MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/70 E., 2025/18 K.
Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya ait işyerinde çalışmakta iken 30.04.2013 tarihinde geçirdiği iş kazası neticesinde %36 oranında malûl kaldığını ve bu nedenle maddi ve manevi zarara uğradığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile HMK’nın 107. maddesi gereğince 1,00TL maddi, 40.000TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş; 19.04.2019 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile maddi tazminat talebini 272.559,98TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, olayda müvekkili Kurumun kusuru bulunmadığını, kazanın Kuruma ait işyerinde meydana gelmediğini, olayın tamamen davacı işçinin kendi kusurundan kaynaklandığını belirterek davanın usulden ve esastan reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 30.04.2019 tarihli ve 2017/56 E., 2019/289 K. sayılı kararı ile davacının 30.04.2013 tarihinde davalı işyerinde çalıştığı sırada kalp krizi geçirdiği, Sosyal Güvenlik Kurumu inceleme raporu ile olayın iş kazası olduğu; Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurulu (YSK) kararı ile de malûliyet oranının %36 olarak tespit edildiği, maden mühendisi ve doktor-kardiyoloji uzmanından oluşan 3 kişilik bilirkişi kurulu tarafından tanzim olunan 31.10.2018 tarihli raporda meydana gelen olayda %50 oranında kaçınılmazlık bulunduğu, dava dışı ... İnşaat A.Ş.’nin %35, davalı ...’nın %10 ve davacının %5 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, 01.04.2019 tarihli hesap raporunda davacının maddi zararının 272.560,98TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle maddi tazminat talebinin kabulüne manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 30.04.2019 tarihli ve 2017/56 E., 2019/289 K. sayılı kararına karşı davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 02.12.2020 tarihli ve 2019/2200 E., 2020/1283 K. sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı ve davalının istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 02.12.2020 tarihli ve 2019/2200 E., 2020/1283 K. Sayılı kararının süresi içerisinde davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 01.06.2021 tarihli ve 2021/2599 E., 2021/7354 K. sayılı ilamında özetle; "...Tüm yukarıda açıklanan ilkeler ve yasa maddeleri doğrultusunda; somut olayda, yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, her ne kadar hükme esas alınan bilirkişi kusur raporunda kalp krizi neticesinde ölüm sonucunun ortaya çıkmasında % 50 oranında kaçınılmazlığın etkili olduğu yönünde görüş bildirilmiş ise de bu görüşe katılmak mümkün olmayıp, Mahkemece yapılacak iş; öncelikle hüküm altına alınacak tazminat miktarlarına etkisi bakımından, aynı olaya ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından açılmış olan rücuan tazminat dava dosyasındaki kusur raporunun dosya kapsamına getirtilerek -verilen kararın kesinleşip kesinleşmediğinin gözetilerek- davacının kaza öncesi ve kaza sonrası dönemlere ait, temin edilebilen tüm tıbbi belge ve raporları dosyaya celp edildikten sonra yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda işverenden davacının şahsi sicil dosyasının tümü getirtilerek, işverenin sigortalının periyodik sağlık muayenelerini yaptırıp yaptırmadığı, bu muayenelerde kalp rahatsızlığı ile ilgili bir bulguya rastlanıp rastlanmadığı, şahsi dosyada "kalp rahatsızlığı" nedeniyle alınmış bir istirahat raporunun bulunup bulunmadığı, ölüm olayından önceki tarihlerde sigortalının bünyesini zorlayacak bir çalışma yaptırılıp yaptırılmadığı, olay günü sigortalıyı işyerinde rutin dışında bir gerginlik ve stres içine sokacak bir olayın cereyan edip etmediği araştırılmak, ayrıca, kalp krizinde, kişinin yaşının, beslenme şekli ve kültürünün, genetik özelliklerinin ve bünyevi yapısının, tütün bağımlılığı, alkol kullanımı, egzersiz durumunun, cinsiyetinin de faktör olduğu, sağlığının çeşitli faktörlerinin bir araya gelmesiyle bozulabileceği; ayrıca işyerinde çalışma şartlarının kalp krizini tetikleyip tetiklemediği hususlarının kusurun ağırlığının değerlendirilmesinde dikkate alınacağı işyeri hekimliği, iş