MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi
EK KARAR TARİHİ : 06.01.2021
SAYISI : 2024/328 E., 2024/2764 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Anadolu 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/733 E., 2023/596 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili, davalılar .... ...., ... .... ...., ... ... ...., .... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili, davacıların murisinin 22.09.2013 tarihli iş kazasında vefatı nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ..... vekili cevap dilekçesinde özetle; olayın trafik kazası olarak kabul edilemeyeceği, oluşan zarar davalı Şirket tarafından düzenlenmiş bulunan zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi teminatı içerisinde değerlendirilemeyeceği için davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... ve davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müteveffanın ölümüne sebep olan kazada davalı şirketlerin sorumluluğunun bulunmadığı, davalı şirketlerin ... Büyükşehir Belediyesi ile imzalanan "... Geneli Asfalt Kaplama Yapılması "işine ilişkin sözleşmeyi ... ... & ... ... adi ortalığı olarak birlikte yapımını üstlenerek aldığı ve işin tamamını sözleşme ile dava dışı ... .... .... firmasına devrettiği, bu şirketin ise işin yapımını .... ... ve .... .... firmasına verdiği, davalı firmalara kusur yüklenmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin müteselsil sorumluluğunun poliçe ilimitiyle sınırlı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
... .... .... vekili cevap dilekçesinde özetle; ... işçinin trafikçi olarak çalıştığını, davalı iş yerinde 6331 sayılı Kanun'la ve diğer mevzuatla işverenlere yüklenen bütün sorumlulukların esiksiz olarak yerine getirildiği belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ... ile yol işinde olay gecesi birlikte çalıştıklarını, ...'in iş arkadaşları olduğunu, meydana gelen kazanın işin yapımı sırasında iş sahasında trafiğe kapalı alanda gece saatlerinde meydana geldiğini, iş sahasında işverence iş kazalarının oluşmaması için alınmış hiçbir önlem bulunmadığı, yeterli aydınlatmanın bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; işin anahtar teslim ihale usulüyle verildiğini, ihale makamı olan ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının işveren niteliği bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
"A)Asıl davada; davanın kısmen kabulü ile (Mahkememizin birleşen 2013/919 Esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla)
1-... .... yönünden taleplerden ıslah dilekçesi ile vazgeçilmiş olduğundan feragat nedeniyle reddine,
2-... Büyükşehir Belediye Başkanlığının kazada kusuru bulunmadığından ve hukuki illiyet bağı kesildiğinden, bu davalı yönünden husumet nedeniyle davanın reddine, diğer davalılar yönünden;
3-Maddi tazminat yönünden
a)Davacı eş ... için hesaplanan 382,414,20 TL (usuli kazanılmış hak gözetilerek) destekten yoksun kalma tazminatının, kaza tarihi olan 22.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ... ve .... ...., ... ... ...., ... ...., davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
b)Davacı çocuk ... için hesaplanan 66.355,74-TL (usuli kazanılmış hak gözetilerek) destekten yoksun kalma tazminatının, 22.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ... ve .... ...., ... ... ..., ... ...., davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Cenaze giderleri yönünden davacı eş için takdiren 1.000,00 TL cenaze defin giderinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ... ve .... ..., ... ... ...., ... ...., davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Manevi tazminat yönünden davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davacı anne ... için 120.000,00 TL davacı çocuk ... için 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22.09.2013 tarihinden itibaren birlikte davalılar ... ... ve .... ...., ... ... ...., ... ..., davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine,
B)Davacının birleşen davada (... Anadolu 15. İş Mahkemesinin 2013/1912 E.) talebinin kısmen kabulü ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile
1-Maddi tazminat yönünden; davacı eş ... için hesaplanan 382,414,20 TL (usuli kazanılmış hak gözetilerek) destekten yoksun kalma tazminatının, kaza tarihi olan 22.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ile (.... yönünden poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla dava tarihi olan 04.11.2013 itibaren) yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Davacı çocuk ... için hesaplanan 66.355,74-TL (usuli kazanılmış hak gözetilerek) destekten yoksun kalma tazminatının, kaza tarihinden 22.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar davalılar ... ile (.... yönünden poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla dava tarihi olan 04.11.2013 itibaren) yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Cenaze gideri yönünden; davacı eş için takdiren 1.000,00 TL cenaze def'in giderinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar davalılar ... ile (.... yönünden poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla dava tarihi olan 04.11.2013 itibaren) yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3)Manevi tazminat yönünden; davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davacı anne ... için 120.000,00 TL davacı çocuk ... için 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22.09.2013 tarihinden itibaren davalılar ... ile (.... yönünden poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla dava tarihi olan 04.11.2013 itibaren) yasal ile müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalılar .... ...., ... ......., .... ... ...., .... vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,
