MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/377 E., 2024/444 K.
Mahkeme kararı davalı ... ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 10.01.1985 tarihinde davalı ...'e ait ... işyerinde çalışmaya başladığını. işten ayrıldığı 01.01.1987 tarihine kadar kesintisiz çalıştığını. davacıya ait sigortalı işe giriş bildirgesinin, 25.01.1985 tarihinde kuruma verildiğini. bildirgenin işyeri ünvanı kısmında ... ve işveren imzası olarak da, davalı ...'in imzasının bulunduğunu, çalışmasının işe giriş bildirgesi ile kuruma bildirilmiş ise de primleri ödenmediğinden diğer davalı Kurumun çalışmı igorlal hizmet olarak kabul etmediğini, çalışmasının 01.01.1997 yılına kadar devam etti bu dönemde davalı işyerinde çalışırken 1986 yılının Haziran ayında iş kazası geçirdiğini. 6 ay tedavi gördüğünü ve sağ baş parmağının sakat kaldığını o dönemde tazminat ödendiğini ve bu hususun Kurum kayıtlarma geçtiğini, gerçek ve fiili olarak 1987 yılına kadar çalıştığının kanıtlanacağını iddia ederek davacının 10.01.19 85... .01.1987 tarihleri arasındaki çalışmasının sigortalı çalışma olduğunun tespit edilmesini, Kurum kayıtlarının düzeltilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin konu kısmında 10.01.1985-01.01.1997 çalışmasının tespitinin talep edildiğini, dilekçelerin bir maddesinde işten ayrılma tarihinin 01.01.1987 olarak belirtildiğini, diğer bir maddesinde 01.01.1987 olarak helıuıldıbmı davacınım iki sayfalık dilekçesinin iki yerinde 1987, iki yerinde 1997 yazıldığını, bu hususun maddi hatadan kaynaklandığını. netleştirilmesini talep ettiklerini, davacının talebinin her iki tarihe göre de kanunda belirtilen 5 yıllık hak düşürücü süre peçtikten sonra ki dönemi içerdiğinden davanın reddini talep ettikleri dava dilekçesi ekinde bulunan 25.01.1985 tarihli ilk işe giriş bildirgesi incelendiğinde işyeri ünvanının ... işletme olduğunun görüleceğini, davacının ... yetkilisi olarak işe giriş bildi imzaladığını işe giriş bildirgesinde işletme kısmında isminin yazmadığını, ... işletmesi adına yetkili olarak imza attığından davada taraf gösterilmesi ve husumet yönetilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının yetkili personel olarak imzaladığı bildirgeye göre davacının 10.01.1985 tarihinde bir gün süreyle çalıştığını, dava dilekçesinde belirtilen iş kazasının ... ünvanlı işyerinde meydana gelmediğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... ... Ortaklık ortağı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımına uğradığını, haksız olduğunu, davacının iddiasını ispat edemediğini savunarak özetle davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 1985 yılına ilişkin çalışmalarının tespit talebinin 5 yıllık hak düşürenin geçmesinden sonra açmış olması nedeniyle reddi gerektiğini, davacının işyerinde devamlı olarak hizmet akdiyle çalışmış olduğunu tanık beyanları dışında Tesmi, yazılı ve sağlıklı deliller ile (işyeri kayıtları. ücret bordrosu, makbuz, ticari defterler, zabıta kayıt ve defterleri, vergi karnesi vs...) ispatlanması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 07.06.2016 tarihli kararıyla; davanın davalı ... yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Son Bozma Kararı
Mahkeme kararının süresi içinde davalı ... ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "... Somut olayda; inceleme konusu eldeki davada davalı ...'nin yargılama sırasında 31.03.2020 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır. Ölü kişinin karar başlığında yer alması ve ölü kişi adına hüküm kurulmuş olması hatalıdır. Yapılacak iş; davacıya, ölen davalının mirasçılarını davaya dahil etmek üzere süre verilmesi ve usulünce taraf teşkili sağlandıktan sonra, hüküm kurulmasıdır. Bu sebeple Mahkemece bu yönler dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan bozmayı gerektirmektedir.
.." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma sonrasında yapılan yargılama neticesinde davanın davalı ... yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... ve davalı Kurum vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.