MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2604 E., 2024/1327 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 16. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/133 E., 2021/311 K.
Taraflar arasındaki hizmetlerinin iptalinden kaynaklı Kurum işlemi iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair karar verilmiştir.
Kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili özetle; ...'ın atölyesinde tekstil işçisi olarak çalıştığının tespiti ile Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı duruşmadaki beyanında özetle; kendi tekstil atölyesinde davacının çalıştığını, kendisi hatırladığı kadarıyla 2012 yılının Mayıs ayında yanında çalışmaya başladığını, 2015/1. ayına kadar kendi yanında çalıştığını, beyan etmiştir.
2. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, işbu davanın 2019 yılında açıldığı, hak düşürücü sürenin geçtiği, talebinin reddi gerektiği anlaşıldığından davanın reddine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili özetle; 5 yıla yakın sigortalı kabul edilip aylık bağlanan davacının sahtelik denetimi sonrası bildirimi yapılan işyerinin gerçek olmayan işverenden olduğunu öğrendiği değerlendirildiğinde hak düşürücü sürenin gerçeleştiği kararının yerinde olmadığını, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Davanın yasal dayanağı olan, 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtayın yerleşmiş içtihadı gereğidir. Sigortalılıktan söz edebilmek için çalışmanın varlığı, Yargıtay uygulamasında 506 sayılı Kanun'un 79/10. maddesine dayalı sigortalılığın tespiti davaları yönünden kabul edilen ilkelere uygun biçimde belirlenmelidir.
Eldeki davada, Mahkemece davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiş ise de davacının talep konusu dönemin Kurum kayıtlarına bildirilmiş olduğu anlaşıldığından bu kayıtların Kurum tarafından iptal edildikten sonra hak düşürücü sürenin işlemeyeceği açık olup iptal işleminin 2017 yılında yapılması, davanın da 2019 yılında açılması karşısında ha düşürücü sürenin olmadığı açıktır. Mahkemece bu nedenle ret kararı verilmesi yerinde olmadığı gibi davacının dava dışı işveren nezdinde hizmetleirnin iptali ile ilgili soruşturma dosyası celp edilmek suretiyle soruşturma dosyasında davacının varsa beyanı da irdelenmeksizin karar verilmesi isabetsizdir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.