MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
SAYISI: 2019/305 E., 2020/59 K.
Taraflar arasında Mahkemesinde görülen Kurum işleminin iptali-itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı asıl dava davalısı - birleşen dava davacısı Kurum vekili tarafından tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; ölüm aylığının kesilmesi yönündeki Kurum işleminin iptali ile aylığın yeniden bağlanması gerektiğinin tespiti, birleşen dava ise yersiz aylıkların tahsili amacıyla yapılan icra takibinde, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece, davacı ile eski eşinin boşandıktan sonra birlikte yaşamadıkları anlaşıldığından davalı Kurum işleminin yerinde olmadığı ve iptal edilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl dava davalısı - birleşen dava davacısı Kurum vekilince temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Daire kararı ile 13.03.2014 tarihli kararda Nüfus Müdürlüklerinden davacı ile boşandığı eşinin uyuşmazlık konusu döneme ilişkin adres hareketlerinin tarihleriyle birlikte istenilerek kayıtlı yerleşim yerlerinin saptanması, MEDULA sisteminden gerekli adres araştırmalarının yapılması, ilgililerin elektrik, su ve telefon aboneliklerinin hangi adreste kimin adına tesis edildiğinin saptanması, uyuşmazlık konusu döneme ilişkin seçmen bilgi kayıtlarının getirtilmesi, boşanan eşlerin kayıtlı oldukları bölgeler yönünden geniş kapsamlı ve uyuşmazlık konusu dönemi aydınlatmaya yönelik Emniyet Müdürlüğü/Jandarma Komutanlığı araştırmasının yapılması, davacının ... Mah. ... İşcan Cad. No:9/ ... İzmir adresinde boşandığı eşiyle birlikte kiracı olarak kaldığı ve apartman aidatlarının da davacının boşandığı eşi tarafından ödendiği iddiası bakımından kira sözleşmesi olup olmadığı, var ise, bu kira sözleşmesinin kim tarafından imzalandığı, kira bedellerinin ve apartman aidatlarının kim tarafından nasıl ödendiğinin araştırılması, apartman karar defterinin getirtilmesi, uyuşmazlık konusu dönemde boşanan eşlerin kayıtlı oldukları yerde görev yapmış/yapmakta olan muhtar ve azalarından istem hakkında düşünce edinmeye yetecek kadarının tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulması, Sosyal Güvenlik Kontrol Memurluğu görevlilerince gerçekleştirilen soruşturmada 04.05.2011 tarihinde ifadeleri alınan apartman komşusu ... ile apartman yöneticisi ...'ın ifade tutanaklarının içeriklerinin dikkate alınması, böylelikle “boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama” olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin toplanan kanıtlar ışığı altında değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.
B. BOZMA SONRASI MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesince bozma kararına uyularak yapılan yargılamada tanık beyanları nazara alındığında davacı ile eski eşinin boşandıktan sonra birlikte yaşamamış olduklarının anlaşıldığı, davalı Kurum işleminin yerinde olmadığı ve iptal edilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.
Mahkemece önceki gerekçeler tekrar edilmek suretiyle direnme kararı verilmiştir.
Direnme kararı asıl dava davalısı birleşen dava davacısı ... vekilince temyiz edilmiştir.
C. HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu 12.02.2019 tarihli, 2016/10-2342 Esas, 2019/135 Karar sayılı kararı ile bu ilkeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde, Sosyal Güvenlik Kontrol Memurluğu görevlilerince gerçekleştirilen soruşturmada ifadesine başvurulan apartman yöneticisi ... ile apartman komşusu ...'nin ...’un boşandıktan sonra eski eşiyle fiilen birlikte yaşamaya devam ettiğine yönelik imzalı beyanları, davacının ikâmetgah adresinde 15.04.2011, 06.05.2011 ve 06.01.2012 tarihli apartman toplantısı hazirun cetvellerinde boşanılan eşin isim ve imzalarının bulunması, bahse konu dairenin 2010-2012 Ocak tarihleri arasındaki döneme ait apartman aidatı makbuzlarının boşanılan eş adına düzenlenmiş olması göz önünde bulundurulduğunda davalıların boşanma sonrasında fiilen birlikte yaşadıkları açıkça anlaşıldığından direnme kararı bozulmasına karar vererek dosya kararı veren Mahkemesine gönderilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Kararı
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden sübut bulmayan davanın reddine, birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulü ile davalının İzmir 27. İcra Müdürlüğünün 2012/11249 sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 11.752,11 TL yersiz ödeme, 2045,23 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 13.797,34 TL üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak sureti ile takibin devamına, fazla talebin reddine, alacağın likit olmayıp varlığının yargılamayı gerektirmesi sebebi ile davacının icra-inkar tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl dava davalısı - birleşen dava davacısı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl dava davalısı - birleşen dava davacısı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl dava Kurum işleminin iptali, birleşen dava itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesinin atfı ile 1086 sayılı Kanun'un 428 ve 439. maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 56. ve 59. maddesi ile İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin ikinci fıkrası hükümleridir
3. Değerlendirme
1. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinin ikinci fıkrasında “Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; ... diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre ... hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminatla mahkûm edilir” hükmü öngörülmüştür. Buna göre, itirazın iptali davalarında tarafların talebi halinde icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, kanuni gerektirici sebepler ile temyiz nedenlerine göre,asıl dava davalısı - birleşen dava davacısı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Davalı vekilinin diğer hükümlere yönelik temyiz itirazları açısından, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının hükmün B-) numaralı bendinde yer alan 'alacağın likit olmayıp varlığının yargılamayı gerektirmesi sebebi ile davacının icra-inkar tazminat isteminin reddine' cümlesinin silinerek yerine, “icra inkar tazminat talebinin kabulü ile itirazın iptali nedeniyle İ.İ.K.’nın 67/2 maddesi gereğince hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkâr tazminatının birleşen dava davalısından alınarak birleşen dava davacısı Kuruma verilmesine,” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.