MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 28.08.1990 tarihinde, 4.4003.20371504.15. sicil numaralı ... unvanlı işyerinde çalışmaya başladığını belirterek, müvekkili davacının sigortalılık başlangıcının 28.08.1990 tarihi olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, Kurum kayıtları esas olup iddianın eşdeğer ve yazılı delillerle ispatlanması gerektiğini, davalı olarak işverenin davaya dahil edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 02.11.2021 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 02.11.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 19.01.2023 tarihli kararı ile davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 11.05.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece," ... Mahkemece, Kurumdan iş yeri tescil bilgileri istenmeli, iş yerinin inşaat konulu olduğunun anlaşılması halinde inşaat ruhsatı ve yapı kullanım izni bilgilerinin ilgili Belediye Başkanlığından sorularak araştırılmalı, davacının iş yerinde ne iş yaptığı, kimlerle çalıştığı hususunda beyanı alınmak suretiyle bildirdiği kişilerin sigortalılık kayıtları da getirtilmek suretiyle dinlenmeli, vergi dairesi, SGK ve belediye aracılığıyla, komşu iş yeri ve kayıtlı çalışanları tespit edilerek çalışma ve sigortalılık kayıtları da getirtilmek suretiyle dinlenilmeli, bu yöntemle de komşu iş yeri tanığının tespit edilemeesi halinde davacıdan çalışmasını bilebilecek kişileri bildirmesi istenerek bu kişiler de yöntemince dinlenmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır...." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma öncesi dinlenilen tanık beyanı, bozma sonrası davacı asilin alınan beyanında dava konusu şirkette ne zaman çalıştığını tam olarak bilmediğini, bu şirkette babasının yanında amelelik yaptığını, kimlerle çalıştığını bilmediğini hangi iş yerinde çalıştığını bilmediğini, ...'in sadece giriş yaptığı kağıdı getirdiğini belirttiği, bozma sonrası kurumlara yazılan müzekkereler ile birlikte yapılan değerlendirme sonucunda; bozma öncesi SGK'ya bordro tanıklarının bildirilmesi için müzekkere yazıldığı ancak bordro tanığı tespit edilemediği, yapılan kolluk araştırmasında davacının çalışıp çalışmadığını bilen olmadığı, bozma sonrası da Kurumlara yazılan müzekkere cevapları ile birlikte değerlendirildiğinde davacı ve işveren arasında bağımlılık ve devamlılık sağlayacak şekilde bir iş ilişkisi olmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın kabulünün gerektiğinden bahisle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine
05.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.