MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/234 E., 2025/91 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil işçinin 1995 yılından 13.12.2013 tarihine kadar Pazar günleri hariç her gün 08.00-20.00 saatleri arasında çalıştığını, çalışmasının 2004-2005 yıllarındaki askerlik hizmeti dışında 1995 yılından 2013’ün sonlarına kadar aralıksız devam ettiğini, davalı işverenin yönetim ve denetimi gereği davacı müvekkilin yöresel kıyafetler giydiğini ve üzerinde “...” yazan yaka kartı taktığını ileri sürerek, müvekkilinin belirtilen tarihler arasında çalıştığının tespiti ile ve çalışma süresi içinde yatırılmayan primlerinin davalı işveren tarafından yatırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkil otel işyerinin lobi bölümünde, geleneksel ayakkabı boyama işi yaptığını, bu işin bir otelin asli ve/veya yardımcı işi olamayacağının açık olduğunu, genellikle yabancı müşterilerin ilgisini çeken geleneksel boyama işini yapması için davacıya izin verildiğini, bankaya verilen yazıda da müvekkil işyerinde iş sözleşmesine tabi olarak ücretle çalıştığına dair herhangi bir ibare bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 23.06.2016 tarihli kararı ile davanın kabulününe karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin 23.06.2016 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Belirtilen açıklamalar ışığında somut olayda dönüldüğünde, davacının 24.11.2004-24.02.2006 tarihleri arasında askerlik hizmetini yapması, 2006/3-10 dönemleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu Bağ-Kur hizmetinin bulunması dikkate alındığında, Mahkemenin kabulü çerçevesinde, 31.10.2004 tarihi ve öncesinin hak düşürücü süreden reddedilmesi gerekmektedir.
17.10.2006-13.12.2013 tarihleri arasındaki kabul yönünden yapılan incelemeye gelince; hükmü eksik incelem ve araştıtmaya dayalıdır. her ne kadar Mahkemece bu yönde bir takım araştırma yapılmış ve yazılı şekilde karar verilmiş ise de, davacı ile davalı şirket arasında hizmet akdi unsurlarının bulunup bulunmadığı araştırılmamaştır.
İşverenin yönetim (talimat verme) hakkı karşısında işçinin talimatlara uyma (itaat) borcu yer alır. Bir işin görülmesi süreci içinde işçinin faaliyeti, çalışma şekli, yeri, zamanı ve işyerindeki davranışları düzenleyen talimatlar veren işveren onu kişisel bağımlılığı altında tutar. Bu sözleşmede varolan otorite/bağımlılık ilişkisi taraflar arasında kaçınılmaz olarak bir hukuki hiyerarşi yaratır.
Bu nedenle iş akdinde bağımlılık hem işçinin kişiliğini ilgilendirmekte hem de bir hukuki bağımlılık niteliği taşımaktadır.
Mahkemece yukarıda belirtilen unsurlar çerçevesinde özelikle davaya konu işin (Ayakkabı boyacılığı) kim tarafından, hanği şartlar dahilinde verildiği araştırılıp belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz bulunmuştur.
Kabule göre de; davacının 2008/3-12, 2010/10-12, 2013/1-4 dönemleri arasında davadışı başka işyerlerinden bildirilen hizmetlerinin dışlanması gerektiğinin gözetilmemesi yerinde görülmemiştir.
.." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine ilişkin karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; talebi doğrultusunda karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.