MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/1171 E., 2024/1661 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Çerkezköy 1. İş Mahkemesi
SAYISI: 2015/373 E., 2022/728 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili özetle müvekkilinin meydana gelen iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğradığı, kazanın meydana gelişinde kusurlu olduklarından bahisle asıl dava dosyasında 523.060,61 TL maddi tazminat, aynı davalılara karşı açılan birleşen dava dosyasında ise 400.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri özetle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 28.12.2022 tarih, 2015/373 Esas, 2022/728 Karar sayılı kararında özetle; dosya içeriğinde bulunan belge ve bilgilerden olayın, davalı ... İnşaat Taah. Nak. Çelik Kons. San. Tic. A.Ş'nin yapı işlerinde çelik montaj işinde çalışan davacı ...’un 20.09.2011 tarihinde saat 15.00 sıralarında, yaklaşık 9-10 mt yükseklikte çelik konstrüksiyon üzerinde montaj işi yaptığı sırada dengesini kaybederek aşağıya zemine düşmesi ve yaralanması şeklinde meydana geldiği, 30.07.2018 tarih 2018/1828 Esas sayı 59/12622 Karar sayısı ile Sosyal Sigorta Yüksek
Sağlık Kurulu tarafından davacının maluliyet durumu %46,2 olarak belirlenmiş sürekli bakıma
muhtaç olmadığı, kontrol muayenesi gerekmediği kararı verilmediği, 26.06.2020 tarih 9996 Karar numarası ile ATK 3. İhtisas Kurulu tarafından 06.09.2019
tarihi itibariyle davacının %25 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayıldığı,
sürekli bakıma muhtaç durumda olmadığı, 20.01.2022 tarih 214 Karar numarası ile Adli Tıp İkinci Üst Kurulu tarafından
davacının %23,2 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağı, sürekli
bakıma muhtaç durumda olmadığı tespiti yapılmış ve böylelikle bu oran taraflar bakımından kesinleştiği, 14.11.2022 tarihli aktüerya raporu alınarak davacının iş kazasından kaynaklanan toplam maddi zararı hesaplattırıldığı, hesap raporunun alınmasının ardından davalıların maddi tazminat talebine yönelik zamanaşımı def'iinde bulunmaları üzerine yapılan değerlendirmede zamanaşımının işlemeye başladığı tarihin maluliyet oranının kesin olarak tespit edildiği tarih sayılmasına ilişkin İlk Derece Mahkemesi kabulünü usul ve yasaya uygun bulan Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2013/2216 E. 2015/1349 K. sayılı 15.05.2015 tarihli ilamı dikkate alınarak zamanaşımının dolmadığı sonucuna varılarak; asıl dava dosyasından davanın kabulüne; maddi tazminat talebinin kabulü ile 523.060,61 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 20.09.2011 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2022/639 Esas sayılı birleşen dava dosyasından davanın kısmen kabulü ile; 200.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 28.12.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince %23.2 oranında işgöremezliğe maruz kalan davacının geçirdiği iş kazası tarihinin 20.09.2011 olduğu dikkate alındığında, takdir olunan 200.000,00 TL manevi tazminatın fazla olduğundan bahisle, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl dava dosyasında davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, birleşen dava dosyasında davacı lehine 60.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 26.11.2024 tarih, 2024/1171 Esas, 2024/1661 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Dairece, davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, ancak sigortalının tazminini talep ettiği zararın hesap bilirkişi marifetiyle hesaplanmasının bir yönüyle teknik hesap ilkelerini gerektirici bir konu olduğu için hesap bilirkişisinden rapor alınması yoluna gidildiği, bu kapsamda iş göremezlik tazminat alacağının 24.10.2017 tarihli kök hesap raporunda PMF 1931 bakiye ömür tablosu, asgari ücretin 1,47 katı düzeyindeki ücret, işlemiş devre sonu olarak 31.12.2017 tarihi, sürekli iş göremezlik oranı olarak %47,00 oranı dikkate alınmak, Kurumca bağlanan gelir ve ödeneğin rücuya tabi kısmı indirilmek suretiyle 330.307,99 TL olarak belirlendiği, davacı vekilinin anılan rapora itiraz etmediği gibi fazlaya ilişkin talep hakkı saklı tutarak maddi istemini bu rapordaki hesap hatasını tashih ederek 330.607.99 TL'ye artırdığı, davalılar vekillerinin bu rapora itirazı üzerine alınan 14.11.2022 tarihli hesap raporunda ise bakiye ömür tespitinde TRH 2010 bakiye ömür tablosu, işlemiş devre sonu 31.12.2022 tarihine çekilmek suretiyle sürekli iş göremezlik oranı da %23,20 kabul edilerek %47,00 sürekli iş göremezlik oranından bağlanan gelirin rücuya edilebilecek kısmı tenzil edilmek suretiyle maddi tazminat alacağının 523.060,61 TL olarak belirlendiği, davacının maddi tazminat istemini neticeten bu miktara ıslah ettiği anlaşılmakta ise de ıslah ile davalı taraf lehine oluşan usuli kazanılmış hak ortadan kaldırılamayacağından anılan son rapora itibar edilerek verilen kararın hatalı olduğu, Bölge Adliye Mahkemesince yapılacak işin davacının 24.10.2017 tarihli hesap raporuna itirazı olmadığını gözeterek bu raporda dikkate alınan %47,00 sürekli iş göremezlik