MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
SAYISI: 2024/60 E., 2024/339 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, SSK'ya ilk işe giriş tarihinin 01.01.1987 olduğunu, 28.02.2020 tarihinde yaşlılık aylığı talebinde bulunduğunu ancak Kurumun tahsis talep tarihi itibariyle Bağ-Kur'dan yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için 9000 gün ve 53 yaş şartı arandığını, yeterli prim gününün bulunmasına rağmen 53 yaş şartını 10.02.2022 tarihinde sağlayacağı gerekçesi ile talebini reddettiğini, davalı Kurum işleminin yerinde olmadığını, davacının 18 yaşını ikmal etmeden önce SSK'ya tabi çalışması nedeniyle emeklilik yaşının belirlenmesinde ilk defa SSK'lı olarak işe girdiği 01.01.1987 tarihinin dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek Kurum işleminin iptali ile davacının, 01.03.2020 tahsis talep tarihi itibariyle yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine, hak ettiği birikmiş yaşlılık aylıklarının faizleri ile birlikte ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; ilk kez 01.11.1988 tarihinde 1479 sayılı Kanun kapsamına alınan davacının, 23.05.2002 tarihi itibariyle 9 yıl, 8 ay sigortalılık süresi bulunduğunu, bu durumda 9000 prim günü ve 53 yaş şartlarını sağlaması halinde yaşlılık aylığına hak kazanabileceğini, 10.02.1969 doğumlu davacının tahsis talep tarihi itibariyle 53 yaş şartını sağlamamış olması nedeniyle tahsis talebinin reddedildiğini, Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 29.03.2022 tarih ve 2020/154 - 2022/169 E.K. sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 27.04.2023 tarih ve 2022/819 Esas - 2023/762 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Daire kararı ile; ... somut olayda, 10.02.1969 d'lu davacının tahsis talep tarihi itibariyle, 01.03.1996- 31.05.2002 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun kapsamında, 01.11.1988- 15.04.1992 ve 26.06.2002- 28.02.2020 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun (5510 sayılı Kanun'un 4/1-b maddesi) kapsamında sigortalılığının bulunduğu, davacı hakkında uygulanması gereken 1479 sayılı Kanun'un Geçici 10. maddesinin; "23.05.2002 tarihini takip eden aybaşı itibarıyla, erkek ise 25 tam yıl prim ödemiş olanlar ile prim ödeme sürelerinin dolmasına; 14 tam yıldan fazla, 15 yıl 6 ay veya daha az kalan erkeklere 53 yaşını doldurmaları, 25 tam yıl prim ödemeleri şartıyla ve talepte bulunmaları halinde yaşlılık aylığı bağlanır" şeklinde düzenlendiği, anılan düzenlemeye göre 23.05.2002 tarihi itibariyle 9 yıl 8 ay sigortalılık süresi bulunan davacının yaşlılık aylığına hak kazanması için 53 yaşını doldurması ve 25 tam yıl (9000 gün) primi ödenmiş gününün bulunması gerektiği, prim gün koşulunu sağlayan davacı yönünden yaşlılık aylığı tahsis koşullarından olan yaş koşulunun yargılama aşamasında 10.02.2022 tarihi itibariyle gerçekleştiği anlaşılmakla, yaş koşulunun sağlandığı 10.02.2022 tarihini takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiği gözetilmek suretiyle karar verilmesi gerektiği belirtilerek, hüküm bozulmuştur.
D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 24.10.2024 tarih ve 2024/60 - 2024/339 E.K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile; Davacının 01.03.2022 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, bu husustaki kurum işleminin iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı adına 01.01.1987 tarihli işe giriş bildirgesinin ticaret lisesi girişi olduğu ve bu işe giriş bildirgesinin davalı Kurum kayıtlarına intikal ettirildiği halde, yaşlılık aylığı bağlanmasında dikkate alınmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın açılmasına Kurumun sebebiyet verdiğini, bu itibarla taraflarına vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava tarihi itibariyle emeklilik şartlarını taşımayan davacı bakımından Kurum işlemi yerinde olup, davanın reddi gerekirken kısmen kabulünün hatalı olduğundan bahisle, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Sonuç
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, aksi Kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili ve davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.