Davalı .... .... .... vekilinin istinaf başvurusunun reddine,
Davalı ... .... vekilinin istinaf başvurusunun reddine,
Davalı ..... vekilinin istinaf başvurusunun reddine,
Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1,b-2. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne,
Asıl davada; davanın kısmen kabulü ile (Birleşen 2013/919 Esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla)
... .... yönünden taleplerden ıslah dilekçesi ile vazgeçilmiş olduğundan feragat nedeniyle reddine,
... Büyükşehir Belediye Başkanlığının kazada kusuru bulunmadığından ve hukuki illiyet bağı kesildiğinden, bu davalı yönünden husumet nedeniyle davanın reddine,
Diğer davalılar yönünden; maddi tazminat yönünden davacı eş ... için hesaplanan 382.414,20 TL (usuli kazanılmış hak gözetilerek) destekten yoksun kalma tazminatının, kaza tarihi olan 22.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ... ve .... ...., ... ... ..., ... ...., davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Davacı çocuk ... için hesaplanan 66.355,74-TL (usuli kazanaılmış hak gözetilerek) destekten yoksun kalma tazminatının, kaza tarihinden 22.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ... ve .... ...., ... ... ..., ... ...., davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Cenaze gideri yönünden davacı eş için için takdiren 1.000,00 TL cenaze defin giderinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ... Ve .... ...., ... ... ...., ... ...., davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Manevi tazminat yönünden, davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davacı anne ... için 120.000,00 TL davacı çocuk ... için 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22.09.2013 tarihinden itibaren birlikte davalılar ... ... ve .... ...., ... ... ...., ... ...., davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine,
Davalı ..... yönünden davadan feragat edildiğinden vekalet ücreti hususunda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
Davacının birleşen davada (... Anadolu 15. İş Mahkemesinin 2013/1912 E.) talebinin kısmen kabulü ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile maddi tazminat yönünden davacı eş ... için hesaplanan 382,414,20 TL (usuli kazanaılmış hak gözetilerek) destekten yoksun kalma tazminatının, kaza tarihi olan 22.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ile (.... yönünden 250.000,00 TL poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla dava tarihi olan 04.11.2013 itibaren) yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Davacı çocuk ... için hesaplanan 66.355,74-TL (usuli kazanaılmış hak gözetilerek) destekten yoksun kalma tazminatının, kaza tarihinden 22.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar davalılar ... ile (.... yönünden 250.000,00 TL poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla dava tarihi olan 04.11.2013 itibaren) yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Cenaze giderleri yönünden davacı eş için için takdiren 1.000,00 TL cenaze defin giderinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar davalılar ... ile (.... yönünden 250.000,00 TL poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla dava tarihi olan 04.11.2013 itibaren) yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Manevi tazminat yönünden davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davacı anne ... için 120.000,00 TL davacı çocuk ... için 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22.09.2013 tarihinden itibaren davalı ... ... dava tarihi olan 04.11.2013 itibaren yasal ile alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili, asgari ücretin kamu düzeninden olması sebebiyle usuli müktesep hakkın istisnası olduğu, tarafların bir isteği olmasa dahi, hakimin, hüküm gününe kadar yürürlüğe giren tüm asgari ücretler üzerinden tazminat hesaplatması gerektiği, hesap raporuna karşı istinaf kanun yoluna gidilmemiş olduğu gerekçesiyle usuli kazanılmış hak doğduğu yönünde hatalı bir tespit yapıldığı, olayın hem iş kazası hem trafik kazası niteliğinde olup mevzuat doğrultusunda sorumlu kişilere husumet yöneltilmişse de davalı ... Belediyesi yönünden davanın reddine karar verilmesinin uygun olmadığı, davalı ... Başkanlığının E-5 asfalt kaplama işinin asıl işvereni olarak tüm zarar kalemleri bakımından diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, asfalt işinin asıl işvereni olduğunu, projenin tamamlanması için