gücü sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman olan bir kardiyoloğun da yer alacağı bilirkişi heyetinden iş kazası ile çalışma şekli arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı, illiyet bulunuyorsa kalp krizinin oluşumunda işverenin kusurunun bulunup bulunmadığının saptandığı, kusuru mevcut ise kusurunun ağırlığını, kalp krizinde işyeri koşullarının etkili olup olmadığını, sigortalının kendi bünyesinden kaynaklanan nedenlerin ne kadar etkili olduğunu ve tarafların iddia ve itiraz sebeplerinin değerlendirilmesini de kapsar şekilde tespit eden kusur raporu aldıktan sonra - dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakları da gözeterek- oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. ... " gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
İlk Derece Mahkemesinin 03.02.2022 tarihli ve 2021/392 E., 2022/42 K. sayılı kararı ile aynı iş kazası nedeniyle Kurum tarafından davalı ... ve dava dışı ... A.Ş. aleyhine açılan Zonguldak 1. İş Mahkemesinin 2017/407 E. sayılı rücuan tazminat dosyasında olayın %100 kaçınılmazlığa bağlı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, kararın Yargıtay 10. Hukuk Dairesince onanarak kesinleştiği, sözü edilen dosyada alınan raporun sadece maden mühendisi bilirkişi tarafından düzenlendiği, davanın davacı ...'e ihbar edilmediği, dolayısıyla kesinleşen kaçınılmazlık oranının davacı açısından bağlayıcı olmayacağı, davalı ... yönünden ise bağlayıcı olacağı, Zonguldak 1. İş Mahkemesinin 2017/407 E. sayılı dosyasında tespit edilen kusur oranına (%100 kaçınılmazlık) göre eldeki davada hükme esas alınan kusur raporunun davacı lehine olduğu, davacı vekilinin de bozma ilamına karşı direnme kararı verilmesini talep ettiği ayrıca eldeki davada kusur oranları yönünden Zonguldak 1. İş Mahkemesinin 2017/407 E. sayılı dosyasına göre daha detaylı inceleme ve araştırma yapılmış olduğu, kardiyolog bilirkişinin de bulunduğu heyetten rapor aldırıldığı, davacının bünyesinden kaynaklı faktörlerin de değerlendirildiği belirtilerek önceki gerekçe de tekrar edilmek suretiyle direnme kararı verilmiştir.
C.Direnme Kararının Temyizi
İlk Derece Mahkemesinin 03.02.2022 tarihli ve 2021/392 E., 2022/42 K. sayılı kararı direnme kararının süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.09.2022 tarihli ve 2022/10-604 E., 2022/1117 K. sayılı kararı ile ilamında özetle;" ..somut olayda; İlk Derece Mahkemesinin maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin kararına yönelik davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı ve davalı vekillerince temyizi üzerine Özel Daire tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının aynı olaya ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından açılmış olan rücuan tazminat dava dosyasındaki kusur raporu ve davacının kaza öncesi ve kaza sonrası dönemlere ait tüm tıbbi belge ve raporlarının dosya kapsamına getirtilerek yapılacak inceleme neticesinde karar verilmesi yönünde bozulması üzerine İlk Derece Mahkemesince rucuan tazminat dosyasının getirtilmesine karar verilerek Özel Daire bozma kararında belirtilen rucuan tazminat dosyasında alınan kusur raporu dosya arasına alındıktan sonra sözü edilen rapor değerlendirilmek suretiyle direnme kararı verilmiştir. Görüldüğü üzere İlk Derece Mahkemesince bozma kararından sonra bozmada belirtilen şekilde dosya arasına alınan rücuan tazminat dosyasında alınan kusur raporu kapsamında yapılan değerlendirme sonrasında yeni bir karar verilmiştir. Bu durumda ortada Hukuk Genel Kurulu tarafından incelenmesi gereken direnme kararı değil, bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni hüküm bulunmaktadır. Hâl böyle olunca yeni hükme yönelik temyiz itirazları Özel Dairece incelenmelidir. .. " gerekçeleriyle Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
