MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/224 E., 2024/501 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 21. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/269 E., 2023/706 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıya ait iş yerinde uzun yıllar yeraltında çalıştığını, meslek hastalığına yakalandığını, hastalığın oluşumu ve artmasını önleyecek önlemlerin davalı işverenlikçe alınmadığını ve olay sebebi ile sorumlu bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL maddi tazminatın hastalığın tespit tarihi olan 22.12.2015 tarihinden itibaren davalıdan tahsilini istemiştir.
Davacı vekili, 02.11.2023 tarihli dilekçesi ile maddi tazminata ilişkin talebini 549.587,07 TL olarak arttırmış, başvurma harcını da ikmal ederek 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taleplerin zamanaşımına uğradığını iş sağlığı güvenliğinin gerektirdiği tüm tedbirlerin alındığını, iş yerinde sürekli ve düzenli olarak ölçümler ve analizlerin yapıldığını teknolojinin gerektirdiği yeniliklerin takip edildiğini, davacının periyodik muayenelerinin yaptırıldığını, illiyet bağı bulunmadığını, müvekkili şirketin kusursuz olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, Ankara 27. İş Mahkemesi'nin kesinleşen 2019/2 83... /366 Karar sayılı dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun 10.11.2021 tarihli ve 6954 sayılı raporunda davacı ...'ın E cetveline göre %16 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağına, meslek hastalığının başlangıç tarihinin 22.12.2015 olduğuna karar verildiği, 03.11.2019 tarihli kusur raporunun gerekçeli ve denetime açık bulunarak hükme esas alındığı, sözkonusu raporda meslek hastalığının meydana gelmesinde %22,15 oranında kaçınılmazlık bulunduğu, davalı işverenin %77,85 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, davalı işvereninin %77,85 kusuruna %22,15 kaçınılmazlığın %60'ı olan %13,29 oranı eklendiğinde davalı işverenin maddi zarardan %91,14 oranında sorumlu olduğunun 30.10.2023 tarihli aktüerya raporu ile tespit edildiği, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur oranı, malüliyet durumu, olay tarihi, olayın ağırlığı ve 26.06.1966 tarih ve 7/7 sayılı Yargıtay içtihatı birleştirme kararının gerekçesi de dikkate alınarak manevi tazminatın takdir edildiği gerekçesiyle " davanın kısmen kabulüne, 549.587,07 TL maddi ve 85.000,00 TL manevi tazminatın meslek hastalığının başlangıç tarihi olan 22.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat yönünden fazlaya ilişkin talebinin reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, hükmedilen manevi tazminatın somut olayın özellikleri ve yüksek enflasyon dikkate alındığında oldukça düşük olduğunu, maddi tazminat yönünden gerçeğin veya gerçeğe yakın ihtimalin belli olması halinde varsayımsal artış yerine, gerçek ücretlerin tazminat hesabında esas alınmasının gerektiğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının belirtilenden çok daha az bir süre maruziyet süresi olduğunu, bu nedenle maluliyet tespitini kabul etmediklerini, ayrıca, davacının kendi kusuru ve zararlı alışkanlıkları nedeni ile hastalandığını, müvekkili şirketin alınması gereken tüm tedbirleri aldığını ve hiçbir kusuru bulunmadığını, bilirkişi raporlarındaki tayin edilen kaçınılmazlık oranının bir hayli düşük belirlendiğini, itirazları giderilmeden alınan hesap raporunun da kabulünün mümkün olmadığını, ayrıca davacının yer altı maden işinde çalıştığı gözetilerek emeklilik yaşının 50 olarak esas alınması gerekirken aksi yönde yapılan hesaplamanın hukuka aykırı olduğunu, ıslah ile talep edilen alacaklara karşı zamanaşımı itirazlarının olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
A) Taraf vekillerinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
B) Taraf vekillerinin maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir .
2.... ocaklarında 32 yıldan daha kısa süre çalışma halinde, öncelikle kaçınılmaz maluliyet oranı belirlenmelidir. Bu belirleme çalışılan yıl sayısı / 32 x yıl ortalaması formülü ile yapılmalıdır. Sigortalının 18 yaşından sonra çalışmaya başlaması halinde ise; 32 yıldan, geç başladığı her 3 yıl için 1 yıl indirilerek kaçınılmaz maluliyet kısmı belirlenmelidir (artık yaşlar için de orantılama yoluyla indirime gidilmelidir).
Hükme esas alınan kusur raporunda maddi hata ile kaçınılmaz maluliyet oranı %3.56 olarak esas alınarak buna göre hesaplama yapılmışsa da, 32 yıl formülüne göre hesaplandığında sigortalının kaçınılmaz maluliyet oranının %4.75 olduğunun ve meslek hastalığının meydana gelmesinde %29.69 oranında kaçınılmazlık bulunduğu, davalı işverenin %70.31 oranında kusurlu olduğunun, davalı işvereninin %70.31 kusuruna kaçınılmazlığın %60'ı olan %17.81 oranı eklendiğinde davalı işverenin kusur oranının %88.12 olduğunun dosya kapsamından anlaşılmasına göre mahkemece verilen karar bu yönden isabetsiz bulunmuştur.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı ve davalı vekillerinin manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3.Taraf vekillerinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağı yönünden temyiz istemlerinin incelenmesinde; davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle, davalı vekilinin maddi tazminat alacağına yönelik temyiz istemi yönünden;
A.İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçe kısmında yer alan; " sözkonusu raporda; meslek hastalığının meydana gelmesinde %22,15 oranında kaçınılmazlık bulunduğu, davalı işverenin %77,85 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir. Davalı işvereninin %77,85 kusuruna %22,15 kaçınılmazlığın %60'ı olan %13,29 oranı eklendiğinde davalı işverenin davacının hesaplanacak maddi zararından %91,14 oranında sorumlu olduğu"...ifadesinin hükümden çıkarılarak yerine " sözkonusu raporda; meslek hastalığının meydana gelmesinde %29.69 oranında kaçınılmazlık bulunduğu, davalı işverenin %70.31 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir. Davalı işvereninin %70.31 kusuruna %29.69 kaçınılmazlığın %60'ı olan %17.81 oranı eklendiğinde davalı işverenin davacının hesaplanacak maddi zararından %88.12 oranında sorumlu olduğu"...ifadesinin yazılmasına,
B. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının tamamen silinerek yerine geçmek üzere;
"Davanın kısmen kabulüne,
1-534.813,16 TL maddi ve 85.000,00 TL manevi tazminatın meslek hastalığının başlangıç tarihi olan 22.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat yönünden fazlaya ilişkin talebinin reddine,
2-Alınması gerekli 42.339,43 TL harçtan peşin ıslah harcı olarak yatırılan 2.530,25 TL'nin mahsubu ile bakiye 39.809,18 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafın peşin ve ıslah suretiyle yatırdığı 2.530,25 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Hüküm altına alınan maddi tazminat kısmı için Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 80.873,82 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Hüküm altına alınan manevi tazminat kısmı için Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aynı tarife gereğince reddedilen kısım üzerinden 15.000,00 TL vekalet ücretinin de davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 2.530,45 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre taktiren 2.150,88 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısımlarının karar kesinleştiğinde ilgili taraflara iadesine, dair, taraf vekillerinin yüzünde, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde başvurulacak istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.22.12.2023 " ibarelerinin yazılması suretiyle kararın
DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.