diğer davalılara işi ihale ettiğini, ancak sevk ve idaresinin kendi kontrolü altında olduğunu, davalı ... Belediyesi'nin asıl işveren olarak sorumluluğuna gidilmesi gerekirken illiyet bağının bulunmadığı tespitinin yerinde olmadığı, müteveffanın ölüm şekli ve kusur durumuna göre hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlarının düşük olduğu, davacı eş yönünden evlilik indirimi yapılmasının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı ... .... ve ... ... .... vekili; müvekkil şirketlerin, ... Büyükşehir Belediyesi Makine İkmal Müdürlüğü ile imzalanan "... Geneli Asfalt Kaplama Yapılması" işine ilişkin sözleşmeyi, ... ... & ... ... adi ortaklığı olarak birlikte yapımını üstelenerek aldığını ve işin tamamını, 15.04.2013 tarihli sözleşme ile dava dışı "... .... ..." firmasına devrettiğini, ... Şirketinin ise anılan işin yapımını, 30.04.2013 tarihli taşeron sözleşmesi ile diğer davalı ".... .... ve .... ...." firmasına verdiğini, kazanın da sözleşme ile işin tüm sorumluluğunu üstlenen .... ... ve .... ....'nin işi yürüttüğü sırada meydana geldiğini, müvekkil şirketlerin yol yapım işini asıl işten tamamen bağımsız şekilde dava dışı ... devrettiğini, diğer davalı ... ile müvekkil şirketin içerisinde bulunduğu iş ortaklığı arasında 4857 sayılı Kanun'un 2/6.md.si gereği bir alt işveren- üst işveren ilişkisi bulunmadığını, kazanın oluş biçimi nazara alındığında kazazede işçi ve üçüncü kişi konumunda bulunan ... ...'nın kendi dikkatsizliği ve işini ihmali ile kazada asli kusurlu olduğu halde bunlara izafe edilen kusur oranları da oldukça düşük ve hatalı olduğu, aynı olaya ilişkin ... 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/485 Esas sayılı dosyasıyla görülen ceza davasında, müvekkili şirketin şantiye şefinin beraat kararı aldığını, kaza olayına ilişkin olarak açılan davalarda alınan raporlar ile hükme esas alınan bilirkişi raporu arasındaki çelişkilerin giderilmediği, müteveffanın eşi için evlenme olasılığının oldukça düşük hesaplandığını, davacı tarafından ileri sürülen tüm taleplerin zamanaşımına uğradığı, fahiş oranda manevi tazminata hükmedildiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
Davalı ... .... .... vekili, davacıların istinaf kaldırma kararı öncesi alınan hesap raporuna itiraz etmemiş olduğu gibi önceki kararı maddi tazminat yönünden istinaf da etmediği, kaldırılmasına karar verilen karardaki maddi tazminat tutarlarının davacılar açısından kesinleştiği, davalılar yararına oluşan usuli müktesep hak durumları gözetilmeden verilmiş olan hukuka aykırı istinaf mahkemesi kararının bozulması gerektiği, destekten yoksun kalma hesabı yapılırken hak sahibi olmasına rağmen dava açmayan kişilerin paylarının dikkate alınması ve hesaptan dışlanması gerektiği, takdir edilen manevi tazminat tutarlarının davacıların zenginleşmesine sebep olacak kadar fahiş olduğu, davacıların ikinci kez yapmış oldukları artırım talebine ve iddialarını genişletmelerine muvafakat etmediklerini, müvekkili şirkete atfedilen eylem ve kusur oranı hatalı olup kaza sebebiyle herhangi bir sorumluluğu olmadığı, tüm önlemlerin alındığını, davacıların ...'dan cenaze ve defin gideri olarak herhangi bir ödeme alıp almadıklarının araştırılmadığını belirtmiştir.
.... vekili, dava konusu olayın KTK anlamında karayolu kapsamında olmayan, kullanıma kapalı şantiye sahasında gerçekleşmiş olup bu olaydan dolayı meydana gelen zararların ... poliçesi kapsamına alınamayacağı, olaydan dolayı meydana gelen zararların sigorta teminatı içinde bulunduğu kabul edilerek müvekkili şirket yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, sigorta şirketinin aracın sürücüsü ...’nın kusuru olan %40 ile sınırlı olarak sorumlu tutulması gerektiğini,müşterek ve müteselsil sorumluluğun söz konusu olmayacağını, hükme esas alınan 02.06.2023 tarihli aktüer bilirkişi raporunda müteveffanın anne ve babasının destek payının dikkate alınmadığını belirterek temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
... Büyükşehir Belediyesi ile .... ... .... ve ... ... iş ortaklığı arasında asfalt kaplama yapılması işine ait 12.04.2013 tarihli sözleşme imzalandığı, ... ortaklığı ile ... ... .... arasında imzalanan sözleşmede müteahhidin idare ile imzaladığı ... geneli asfalt kaplama yapım işinin her türlü malzeme,işçilik ,gider ve kâr dahil taşeron tarafından yapılacağının belirtildiği, ... ... .... ile ... Şirketi arasında imzalanan 30.04.2013 tarihli sözleşmenin konusunun, müteahhitin ... Büyükşehir Belediyesi ile imzaladığı ... geneli asfalt kaplama yapılması işine ait sözleşmenin müteahhitin İdareye ve resmi kurumlara karşı olan tüm sorumluluğu ile taşerona devrine ilişkin olduğu, davacının kaza tarihinde ....... işçisi olduğu, kazanın, davalı ... ...’nın kullandığı ... .... adına tescilli sıcak asfalt yüklü kamyonla karayolu asfaltlama sahasında geri manevra ile giderken karanlık nedeniyle görmediği park halinde olan ... adına tescilli kamyonetin arkasında bulunan ve trafikçi olarak yol çalışması sırasında araçları yönlendirmekle görevli davacıların murisini ezmesi şeklinde gerçekleştiği anlaşılmaktadır.