D.Bozma Kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.09.2022 tarihli ve 2022/10-604 E., 2022/1117 K. sayılı kararı ile dosyanın Dairemize gönderilmesi üzerine Dairemizin 31.10.2023 tarihli ve 2022/12455 E., 2023/10552 K. sayılı ilamında özetle; "...Tüm yukarıda açıklanan ilkeler ve yasa maddeleri doğrultusunda; somut olayda, yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, her ne kadar hükme esas alınan bilirkişi kusur raporunda kalp krizi neticesinde ölüm sonucunun ortaya çıkmasında % 50 oranında kaçınılmazlığın etkili olduğu yönünde görüş bildirilmiş ise de bu görüşe katılmak mümkün olmayıp, Mahkemece yapılacak iş; öncelikle hüküm altına alınacak tazminat miktarlarına etkisi bakımından, aynı olaya ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından açılmış olan rücuan tazminat dava dosyasındaki kusur raporunun dosya kapsamına getirtilerek -verilen kararın kesinleşip kesinleşmediğinin gözetilerek- davacının kaza öncesi ve kaza sonrası dönemlere ait, temin edilebilen tüm tıbbi belge ve raporları dosyaya celp edildikten sonra yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda işverenden davacının şahsi sicil dosyasının tümü getirtilerek, işverenin sigortalının periyodik sağlık muayenelerini yaptırıp yaptırmadığı, bu muayenelerde kalp rahatsızlığı ile ilgili bir bulguya rastlanıp rastlanmadığı, şahsi dosyada "kalp rahatsızlığı" nedeniyle alınmış bir istirahat raporunun bulunup bulunmadığı, ölüm olayından önceki tarihlerde sigortalının bünyesini zorlayacak bir çalışma yaptırılıp yaptırılmadığı, olay günü sigortalıyı işyerinde rutin dışında bir gerginlik ve stres içine sokacak bir olayın cereyan edip etmediği araştırılmak, ayrıca, kalp krizinde, kişinin yaşının, beslenme şekli ve kültürünün, genetik özelliklerinin ve bünyevi yapısının, tütün bağımlılığı, alkol kullanımı, egzersiz durumunun, cinsiyetinin de faktör olduğu, sağlığının çeşitli faktörlerinin bir araya gelmesiyle bozulabileceği; ayrıca işyerinde çalışma şartlarının kalp krizini tetikleyip tetiklemediği hususlarının kusurun ağırlığının değerlendirilmesinde dikkate alınacağı işyeri hekimliği, iş gücü sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman olan bir kardiyoloğun da yer alacağı bilirkişi heyetinden iş kazası ile çalışma şekli arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı, illiyet bulunuyorsa kalp krizinin oluşumunda işverenin kusurunun bulunup bulunmadığının saptandığı, kusuru mevcut ise kusurunun ağırlığını, kalp krizinde işyeri koşullarının etkili olup olmadığını, sigortalının kendi bünyesinden kaynaklanan nedenlerin ne kadar etkili olduğunu ve tarafların iddia ve itiraz sebeplerinin değerlendirilmesini de kapsar şekilde tespit eden kusur raporu aldıktan sonra - dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakları da gözeterek- oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. ... " gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, iddia, savunma, alınan bilirkişi raporları, Mahkemenin 2014/933 Esas sayılı dosya kapsamı, getirtilen belgeler, Zonguldak 1. İş Mahkemesinin 2017/407 Esas sayılı dosya içeriği ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalı işyerinde davalı ... asıl işveren, dava dışı ... İnş. A.Ş nin ise alt işveren olmak üzere maden işçisi olarak çalışmakta iken 30.04.2013 tarihinde kalp krizi geçirdiği, SGK Teftiş Başkanlığının İnceleme raporunda da olayın iş kazası olarak tespit edildiği, bu iş kazası nedeniyle maluliyetinin Kocatepe SSGM raporu ve itiraz üzerine YSK kararı ile % 36 olarak tespit edildiği, davalı ... ile ... A.Ş arasındaki sözleşmenin/ilişkinin muvazaalı olduğunun davacı tarafından Mahkemeye açılan 2014/933 Esas sayılı dosyasında tespit edildiği, buna göre davacının kaza tarihinde davalı ... işçisi olduğunun kabulü gerekeceği, ücret ve diğer sosyal haklarının emsal ... işçisine göre belirlenmesi gerektiği, meydana gelen kalp krizi olayın da % 50 davacıdaki bünyesel faktörlerin etkili olduğu, dava dışı ... İnşaat A.Ş.' nin % 30 oranında, davalı ... nın % 15 oranında ve davacının % 5 oranında kusurlu olduğu, buna göre davalının sorumlu olduğu toplam işveren kusurunun %45 olacağı, maddi tazminat istemi yönünden yapılan irdelemede; yukarıda içeriği açıklanan ve Mahkemece itibar olunan 22.01.2025 tarihli ek hesap raporunda davacının maddi zararının 154.288,02 TL olduğunun belirlendiği ve davalıdan tahsiline karar verildiği gerekçesiyle;
"Davanın kısmen kabul kısmen reddine;
