MAHKEMESİ : ...Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1643 E., 2025/164 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 47. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/301 E., 2022/191 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 27.07.1969 doğumlu olduğu, 01.08.1987 tarihinde Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde başlayan 5434 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığının, 14.04.2006 tarihinde sona erdiği, ardından 10.07.2006 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun kapsamında başlayan sigortalılığının halen devam ettiği, fiili hizmet süreleri dahi dikkate alınmadan 01.08.1987 sigorta başlangıç tarihi esas alındığında 506 sayılı Kanun'un Geçici 81/B bendi kapsamında 50 yaş ve 5375 gün şartlarına tabi olduğu, davalı Kurum kayıtlarına göre davacının 5434 sayılı Kanun kapsamında 8.190 gün, 506 sayılı Kanun kapsamında 5.665 gün olmak üzere toplam 13.855 gün sigortalılığının mevcut olduğu, davacının tahsis talebinde bulunduğu 01.08.2022 tarihinde 53 yaşında olup 13.855 prim ödeme gün sayısı ile fiili hizmet süreleri dahil edilmediği durumda dahi tahsis şartlarını taşıdığı, davalı Kurumun davacının işten ayrılma koşulunu yerine getirmediğinden bahisle yaşlılık aylığı bağlama talebini işlemden kaldırdığı, davacının tahsis talebinde bulunduğu 01.08.2022 tarihini takip eden aybaşı olan 01.09.2022 tarihinden geçerli olarak 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlanmasına, mahrum kalınan aylıkların ödenmesi gereken tarihlerden başlamak üzere yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili aşamalarda Kurum işlemlerinin yerinde olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; davanın kabulü ile davacıya tahsis talep tarihini takip eden aybaşı olan 01.09.2022 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, birikmiş aylıkların 01.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine
karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili ve davalı Kurum vekilinin istinaf istemlerinin kabulü ile ... 47. İş Mahkemesi'nin 18.11.2022 tarihli, 2022/301 Esas - 2022/191 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın kabulü ile davacıya 01.09.2022 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine ve ödenmesi gereken yaşlılık aylıklarının ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Kurumdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının yaşlılık aylığı bağlanması sonrası 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a bendi kapsamında geçen çalışmalarının ... destek primine tabi çalışma olarak çevrilmesine, karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Anayasa Mahkemesinin 506 sayılı Kanun’un mülga 62. maddesindeki "işten ayrıldıktan sonra" ibaresini iptal etmesinin, 5510 sayılı Kanun’un yürürlük tarihinden sonra tahsis talebinde bulunan sigortalıları kapsamadığı, zira bu sigortalıların 5510 sayılı Kanun’un 28. maddesinin 9. fıkrasında yer alan "işten ayrılma" şartına tabi oldukları, ayrıca 506 sayılı Kanun’un 60/H maddesindeki benzer hükmün iptal edilmediği ve halen yürürlükte olduğunu; 2018/38 sayılı Genelgenin 6.5.4. maddesi uyarınca işten ayrılma koşulu gerçekleşmeden yapılan taleplerin geçersiz sayılmasının yasal bir zorunluluk olduğu, davanın kamu düzenini ilgilendirmesi nedeniyle telafisi güç zararların önlenmesi için icranın geri bırakılması gerektiği ve Kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 5434 sayılı Kanun kapsamında geçen fiili hizmet zammı süresi dikkate alınarak, yaşlılık aylığı tahsisi ve aylıkların yasal faizleri ile davalı Kurumdan tahsiline ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.