MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2868 E., 2025/123 K.
SAYISI : 2024/339 E., 2024/340 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi olan ...'ın geçirdiği kaza sonucunda 15.02.2021 tarihinde vefat ettiğini, ... ... ilk kez 15.03.1994 tarihinde öğretmen olarak görevine başladığını, 672 KHK gereğince görevden çıkarıldığı 01.09.2016 tarihine kadar emekli sandığına tabi bir şekilde kesintisiz çalıştığını, sonrasında ise 11.09.2019 tarihinde 4/a'lı olarak işe başladığını, ölüm tarihi olan 15.02.2020 tarihine kadar çalıştığını, müteveffanın ölümü sonrasında mirasçıları olan müvekkillerinin dul ve yetim aylığı alabilmek için Kuruma başvurduğunu, başvuru sonrasında ... Kurumu Kamu Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığı 27369765/70 241 144 sayılı yazısında "... Merkez ... ...öğretmen olarak görev yapmakta iken 01.09.2016 tarihinde kamu görevine son verilen ve 11.09.2019 - 31.12.2019 tarihleri arasında 4/a kapsamında çalıştıktan sonra vefat eden ... T.C. kimlik numaralı, ...’ın dul ve yetimlerine Müdürlüğünüzce aylık bağlama yönünden gereğinin yapılması gerektiğinden 20.03.2020 tarihli yazı ve ekleri iade edilerek ... ... İl Müdürlüğüne işlemlerin yapılması için talimat verildiğini, bu doğrultuda yapılan işlemler sonucunda davacılara müteveffanın son çalışmasının 4/a'lı olması nedeniyle bu sigorta kolu üzerinden dul ve yetim aylığı bağlandığını ve emekli ikramiyesine ilişkin bir ödeme yapılmadığını, müvekkillerinin emekli sandığı üzerinden dul ve yetim aylığı bağlanması ve de müteveffanın çalışması nedeniyle hak kazanmış olduğu emekli ikramiyesinin kendilerine ödenmesi talebiyle davalı Kuruma başvurulduğunu, başvurunun reddedildiğini belirterek Kurum işleminin iptali ile davacıların, müteveffanın ölüm tarihinden itibaren emekli sandığından dul ve yetim aylığı almaya hak kazandığının tespitine, emekli sandığından dul ve yetim aylığı bağlanmasına, yapılan işlemler sonrasında arada oluşan dul ve yetim aylığı maaş farkının hesaplanarak ödenmeleri gereken tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; görev, yetki, derdestlik, husumet ve hak düşürücü süre gibi ilk itirazları ile zamanaşımı definde bulunduklarını, açılan davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının yargı yolunun caiz olmaması nedeni ile dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; 5510 sayılı Kanun'un 101. maddesinde aksine hüküm bulunmayan hallerde, 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceğinin düzenlendiğini, davanın hazırlık sürecinde de mevcut dava konusuna ilişkin tüm emsal kararlarda İş Mahkemelerinin kararları olduğunu, bu yönde yapılan yargı yolunun caiz olmaması değerlendirmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacılara 4/c sigortalılığı kapsamında ölüm aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.