oranı yerine, Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu raporuyla kesinleştirilen %23,20 düzeyindeki sürekli iş göremezlik oranını uygulamak ve bu oran üzerinden bağlanması gereken geliri öncelikle SGK'dan sormak, SGK'dan bildirilmemesi halinde ise gelirin bağlandığı tarih itibariyle %23,20 oran üzerinden bağlanması gereken gelirin ilk peşin sermaye değerini belirleyerek geçici iş göremezlik ödeneği ile beraber iş bu gelirin rücu edilebilecek kısmını tenzil ederek sonucuna göre karar vermekten ibaret olduğu, ayrıca Bölge Adliye Mahkemesince kısmen de olsa davalıların istinaf başvurularının kabulüne karar verilmiş olmakla istinaf başvurusu için davalıların yatırdıkları harçların istem halinde iadesine karar vermek gerekirken yazılı şekilde davalıların istinaf harcıyla yükümlü tutulmalarının da isabetsiz olduğu gerekçeleri ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyulmasından sonra alınan hesap raporu doğrultusunda verilen temyiz incelemesine konu 26.11.2024 Tarih, 2024/1171 Esas, 2024/1661 Karar sayılı kararı ile 158.106,55 TL maddi tazminattan 16.07.2024 tarihli ek kararı ile hüküm altına alınan 100.000,00 TL geçici ödemenin mahsubu ile bakiye 58.106,55 TL maddi, 60.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davalılar lehine usulü müktesep hak bulunmadığını, Yargıtay bozma ilamında yer alan aksi yöndeki tespitlerin eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı olduğunu, 21.10.2017 tarihli Kök Bilirkişi Raporuna ilişkin olarak 24.11.2017 tarihli 4671748896 ve 24.11.2017 tarihli 4671717842 iş emri nolu 2 adet beyan dilekçesi ibraz edildiğini, 24.11.2017 tarihli.... iş emri no'lu dilekçeleri ile "fazlaya dair haklar saklı tutularak" davanın kabulünün talep edildiğini, bu dilekçe ve bu dilekçedeki fazlaya dair hakların saklı tutulmasına dair beyanlarının Yargıtayca hiçbir şekilde nazara alınmadığını, davalılardan Folkart'ın 27.11.2017 tarihli "21.10.2017 tarihli bilirkişi raporuna" itiraz dilekçesinin ara kararına ve HMK m 281 maddesine aykırı olarak 2 haftalık kesin süre geçtikten sonra ibraz edildiğini, kamu düzenine ait bu hak düşümü süresinin Yargıtay tarafından bozma ilamında dikkate alınmadığını, Yargıtay bozma ilamında dosya kapsamına uygun olmayacak şekilde açık ve tartışmasız maddi hatalar yapıldığından usuli kazanılmış hak ilkesinin uygulanamayacağını, davanın belirsiz alacak davası olduğunu, bu hususun temyiz incelemesi neticesinde kesinleştiğini, dosya kapsamında 09.01.2017 ve 25.11.2022 tarihli olmak üzere 2 adet harç artırım dilekçeleri mevcut olduğunu, Yargıtayın da bozma kararında bu dilekçelerin "harç artırım dilekçesi" olarak zikredildiğini, ancak bozma kararının 6. sayfasında 09.01.2018 dilekçenin "harç artırım dilekçesi " olarak nitelerken 25.11.2022 tarihli dilekçenin "ıslah dilekçesi" olarak nitelendirildiğini, ıslah ile davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hakkın ortadan kaldırılamayacağından bahisle bozma kararı verildiğini, bunun açık, tartışmasız maddi hata olup, kendi içinde çelişkili olduğunu, maddi hataya dayalı bozma kararına direnilmesi gerekirken bu karar doğrultusunda kısmen kabul kararı verilmesinin hatalı olduğunu, bozma ilamın 6. Sayfası 6. Maddesindeki tespitlerin de hesap tekniğine ve dosya kapsamı ile uyumlu olmadığını, ilk peşin sermaye değerinin 2 sefer tenzilinin davaların sebebsiz ve haksız zenginleşmesi sonucuna yol açtığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... İnşaat Taahhüt Nakliye Çelik Konstrüksiyon San. ve Ticaret A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacının davasını kısmi dava olarak ikame etmiş olmasına rağmen maddi tazminat yönünden dosyaya sunulan ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını, 1 yılın 360 gün süreceği kabul edilerek dönemsel ücretin bulunması gerektiğini, aktif ve pasif dönem hesaplamalarına, hesaplamaya esas alınan ücrete, ücretin asgari ücretin 1,47 katı olarak hesaplanmasına, asgari geçim indiriminin ilave edilmesine de tümüyle itiraz ettiklerini, sürekli iş göremezlik oranını kabul etmediklerini, kusurun oran ve aidiyetinin hatalı tespit edildiğin, olay tarihinden faiz verilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek kararın bozulması talep etmiştir.
Davalı ...Yapı Sanayi A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle, davalı şirketler arasında asıl/alt işveren ilişkisi bulunmadığından müvekkili hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, kusurun oran ve aidiyetinin hatalı tespit edildiğini, kazanın, davacının ağır kusurlu davranışları sonucunda gerçekleşmiş olması sebebiyle illiyet bağı kesildiğini, zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını, hesap raporunun hatalı olduğunu, zorunlu askerlik süresinin dışlanması gerektiğini, asgari geçim indiriminin hesaplama dışında tutulması gerektiğini, davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyulmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden taraflara yükletilmesine,
Dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.