MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
SAYISI: 2024/121 E., 2025/7 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı birleşen davada davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacıya bağlanan malullük aylığının çalışmaya başladığı gerekçesiyle kesildiğini belirterek davacının 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamındaki çalışmasının sona erdiği 31.08.2014 tarihinden itibaren maluliyetinin devam ettiğinin ve malullük aylığının kesildiği tarihten itibaren ödenmesine devam edilmesi gerektiğinin tespitine, çalıştığı 24.07.2014-31.08.2014 tarihleri arası ödenen aylıklar dışında ödenen maluliyet aylıklarının ve sağlık giderlerinin borç tahakkuk ettirilmesine ilişkin Kurum işleminin iptalini istemiştir.
Birleşen Bursa 13. İş Mahkemesinin 2021/70 Esas sayılı dosyasında davacı Kurum vekilince yersiz ödemenin tahsiline yönelik Bursa 1. İcra Dairesinin 2019/2536 E sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep edilmiştir.
Birleşen Bursa 1. İş Mahkemesinin 2021/128 Esas sayılı dosyasında davacı Kurum vekilince; yersiz ödemenin tahsiline yönelik Bursa 12. İcra Dairesinin 2019/1204 E sayılı icra takibine ilişkin itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.12.2019 tarihli kararı ile davacının maluliyet aylığı alırken çalışmaya başladığı, bu nedenle 2017 yılında aylığının durdurulduğu, davacının 23.10.2017 tarihli başvurusu üzerine davacının sağlık kuruluna sevkinin yapıldığı, ancak burada malul sayılmayacağına karar verildiği, bunun üzerine Kurumun başvurusunu reddettiği, alınan SSYSK raporu ile ATK raporunun uyumlu olduğu, davacının çalışmasının sona ermesini takip ettiği günden sonra malul sayılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 25.12.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 06.07.2021 tarihli kararı ile gerek Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 15.08.2018 tarih ve 64/13721 sayılı kararında gerekse Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 11.09.2019 tarih ve 15626 sayılı raporunda; davacının, 03.08.2013 tarihli ve 28727 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında çalışma gücünün en az %60'ını kaybetmediği dolayısıyla malul sayılamayacağının bildirilmesi; İlk Derece Mahkemesi tarafından anılan yasal prosedüre uygun olarak inceleme yapılması, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu kararı ile ATK 3. İhtisas Kurulu raporu arasında çelişki bulunmadığından ayrıca Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulundan da rapor alınmasına gerek bulunmaması karşısında Mahkemece verilen kararda isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun ...nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 06.07.2021 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece "Eldeki davada, çalışma gücünün en az 2/3’sini yitirdiği gerekçesiyle davacıya 1.1.1994 tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlandığı, davacının 26.6.2014-31.8.2014 tarihleri arasında 15 gün çalıştığının tespit edildiği gerekçesiyle aylığının 24.07.2014 tarihinden itibaren durdurulduğu, davacının 23.10.2017 tarihinde hastaneye sevki ile aylığın bağlanmasını talep ettiği, Bursa Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün Kurum Sağlık Kurulu Raporunda, Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde, davacının çalışma gücünü en az 2/3 ünü kaybetmediğine karar verildiği, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 15.8.2018 tarihli 64/13721 sayılı kararında, Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde çalışma gücünün en az 2/3 ünü kaybetmemiş olduğundan ve Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde çalışma gücünün en az %60 ını kaybetmemiş olduğundan malul sayılamayacağına karar verildiği, ATK 3. İhtisas Kurulunun 11.9.2019 tarihli 15626 Karar sayılı Kararı ile davacının 31.08.2014 tarihinden itibaren Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde çalışma gücünün %60'nı kaybetmemiş olduğu, malul sayılamayacağının mütalaa edildiği anlaşılmaktadır.
Kurul Sağlık Kurulu ve Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu tarafından Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde; Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği kapsamında değerlendirme yapıldığı anlaşılmış olup Mahkemece, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulundan Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü kapsamında davacının çalışma gücünün en az 2/3’ünü yitirmiş olup olmadığı ile İlk Derece Mahkemesinin kararı sonrası 28.09.2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanması ile birlikte yürürlüğe giren Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde davacının çalışma gücünün en az %60'nı kaybetmiş olup olmadığını irdeleyecek şekilde rapor aldırılmalı, Yüksek Sağlık Kurulu Raporu ile Adli Tıp 3.İhtisas Kurulu raporu arasında çelişki bulunması halinde Adli Tıp 2. Üst Kurulundan alınacak raporla, bu çelişki giderilip varılacak sonuca göre karar verilmelidir. " belirtilerek bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma kararında belirtilen eksikliklerin giderildiği, davacının maluliyetinin devam etmediği, geriye dönük 5 yıllık sürede yapılan ödemelerin tahsil edilebileceği, 24.10.2024 tarihli bilirkişi raporu ile hesaplama yapıldığı, alınan bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu, kısa kararda sehven istinaf yolunun açık bırakıldığı anlaşıldığından;
A) Asıl dava yönünden;
1-Davanın kısmen kabulü ile 24.04.2020 tarihi itibariyle yasal faiz işletilmesi gerektiğinden borç tahakkuk ettiren Kurum işleminin 24.04.2020 tarihi öncesi işletilen faiz yönünden iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine,
B) Birleşen dava yönünden (Bursa 13. İş Mahkemesinin 2021/70 E sayılı dosyası);
1-Davanın kısmen kabulü ile Bursa 1. İcra Dairesinin 2019/2536 E sayılı icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile davalı yönünden takibin 43.233,29 TL asıl alacak üzerinden devamına ve 24.04.2020 tarihi itibariyle asıl alacağa yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Hükmolunan meblağın % 20'si oranında (8.646,65 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
C) Birleşen dava yönünden (Bursa 1. İş Mahkemesinin 2021/128 E sayılı dosyası);
1-Davanın kısmen kabulü ile Bursa 12. İcra Dairesinin 2019/1204 E sayılı icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile davalı yönünden takibin 6.614,19 TL asıl alacak üzerinden devamına ve 24.04.2020 tarihi itibariyle asıl alacağa yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Hükmolunan meblağın %20'si oranında (1.322,83 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1-Davalı birleşen davada davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Kurum işlemlerinde hata olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, malûllük aylığının yeniden bağlanması ve yersiz ödeme kapsamında borç tahakkuk ettiren Kurum işleminin iptali talebine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı birleşen davada davacı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.