MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/1192 E., 2023/324 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 19. İş Mahkemesi
SAYISI: 2018/277 E., 2021/6 K.
Taraflar arasındaki Basın İş Kanunu kapsamında çalışmasının tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının hali hazırda Basın İş Kanunu kapsamında çalışmakta olup, gazeteci olduğu, davalı işveren şirketlerde "sayfa sekreteri" görevi ile sigortalı olarak, 1475/4857 sayılı Kanun kapsamında belirsiz süreli hizmet akdiyle 01.04.1996 tarihinden 29.02.2000 tarihine kadar ve 31.05.2001 ile 23.10.2001 tarihleri arasında 672995 işveren sicil no.lu 1 Numara Hearst Yayıncılık A.Ş. nezdinde, 1475/4857 sayılı İş Kanunu tabi olarak, 01.03.2000 tarihinden 08.01.2001 tarihine kadar 1054141 no.lu Binyıl Yayıncılık ve Tanıtım Ticaret A.Ş nezdinde, 1475/4857 sayılı İş
Kanunu tabi olarak, 20.09.2002 tarihinden 24.04.2008 tarihine kadar 1072210 no.lu Merkez Gazete Dergi Basım Yay. San. ve Tic. A.Ş nezdinde, 1475/4857 sayılı İş Kanunu tabi olarak çalıştırıldığı, davacı sayfa sekreteri olup işi kendisine gelen haberleri redakte etmek, gelen haberleri ve haberde kullanılacak görsel malzemeyi seçmek, gelen haberin yayınlanacağı sayfayı belirlemek, sayfa düzenlemesi ve tasarımı yapmak, haberi dil bilgisi kuralları ve haber yazım tekniklerine göre düzeltmek, düzenlenen sayfaları kontrol etmek ve sayfayı ani gelişen dünya ve Türkiye'deki olaylara göre yeniden düzenlemek şeklindeki görevleri yerine getirdiği, ancak davacının işverenler yanındaki çalışma yaşamında 5953 sayılı Kanun kapsamında olmasına karşın, işverenlerin davacının o günkü 1475 sayılı İş Kanunu ve bugün yürürlükte olan 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında çalıştırdıkları, bilindiği üzere 5953 sayılı Kanun hükümlerinin Türkiye'de yayınlanan gazete ve mevkutelerle haber ve fotoğraf ajanslarında her türlü fikir ve sanat işlerinde çalışan ve İş Kanunu'ndaki "işçi" tarifi şümulü haricinde kalan kimselerle bunların işverenleri hakkında uygulandığı, bu tanıma göre davacının 5953 sayılı Kanun kapsamında bulunduğu, Yargıtayın müstekar içtihatları gereğince de davacının 5953 sayılı –kısaca- Basın İş Kanunu tabi olduğu, davacı bu taleplerini Beşiktaş Sosyal Güvenlik Merkezine her davalı için ayrı ayrı yazılı olarak 15.02.2018 tarih ve 2172184, 2170759 ve 2173088 evrak numaraları ile ilettiği ancak bugüne kadar 5521 sayılı Kanun'un 7. maddesinde belirtilen yasal sürede davacıya olumlu veya olumsuz herhangi bir yanıt verilmediği iddiasıyla davacının sigortaya bildirimi yapıldığı tarihler arasındaki tüm dönemlerde öncelikle Basın İş Kanunu'na tabi olarak çalıştığının, 01.04.1996 tarihinden 29.02.2000 tarihine kadar ve 31.05.2001 ile 23.10.2001 tarihleri arasında 672995 işveren sicil no.lu 1 Numara Hearst Yayıncılık A.Ş nezdinde, 01.03.2000 tarihinden 08.01.2001 tarihine kadar 1054141 no.lu ...nezdinde, 20.09.2002 tarihinden 24.04.2008 tarihine kadar 1072210 no.lu Merkez Gazete Dergi Basım Yay. San. ve Tic. A.Ş nezdinde, 5953 sayılı Basın İş Kanunu kapsamında çalıştığının ve primlerinin buna göre ödenmesi (2a-3a) gerektiğine ve kısaca davacı çalışmalarının 506 sayılı Kanun'un Ek 5 maddesi kapsamında kalan itibari hizmet olarak kabul edilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum tarafından yapılan işlemlerde kanun ve yasalara aykırı bir işlem bulunmadığı, Kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı şirketler vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 1 Numara ... Yayıncılık A.Ş.’deki çalışması sona erdikten yaklaşık 17 yıl, ... Yayıncılık A.Ş.’deki çalışması sona erdikten yaklaşık 17 yıl ve Merkez Gazete A.