektiğini, davacının ... ile bağlantısı olmadığını, diğer davalı şirketin işçisi olduğunu, davalı idarenin ihale makamı olup diğer davalı şirket ile arasında asıl- alt işveren ilişkisi bulunmadığını, altyapı- kanalizasyon yapım işini ihale ile başka firmaya verilmesinin davalı idareyi asıl işveren yapmadığını, davalı idareye izafe edilen %10 kusuru kabul etmediklerini Bursa 6. İş Mahkemesinden alınan raporların karar esas alınmasının hatalı olduğunu, iş bu raporlara karşı taraflarına itiraz hakkı tanınmadığını, usuli dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, davacıya atfedilen kusurun düşük olduğunu, raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmeden karar verildiğini, davacı için belirlenen %40 meslekte kazanma gücü kaybı oranı ve hesap raporunda belirtilen bedellerin hatalı ve fahiş olduğunu, davacının olay öncesi bel ve omurilik hastalığı olduğunun sabit olduğunu, ATK raporunda önceden sahip olduğu sağlık problemleri dikkate alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, ATK raporundaki fahiş maluliyeti kabul etmediklerini, maddi ve manevi tazminata kaza tarihi itibari ile faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, hükmolunan manevi tazminatın fahiş olduğunu beyan ederek temyiz talebinde bulunmuştur.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının dayandığı kusur bilirkişi raporunun hatalı olup, davalı müvekkiline yüklenen kusur oranının çok yüksek olduğunu, davacı ile diğer davalılara yüklenen kusurun ise oldukça düşük olduğunu, bu husustaki itirazlarının giderilmediğini, kabul edilen hesap bilirkişi raporunun açık, kesin ve somut olmadığını, itirazlarının dikkate alınmadığını, hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini beyan ederek temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalı taraftan tahsili istemine ilişkindir.
1- Davacı vekilinin ve Davalı ... vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 238.730,00 TL olup hükmedilen tazminata yönelik temyizi kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin, davalı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davacıya verilen %15 kusur oranı yerinde olup, davalılar arasındaki kusur oranı kendi aralarında açılması mümkün rücu davasında tartışılabilme imkanının bulunmasına göre, bu hususa ilişkin temyiz itirazlarının iş bu dosya yönünden bozma sebebi olarak kabul edilemeyeceği gözetilerek, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,
2. Davacı vekilinin, davalı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin maddi tazminata yönelik tüm temyiz itirazlarının temyiz kapsam ve nedenleri gözetilerek reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
3. Temyiz yoluna başvuru harcı ve aşağıda yazılı temyiz harcının davacıdan alınmasına,
4. Temyiz yoluna başvuru harcının ...'den, aşağıda yazılı temyiz harcının davalılardan alınmasına,
5. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.