1-Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile
Davacının iş kazası sonucu %36,00 maluliyeti nedeniyle hesaplanan 154.288,02 TL maddi tazminatın iş kazası tarihi olan 30/04/2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile
Davacının iş kazası sonucu %36,00 maluliyeti nedeniyle takdiren 30.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 30/04/2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğunu,
b.Hükme esas alınan kusur ve hesap raporlarının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı kurum ile ... İnş. ve Tic. A.Ş. arasındaki ilişkinin muvazaalı olup Yargıtay kararı ile kesinleştiğini, davacıya verilen kusurun yerinde olmadığını,,
c.Asgari ücret değişikliklerinin hesap raporuna yansıtılması gerektiğini,
d. Kazalının ücretinin hatalı belirlendiğini,
e.Yargılama giderlerine aleyhlerine olacak şekilde hükmedildiğini
belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a.Müvekkili Kurum ile ... İnş.ve Tic. A.Ş. arasında asıl-alt işveren ilişkisi ve muvazaa bulunmadığını, ... İnş. ve Tic. A.Ş'ne verilen galeri açma ihalesinin 47 34... sayılı Kamu İhale Kanunu ve Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'na göre işin tamamının anahtar teslim ile verildiğini, emsal gösterilen Yargıtay (kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 2015/39104 E.-23937 K. sayılı ilamını ve benzeri ilamını kabul etmediklerini, söz konusu Yargıtay kararının yasaya ve hukuka aykırı olduğunu,
b.Hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir.
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre; davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2. Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; yaşanılan kalp krizi sonucu davacı sigortalının %36 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, olayın meydana gelmesinde davalı işveren ... Genel Müdürlüğünün % 15, ... İnşaat Tic. A.Ş 'nin % 30, davacı işçi ...'ün % 5 oranında kusurlu olduğu, bünyesel faktörlerin % 50 oranında etken olduğu anlaşılmıştır.
3. Usuli kazanılmış hak kavramı, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.
4.Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada ya taraflar ya Mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir.( ...nun 12.07.2006 T., 2006/4-519 E, 2006/527 K, 03.12.2008 T., 2008/10-730 E., 2008/732 K.) Usuli kazanılmış hak ilkesi kamu düzeniyle ilgilidir. (09.05.1960 T., 21/9; 04.02.19 59... /5 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı).
5.Dairemizin 31.10.2023 tarihli ve 2022/12455 E., 2023/10552 K. ile tarafların kusur oranlarının tespit edilmesi yönünden yeni bir kusur bilirkişi rapor alınması gerektiği belirtilmek suretiyle bozulduğu, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, Mahkemece kusur oranı yönünden kusur bilirkişi raporu aldırıldığı ve tarafların kusur oranlarının tespit edildiği, giderek maddi tazminat alacaklarının hesaplanması için bilirkişi hesap raporu aldırıldığı, 22.01.2025 tarihli ek hesap raporunda bozma ilamına uygun şekilde tarafların kusur oranlarının doğru yansıtıldığı, işbu hesap raporunda esas alınan ve Mahkemece kabul gören diğer verilerin gözetildiği ancak davacı vekilinin yargılama aşamasında hesap raporlarına itiraz ettiğinin, daha önce Mahkemece verilen kararı istinaf ve temyiz ettiği anlaşılması karşısında 22.01.2025 tarihli hesap raporunda yapılan hesaplamalarda asgari ücret artışlarının yansıtılmamasının, işlemiş dönem sonunun ileri çekilmemesinin hatalı olduğu görülmüştür.
6. Mahkemece yapılacak iş; davacının maddi tazminat alacaklarının hesaplanması için, asgari ücret artışlarının yansıtıldığı, işlemiş dönem sonunun ileri çekildiği ve diğer veriler bakımından 22.01.2025 tarihli hesap raporundaki verilerin esas alınacağı yeni bir hesap raporu almak ve sonucuna karar vermekten ibarettir.
7. O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları ile dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
3.Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,
4.Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına,
5.Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine,
24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.