... tarafından olayın iş kazası olduğunun kabul edildiği, raporda asıl işveren konumunda bulunan ... adi ortaklığı ile alt işveren konumunda bulunan ... ... .... birlikte %80 kusurlu olduğu, ...'nın gece karanlığında işçilerin çalıştığı sahaya tedbir almadan geri manevra ile girmesi nedeniyle %10 kusurlu olduğu, sigortalının yeterince dikkatli davranmayarak %10 kusurlu olduğunun değerlendirildiği, ... Anadolu 18. İş Mahkemesi 2015/471 Esas sayılı rücuan tazminat dava dosyasında, Mahkemece hükme esas alınan kusur raporunda kazanın meydana gelmesinde; ... İnş. adi ortaklığının ve .... .... ....nin %15 kusurlu olduğu, ... %15 kusurlu olduğu, ... %20 kusurlu olduğu, ...’nın %40 kusurlu olduğu, iş kazası sonucu vefat eden ... adlı işçinin %10, oranında kusurlu olduğunun kabulü ile karar verildiği görülmektedir.
... Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/27 Esas sayılı dosyasında kesinleşen ceza davasında alınan 26.02.2017 tarihli raporlarında olayın meydana gelmesinde sanık ...'nın asli kusurlu, asıl işveren ... adi ortaklığı ve alt işveren ... Maden Nakliyat Ticaret ... iş yerinde iş sağılığı ve güvenliği tedbirlerin alınması ve izlenmesinden sorumlu işveren vekillerinin ayrı ayrı tali kusurlu ve ... ...'in tali kusurlu olduğu kanaatinin bildirildiği görülmektedir.
Eldeki dosyada hükme esas alınan kusur raporunda; ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının ve ... kusurunun bulunmadığı, ...&... adi ortaklığının %15 kusurlu olduğu, dava dışı .... ....'nin %15, davalı ... ... %20, davalı ...'nın %40, ... ...'in %10, ... ...., ... ve ihbar olunan ... kazanın oluşmasında kusurlu olmadıkları ve poliçeleri kapsamında sorumlu oldukları kanaati bildirilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6 maddesi uyarınca, “Bir işverenden, iş yerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu iş yerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o iş yeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden ... yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.”
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 12. maddesinin son fıkrasında (5510 sayılı Kanun md. 12/6); alt işveren, bir işverenden, iş yerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği sigortalıları çalıştıran üçüncü kişi olarak tarif edilmiştir. Maddeye göre sigortalılar üçüncü kişiler aracılığıyla işe girmiş ve bunlarla sözleşme yapmış olsalar dahi, asıl işveren bu Kanunun işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı alt işveren ile birlikte sorumlu olacaktır.
4857 sayılı Kanun'un 2/6. maddesi ile işçilerin İş Kanunu, sözleşme ve toplu iş sözleşmesinden ... hakları, 5510 sayılı Kanun'un 12/6. maddesi ile de Kurumun alacakları ve işçinin ... hakkı daha geniş koruma-güvence altına alınmak istenmiştir. Aksi hâlde, 48 57... sayılı Kanun'dan kaynaklanan yükümlülüklerinden kaçmak isteyen işverenlerin işin bölüm veya eklentilerini muvazaalı bir biçimde başka kişilere vermek suretiyle yükümlülüklerinden kaçması mümkün olurdu (Y. HGK. 2021/(21)10-37 E, 2022/448 K).
Asıl-alt işveren ilişkisinde önemli olan asıl işverene ait "iş" kavramının hangi iş olduğudur. Asıl işverene ait olan ve alt işverenin yapacağı iş, asıl işverenin ürettiği mal ve hizmet süreci içinde veya tamamlayıcı olmalıdır.