Ş.’deki çalışması sona erdikten yaklaşık 10 yıl sonra istemde bulunduğu ve işbu davayı açtığı, bu türden davaların açılabilmesi için 5 yıllık zaman aşımı öngörüldüğü ve bu sürenin, yasada öngörülen zamanaşımı süresini 2 kat aştığı, bu nedenle davanın öncelikli olarak zaman aşımına uğradığından bahisle reddine karar verilmesi gerektiği, davacının huzurdaki davaya konu döneme ilişkin itibari hizmet süresinin tespit edilmesi halinde, bu sürenin fiili döneme gün sayısında söz konusu olmayacağından davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı, dava dilekçesinde davacının “Sayfa Sekreteri” olduğundan bahisle 5953 sayılı Basın-İş Kanunu kapsamında sigortalanması gerektiğinden bahsedilmiş olsa da işbu kanunun 1.maddesinde “... haber ve fotoğraf ajanslarında her türlü fikir ve sanat işlerinde çalışan kimseler...” hakkında uygulanacağı hükme bağlandığından, davacının bu kanun kapsamında olması gerekliliği düşünülemeyeceği, davacının talep ettiği itibari hizmetten yararlanabilmesi için gereken koşullar gerçekleşmediği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; davacı tarafça davacının sayfa sekreteri olarak görev yaptığı, bu nedenle 506 sayılı Kanun'un Ek 5. maddesi kapsamında çalışma sürelerinin itibari hizmet olarak kabulü gerektiğinin iddia olunduğu, dinlenen tanıklar davacının gazetede sayfa tasarım işini yaptığının, sayfa sekreteri olarak görev yaptığını yazıların yayınlanacağı sayfaların şeklen tasarımının sayfa sekreterleri tarafından yapıldığını ifade ettiği, davacının bu kapsamda sayfa sekreteri olarak çalıştığı,
uyuşmazlık yapılan iş itibari ile davacının prim ödemelerinin gazetecilik işi kapsamında yapılıp yapılmayacağı hususundan kaynaklandığı, 5953 sayılı Kanun'da gazeteci olarak çalışanlarla ilgili tanımlama yapıldığı, burada fikir ve sanat işinde çalışma ölçütünün gazetecilik mesleğinin yerine getirilmesine dair ve doğrudan doğruya ilgili alanlarda çalışmayı ifade edeceği hususu düzenlendiği, sayfa sekreteri unvanlı olarak yapılan çalışmanın gazetecilik mesleği ile doğrudan ilişkili şekilde haberleri redakte etmek, gelen haberlere uygun görsel malzemeyi seçmek, gelen haberin yayınlanacağı sayfayı belirlemek, sayfa düzenlenmesi ve tasarımı yapmak şeklinde görevler ihtiva ettiği, bu kapsam da sayfa sekreterinin 5953 sayılı Kanun kapsamında çalıştığı gerektiği kabulüne varıldığı, davalı şirketlerin basın yayın alanında faaliyette bulundukları faaliyet adreslerinin Büyükdere Caddesi ... Han No:121/6 Esentepe olduğu, ortaklık ve yönetim yapılarının aynı olduğu anlaşıldığından davacı tarafça aralarından organik bağ bulunan şirketlere karşı birlikte dava açılması olaya uygun görüldüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının ... sigorta sicil numaralı iş yeri bünyesinde geçen 01.04.1996 - 29.02.2000 ve 31.05.2001 - 23.10.2001 tarihleri arasına ilişkin 1554 gün sigortalılığının, 1054141.34.02 sicil numaralı iş yeri bünyesinde geçen 01.03.2000 - 08.01.2001 tarihleri arasına ilişkin 308 gün sigortalılığının 1072210.34.03 sicil numaralı iş yeri bünyesinde geçen 20.09.2002 - 24.04.2008 tarihleri arasına ilişkin 2015 gün sigortalılığının Basın İş Kanunu kapsamında sayılması gerektiğinin ve toplam 3877 gün sigortalılık dolayısıyla 970 gün itibari hizmet süresinin kuruma bildirilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı işverenler vekili temyiz dilekçesinde özetle; cevap ve istinaf dilekçesini tekrarla zamanaşımı söz konusu olduğu, hukuki yararın bulunmadığı, sigortalılık şartlarının oluşmadığı ve bilirkişi raporunun yetersiz olduğu, davanın ispat edilemediği, eksik araştırma ile karar verildiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrarla düşünsel veya sanatsal bir faaliyette bulunmayıp, gazete, dergi veya haber ajansının idari, ticari ya da teknik işlerini yürütenler (…) sekreterler, daktilolar, gazetenin basımı ve dağıtımı işinde çalışanlar, iş akdiyle çalışmalarına karşın Basın İş Kanunu’nun uygulama alanı dışında olduğunu, sayfa tasarımcısı veya sayfa sekreteri olarak görev yapan davacının, gazete içindeki görevi gazetecilik mesleği kapsamına değil, “teknik sorumlu” kapsamına girdiği, dolayısıyla mesleği Basın İş Kanunu kapsamında ele alınmaması gerektiğini, buna aykırı düzenlenen bilirkişi raporunun denetlenebilir olmadığını, davacı tanığı ... ve ..., davacının görev yaptığı dönemde sarı basın kartı bulunmadığını beyanlarında açık bir biçimde ifade ettiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Basın İş Kanunu kapsamındaki çalışmanın tespitine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgili davalılara ayrı ayrı yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.