MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/1174 E., 2024/1293 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Antalya 1. İş Mahkemesi
SAYISI: 2020/573 E., 2023/237 K.
Taraflar arasındaki asıl davada ölüm aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile yersiz aylıklar nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve birleşen davada yersiz ödemelerin tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamı davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın asıl davanın davacısı / birleşen davanın davalısı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, asıl davanın davacısı / birleşen davanın davalısı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının eski eşi ...'den 22.11.2001 tarihinde boşandığı, boşanmadan sonra ev hanımı olarak çocukları ile birlikte yaşadığı, ölen annesinden hak sahibi olduğu ölüm aylığını alarak hayatını idam ettirdiği, ayrıca boşandığı eşin ödediği nafakalar ile de geçimini ikame ettirdiği ancak davacının Ağustos ayında maaşının yatmaması ve ilaç almak için eczanede SGK güvencesi olmadığını görünce bu durumu Antalya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne danıştığı, kendisine boşanmış olduğu eski eşi ile birlikte yaşadığı iddiasıyla maaşının kesildiği hakkında sözlü olarak bilgi verildiği ancak bu yönde ne zaman ve nasıl bir karar alındığı hakkında bilgi verilmediği, davacının Kuruma 04.09.2020 tarihinde başvuru yaptığı ancak 2 aydan fazla süre geçmesine rağmen bu başvurusuna bir cevap verilmediği, cevap beklerken davacıya bir de borç ödeme yazısı gönderildiği, boşanma kararından sonra eski eş ..., davacıdan ve çocuklarından ayrıldığı ve uzun yıllar ... Mah. Turizm Cad. ... İşhanı A Blok No 1 de ikamet ettiği, şu an ikamet adresi neresi bilmedikleri, dava dışı eski eşin ikametgahının dışında nerede oy kullandığı ve nerelerde çalıştığının da sorgulanmasını talep ettikleri, davacının eski eşinden muvazaalı olarak boşandığının tamamen davalı Kurumun iddiası olduğu, bu konuda ispat yükünün de davalıda olduğu, ayrıca iptali istenilen davalı Kurum işleminin hangi gerekçeyle, hangi delillerle ve nasıl bir tahkikat sonucu ortaya çıktığının da belli olmadığı iddiasıyla haksız ve hukuka aykırı şekilde muvazaalı boşanma iddiasıyla davacının ölüm aylığının iptal edilmesine dair davalı Kurum işleminin iptaline ve davacının muvazaalı boşanma yapmadığının ve davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2.Birleşen davada Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; Kurumdan ... ... dolayısıyla aylık alan davalının ayrıldığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığının 01.06.2020 tarih ve 2020/30 sayılı denetmen raporu ile tespit edildiği, bu nedenle aylığın kesildiği, ayrıca davalıya 08.06.2018 - 20.07.2020 tarihleri arasında yersiz olarak 3.000,00 TL bayram ikramiyesi ödendiği, davalıya borç bildirim belgesi gönderildiği ancak ödeme yapmadığı, bu nedenle Antalya Genel İcra Dairesinin 2021/201193 sayılı dosyası ile icra takibine geçildiği ancak davalının icra dosyasına itirazda bulunduğu ve takibi durduğu iddiasıyla davalının Antalya Genel İcra Dairesinin 2021/201193 sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, ayrıca davalı aleyhine % 20 oranından aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ayrıldığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığının 01.06.2020 tarih ve 2020/30 sayılı denetmen raporu ile tespit edildiği, bu nedenle aylığın kesildiği, Kurum işlemlerinin yerinde ve hukuka uygun olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; her ne kadar davacı tarafından boşandığı eşi ... isimli şahıs ile boşandıktan sonra birlikte yaşamadığı iddia edilerek ölüm aylığının iptaline ilişkin kurum işleminin iptali ve davacının kuruma borçlu olmadığının tespiti talep edilmiş ve her ne kadar dinlenen bir kısım tanıklar davacının boşandıktan sonra eşi ile birlikte yaşamadığını, çocuklarını görmek için 10-15 günde bir geldiğini ifade etmişler ise de davacının boşandıktan sonraki bir tarih olan 13.12.2003 doğumlu olup, 04.10.2007 tarihinde nüfusa tescil edilen baba adı ... olan bir kız çocuğunun dünyaya geldiği (ki davacı tarafça çocuğun babasının eski eş ... olmadığına dair bir iddia da bulunulmamıştır), davacının boşandığı eşi ...'in yakını sıfatı ile 19.09.2017 tarihinde ...'e reçete edilen ilaçları aldığı hususları ile her ne kadar ...'in ağabeyi ...'in ... Mah. Turizm Cad. 5A/1 Kemer Antalya adresinde asma katlı olan iş yerinin üst katında bulunan bir oda ve mutfak olan yerde ikamet ettiği ve bujiteri dükkanı olduğu ifade edilmiş ise de ...'in sicil kaydında adına kayıtlı böyle bir iş yerinin bulunmadığı, ayrıca tanıklar ..., ... ve ... 'un beyanlarından ...'in ... Mah. Turizm Cad. 5A/1 Kemer Antalya adresinde tanınmadığı, adresin otel veya ikamet amaçlı kullanılmadığı, ...'in 10.04.2008 tarihinden itibaren resmi olarak bildirdiği ... Mah. Turizm Cad. 5A/1 Kemer Antalya adresinde hiç oy kullanmadığı hususları, tanık ...'ın davacının eşi olduğunu düşündüğü beyin kullandığı ... marka bir araç ile geldiği beyanlarına göre ... marka aracın davacının adına tescilli olduğu, ihbar dilekçesindeki iddiaların ciddiyeti ve yargılama sırasında dinlenen tanık beyanları, nüfus kayıtları ve araştırmaların ihbar dilekçesindeki bu iddiaları teyit ettiği hususu bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının boşandığı eşi ... ile boşandıktan sonra fiilen birlikte yaşadığı gerekçesiyle asıl dava olan 2020/573 Esas sayılı davanın reddine, birleşen Mahkememizin 2022/533 Esas, 2022/508 Karar sayılı davanın kabulü ile davalının Antalya Genel İcra Dairesinin 2021/201193 sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davanın davacısı / birleşen davanın davalısı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Asıl davanın davacısı / birleşen davanın davalısı vekili temyiz dilekçesinde özetle; lehe tanık beyanlarının nazara alınmadığı, davacı ile eski eşinin 2001 yılında boşandığı, ancak o süreçte aile büyükleri sürekli tarafları bir araya getirmek istediği, tarafların da tekrar bir araya gelmeyi kısa bir süre denediği, bu süreçte 2003 yılında diğer çocukları plansız bir şekilde olduğu, davacı ile eski eşi ancak birlikte yaşamak için yine anlaşamadığı, zira eski eşin düzensiz bir hayata sahip olduğu, davacının bu durumun düzelmeyeceğine son kez kanaat getirdiği ve bir daha bir araya gelmediği, bu süreçte olan çocuğu da tüm ısrarlarıyla doğduktan 4 yıl sonra eski eş nüfusta tanıdığı, bunun aleyhe değerlendirilemeyeceği, eski eşin kayıt dışında çalıştığına ilişkin kayda ulaştıkları ve ibraz ettikleri, Kurum iddialarının ispat edilemediği, eksik araştırma ile karar verildiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl davada boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı gerekçesiyle ölüm aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile borçlu olmadığının tespitine, birleşen davada yersiz ödemeler nedeniyle oluşan Kurum zararının tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.