Anahtar teslimi işten bahsedilmesi için; alt işverenin asıl işverenden aldığı işin, asıl işverenin sigortalı çalıştırdığı işe göre ayrı ve bağımsız bir nitelik taşıması, işyerindeki üretimle ilgisinin olmaması veya asıl işin tamamlayıcısı niteliğinde bulunmaması, verilen işin asıl iş yada yardımcı iş niteliğinde olmayıp, başkaca bağımsız bir iş olması gerekir. Görüldüğü gibi anahtar teslimi işte, işverenin asıl faaliyet alanı olan mal ve üretim alanı dışında bir yapım işi sözkonusudur.
Bir işverene ait iş yerindeki üretim sürecine, başka bir işverenin dahil olması durumunda alt işverenden söz edebilmek için aranan bağlantının tespitinde iş yerinde üretilen mal ya da hizmetin niteliğine bakılması gerekir. Asıl işverenden alınan iş, onun sigortalı çalıştırdığı işe göre ayrı ve bağımsız bir nitelik taşımaktaysa, işi alan kimse alt işveren değil, bağımsız işveren sayılacaktır. Bu noktada belirleyici yön; yapılan işin, diğerinin bütünleyici, yardımcı parçası olup olmadığıdır. İş yerindeki üretimle ilgili olmayan ve asıl işin tamamlayıcısı niteliğinde bulunmayan bir işin üstlenilmesi hâlinde, aracıdan söz etme olanağı kalmayacak, ortada iki bağımsız işveren bulunacaktır. Nitekim, Hukuk Genel Kurulunun 06.06.2012 tarihli 2012/21-135 E., 2012/-346 K., 18.11.2015 tarihli 2015/9-3132 E., 2015/2652 K. ve 2021/(21)10-37 E, 2022/448 K. sayılı kararlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir.
Sözleşme eki teknik şartnameler incelendiğinde de alt yüklenici çalıştırılmasının Belediye Başkanlığının onayına bırakıldığı, yüklenicinin İdare tarafından hazırlanan projeye göre uygulama yapmakla yükümlü olduğu, araçlarda idarenin tespit edeceği logonun bulunacağı, yüklenicinin kontrol teşkilatını idarenin istediği zaman çalışma mahalline götüreceği, çalışan işçilerin çalışma sırasında ... Büyükşehir Belediyesi Yol Bakım Onarım Müdürlüğü amblemli idarenin tespit ettiği vasıfta iş elbisesi giyeceği, imalata ait olarak idarenin her yol için her tür bilgiyi içeren ferzeleme, kaplama, başlama bitiş, ızgara yükseltme vs. içeren bilgi formu ile bilgilendirileceği ve bir sonraki haftaya ait çalışma programının idareye verileceği, işin tamamının alt yüklenicilere yaptırılamayacağı bu sözleşme ve teknik şartname düzenlemelerine göre Büyükşehir Belediyesinin denetiminin anahtar teslimi ile yapılan işin ötesine geçtiği, burada iki bağımsız işverenden sözedilemeyeceği, Belediye Başkanlığı'nın asıl işveren konumunda olduğu anlaşılmaktadır.
Bu açıklamalardan yola çıkılarak somut olayda, davalı ... Başkanlığının 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu kapsamında asıl işlerinden sayılan asfalt kaplama işini davacının işvereni olan adi ortaklığa vermesinin onu asıl işverenlik sıfatından ve bunun doğal neticesi olarak da sorumluluktan kurtaramayacağı gözden kaçırılıp belediyenin ihale makamı olduğu, bu nedenle kazanın meydana gelişinde bir kusuru bulunmadığı kabulünden hareketle davalı ... Belediyesi hakkındaki davanın reddine karar verilmiş olması hatalı olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş, rücuan tazminat dava dosyasının kesinleşip kesinleşmediğini araştırarak, o dosyada alınan tüm kusur raporlarını celp etmek, alanında uzman bilirkişilerden oluşan farklı bir bilirkişi kurulundan yukarıda açıklanan hususları, eldeki dosyada daha önceden alınan kusur raporları ile rücuan tazminat ve ceza dava dosyasında alınan kusur raporlarını irdeleyip mevcut çelişkileri gideren rapor almak, yeniden hesap raporu alınmasının gerekmesi halinde 15.01.2019 tarihli hesap raporunun bilinen (iskontosuz), bilinmeyen (iskontolu) dönemlerin başlangıç ve bitiş tarihlerinin değiştirilmemesi gerektiğini dikkate almak ve usuli kazanılmış hakları da gözeterek çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme ve yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin davalılar .... ... ...., .... ...., .... vekillerinin kusur yönünden temyiz itirazları kabul edilmeli ve bu aşamada bozma sebebine göre temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililerine iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.