MAHKEMESİ : ...Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1692 E., 2025/400 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 17. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/112 E., 2022/253 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 15.11.1967 doğumlu olduğu, 01.12.1985 tarihinde ...bünyesinde başlayan 5434 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığının 14.03.2005 tarihinde sona erdiği, ardından 01.04.2005 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun kapsamında başlayan sigortalılığının halen devam ettiği, davacının fiili hizmet süreleri dahi dikkate alınmadan 01.12.1985 sigorta başlangıç tarihi esas alındığında 506 sayılı Kanunun Geçici 81/B bendi kapsamında 49 yaş ve 5300 gün şartlarına tabi olduğu, davalı Kurum kayıtlarına göre davacının 5434 sayılı Kanun kapsamında 8.339 gün, 506 sayılı Kanun kapsamında 6.059 gün olmak üzere toplam 14.398 gün sigortalılığının mevcut olduğu, davacının tahsis talebinde bulunduğu 31.03.2022 tarihinde 54 yaşında olup 14.398 prim ödeme gün sayısı ile fiili hizmet süreleri dahil edilmediği durumda dahi tahsis şartlarını taşıdığının açık olduğu, davalı Kurumun 19.04.2022 tarihli yazısı ile davacının işten ayrılma koşulunu yerine getirmediğinden bahisle yaşlılık aylığı bağlama talebini işlemden kaldırdığı, ancak Anayasa Mahkemesi iptal kararı dikkate alındığında davacıya işten ayrılma şartı aranmaksızın 31.03.2022 tahsis talep tarihini takip eden aybaşı olan 01.04.2022 tarihinden geçerli olarak 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlanmasına, mahrum kalınan aylıkların ödenmesi gereken tarihlerden başlamak üzere yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; 6552 sayılı Kanun'un 64. maddesi gereği hizmet tespiti davaları dışındaki davalarda dava açmadan önce Kuruma müracaat edilmesinin zorunlu olduğu, bu zorunluluğun bir dava şartı olduğu, işbu sebeple bu durumun Kurumdan sorulması varsa müracaata ilişkin evrakların gönderilmesinin istenmesi gerektiği, şayet başvuru yapılmamış ise bu eksikliğin verilecek sürede giderilmesi, giderilmezse davanın usulden reddi gerektiği, davacının Kuruma müteaddit kereler emeklilik için başvuruda bulunduğu ancak emeklilik için gerekli koşulları taşımadığından tahsis talebinin reddedildiği, davacının ...5434 sayılı Kanun'un 32. maddesi kapsamındaki hizmetlerinin sigortalılık süresine ve ödeme gün sayısına ilave edilmiş olup; fiili hizmet süresinin yaştan geriye götürülmediği, davacının mevcut haliyle talep ettiği tarihte tahsis talebinde bulunmasına imkan bulunmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; davanın kabulü ile davacının 31.03.2022 tarihli tahsis talebinin geçerli olduğunun tespiti ile takip eden ay başı olan 01.04.2022 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, 5510 sayılı Kanun'un 42. maddesi gereğince yaşlılık aylığı tahsis tarihini takip eden 3 aylık yasal sürenin sonundan itibaren yasal faiz işletilerek yaşlılık aylıklarının yasal faizleri ile birlikte davalı tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ... 17. İş Mahkemesinin 30.11.2022 tarihli, 2022/112 Esas - 2022/253 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın kabulü ile davacıya yaşlılık aylığı tahsis talep tarihini takip eden aybaşı olan 01.04.2022 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, ödenmesi gereken yaşlılık aylıklarının ilk 3 ay için 01.07.2022 tarihinden, sonraki aylıkların ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Kurumdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının yaşlılık aylığı bağlanması sonrası 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a bendi kapsamında geçen çalışmalarının ... destek primine tabi çalışma olarak çevrilmesine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Anayasa Mahkemesinin 506 sayılı Kanun'un ...62. maddesindeki "işten ayrıldıktan sonra" ibaresini iptal etmesinin, 2008/Ekim sonrası tahsis talebinde bulunan sigortalılar için bir hak doğurmayacağı, zira bu tarihten sonraki taleplerde yürürlükte olan 5510 sayılı Kanun'un 28. maddesinin 9. fıkrası uyarınca "işten ayrılma" koşulunun açık bir yasal zorunluluk olarak devam ettiği, AYM kararının ...bir maddeye ilişkin olması nedeniyle 5510 sayılı Kanun'un emredici hükümlerini ilga edemeyeceği, aksine bir kabulün çalışma hayatında ... Destek Primi (...) uygulamaları ve İş Kanunu'ndan kaynaklanan kıdem tazminatı hakları bakımından telafisi güç karmaşalara yol açacağı, Kurumun 2018/38 sayılı Genelgesi ile düzenlenen usullerin yasal mevzuata uygun olduğunu ve temerrüt oluşmadığından 5510 sayılı Kanun'un 42. maddesindeki 3 aylık işlem süresi gözetilmeden faize hükmedilemeyeceği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 5434 sayılı Kanun kapsamında geçen fiili hizmet zammı süresi dikkate alınarak, yaşlılık aylığı tahsisi ve aylıkların yasal faizleri ile davalı Kurumdan tahsiline ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.