MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 41. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/690 E., 2024/2198 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 30. İş Mahkemesi
SAYISI: 2015/555 E., 2023/576 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı şirkette elektrik ustası olarak çalıştığını elektrik tesisatı döşerken 29.12.2012 tarihinde iş kazası geçirdiğini beden gücü kaybına uğradığını davalının iş sağlığı ve iş güvenliği için gerekli tedbirleri almadığını kusurlu olduğunu bu konuda her hangi bir müfettiş raporu varsa celbinin gerektiğini iş gücü kaybı nedeni ile en son net 2.600,00 TL ücret ile çalışan davacının maddi kaybının nazara alınarak maddi ve manevi tazminatlarının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir,
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usul yönünden itirazlarının olduğunu pasif husumet yokluğunu nedeni ile davanın reddinin gerektiğinin, ... ve ...'e ihbarının gerektiğini davalı ile ihbar olunanlar arasında ... sözleşmesinin bulunduğunu esas yönünden ise davanını reddinin gerektiğini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davacının sürekli iş görmezlik derecesinin %9,1 olduğu, Kurum Sağlık Kurulunun kararında davacının 29.12.2014 - 23.05.2015 tarihleri arasında istirahatli olduğu ve davacıya toplam 5.871,74 TL geçici iş görmezlik ödeneği ödendiği, raporda davacının %30, davalı işverenin %70 kusurlu olduğu kabulünden hareketle;
"Davanın kısmen kabulü ile
1-Davacı tarafından davalı şirkete karşı açılan 446.625,53 TL iş göremezlik tazminatı ve 1.619,10 TL tedavi giderleri olmak üzere toplam 448.244,63 TL tutarındaki maddi tazminat davasının kabulü ile olay tarihi olan 29.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı tarafından davacıya verilmesine,
2-Davacı tarafından davalı şirkete karşı açılan karşı açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 29.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı tarafından davacıya verilmesine,
3-Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,...."şeklinde karar verilmiştir.
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili gerekçeli istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından hükümde hükmedilen yasal faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, davalı tarafın tacir olduğunu, ticari iş kapsamında davacının uğramış olduğu zararın tazmini için hükmedilen faizin avans faizi/ticari temerrüt faizi olması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hatalı olarak davacının askerlik süresinin tespit edilemediğinin bildirildiği davacının askerlik süresinin bilinen dönem hesabından dışlanmasının hatalı olduğunu,yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili gerekçeli istinaf dilekçesinde özetle; davalı şiket ve davacı işçi arasında iş akdi bulunmadığından dava konusu tazminat alacağından davalı şirketin sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı işçinin ağır kusurundan dolayı illiyet bağı kesildiğinden, davalı şirketin tazminat alacağından sorumluluğunun doğmayacağını, %9,1 maluliyet oranı dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminatın yerinde olmadığını, manevi tazminat talebinin zenginleşme aracı olmadığını, yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maddi deliller ve hukuksal gerekçelere dayandığı anlaşılmakla tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu anlaşıldığından, davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi gerektiği kanaatine varılmış, aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21. maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.