MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3132 E., 2025/320 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 47. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/123 E., 2022/78 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının askeri öğrenci olarak adım attığı Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde 5434 sayılı Kanun'a tabi olarak muvazzaf subay olarak çalıştığı ve 02.03.2012 tarihinde istifa ederek bu görevinden ayrıldığı, 396479 tahsis numaralı 28.09.2021 tarihli dilekçe ile Bağcılar ... Merkezine fiili hizmet zammı süresinin tespiti ile işbu sürelerin sigortalılık başlangıç tarihinden ve emeklilik yaş haddinden geriye çekilmesi ve yaşlılık aylığı bağlanması talepli olarak başvuruda bulundukları, Bağcılar ... Kurumunun 29.09.2021 tarihli cevap yazısı ile davacının 52 yaşını doldurduğu 25.02.2026 tarihinde emekliliğe hak kazanacağı ve işten çıkışının bulunmadığı belirtilerek emeklilik aylığı bağlanması talebinin reddedildiği, yapılan hesaplamanın ve verilen cevabın hatalı olduğu gibi yasalara da aykırı olduğu, davacının fiili hizmet zammı süresi 1395 gün yani 3 yıl 10... gün olduğu, mevzuata göre fiili hizmet zammı süresinin tamamının sigorta başlangıç tarihinden geri çekilmesi gerektiği, davacının hizmet başlangıç tarihi olan 15.10.1992 tarihi esas alındığında fiili hizmet zammına tabi olmasaydı emeklilik yaşının 53 olduğu, ancak Bağcılar ... Kurumu tarafından verilen 29.09.2021 tarihli cevapta davacının 52 yaşını doldurduğunda emekli olabileceğinin kabul edildiği, buradan anlaşılacağı üzere Bağcılar ... Kurumu tarafından müvekkilinin fiili hizmet zammı süresinin bir kısmının sigorta başlangıç tarihinden geriye çekildiği, ancak bir kısmının değil fiili hizmet zammı süresinin tamamının sigorta başlangıç tarihinden geriye çekilmesi gerektiği, davacının hizmet başlangıç tarihi 15.10.1992 olup, 1395 gün yani 3 yıl 10... gün olan fiili hizmet zammı süresinin bu tarihten geri çekilmesi gerektiği, geri çekildiği zaman davacının hizmet başlangıç tarihi 30.11.1988 tarihi olacağı, bu hizmet başlangıç tarihine göre davacının emeklilik yaşının 51 olacağı, 51 yaşını doldurduğu tarihin ise 31.07.2025 olacağı, bu tarihten de fiili hizmet zammı süresinin tamamı kadar indirim yapılması gerektiği, 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’nun 32. maddesindeki düzenlemeye göre fiili hizmet süresine zam yapılanlardan olduğu 31.07.2025 tarihinden 3 yıl 10... gün düşüldüğü zaman davacının emeklilik tarihinin 16.09.2021 olduğu, davacının çalıştığı iş yeri gibi özel sektörün tamamı, çalışanının emeklilik dolayısıyla çıkışını vermek için kendisinden emekliliğe hak kazandığına dair, bağlı bulunduğu ... Merkezinden ''emekli olabilir'' yazısı istendiği, çalışanı bu yazıyı getirdiği zaman işten çıkışını vermekte ve tüm sosyal hakları kendisine ödenmekte olduğu, dava konusunda ise davalı Kurumun davacının emekli olacağı tarihi yanlış hesapladığı için kendisine 25.02.2026 tarihinde emekli olabileceğini bildirdiği, işbu yazıya istinaden davacının çalıştığı iş yerinin emeklilik dolayısıyla çıkışını vermesini beklemenin hukuka uygun olmadığı, ayrıca bunun fiilen de mümkün olmadığı, Kanunun aradığı şartın gerçekleşmesi fiilen imkansız olduğu, davalı Kurumun hesaplamayı doğru yapıp davacının emekli olabileceği tarihi doğru bildirmiş olsaydı, davacının bu yazıyı iş yerine götürecek, iş yeri de bu yazıya istinaden çıkışını yapacak davacının da işten çıkış yapılmış bir şekilde emekli aylığı bağlanması için müracaat edeceği, davalı Kurumun, yanlış hesaplama yaparak hem mağduriyet yarattığı hem de emekli aylığı için yaptıkları başvuruyu işten çıkış şartı yerine getirilmediği gerekçesi ile reddedildiği, açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, hizmet başlangıç tarihi eksik geri çekildiği gibi, fiili hizmet zammı süresi yaş haddinden de hiç indirilmemiş ve davacının 52 yaş şartını yerine getirmesi halinde emekli olabileceğinin bildirildiği, bu durumun usul ve yasalara aykırı olduğu gibi hakkaniyete de aykırı olduğu iddiasıyla davacının hak etmiş olduğu 1395 gün yani 3 yıl 10... günlük filli hizmet zammı süresinin tamamının, sigorta başlangıç tarihinden geri çekilmesine, geri çekilmesi neticesinde bulunacak emeklilik yaş haddinden de işbu sürelerin düşülerek emeklilik tarihinin 16.09.2021 olduğunun tespitine, Bağcılar ... Merkezine emeklilik aylığı bağlanması talebiyle başvurulan 28.09.2021 tarihini takip eden ayın ilk günü olan 01.10.2021 tarihinden itibaren emeklilik aylığı bağlanmasına, birikmiş aylıkların yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle huzurdaki davanın İdare Mahkemesinde açılması gerektiği, davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tabi olarak görev yaptığı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 5434 Sayılı Emekli Sandığı Kanunu'ndan kaynaklanan uyuşmazlıklarda İdare Mahkemelerinin görevli olduğu, davacının Bağcılar ... Merkezinde bulunan kayıt ve şahsi sicil dosyasının incelenmesinden davacının emeklilik şartları konusunda herhangi bir yanlışlığın olmaması nedeni ile Kurum tarafından talebine karşılık red cevabı verildiği, davacının hizmet birleştirme talebi üzerine, 1572 gün SSK (4 a) kapsamında çalışması ile emekli sandığı (4 c) davalı Kurum 506 sayılı Kanunun geçici 81. maddesinin B ve C bentlerine istinaden iki ayrı açıklamada bulunulduğu, davacının TSK mensubu olarak çalıştığı süreler, prim günü olarak dikkate alınmışsa da emeklilik işlemleri 5510 4-a kapsamında yapılacağı için yaş haddi indiriminden yararlanamadığı, Kurum işlemini usul ve yasaya uygun olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle huzurdaki davanın İdare Mahkemesinde açılması gerektiği, davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tabi olarak görev yaptığı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanun'u ve 5434 Sayılı Emekli Sandığı Kanunu'ndan kaynaklanan uyuşmazlıklarda İdare Mahkemelerinin görevli olduğu, davacının Bağcılar ... Merkezinde bulunan kayıt ve şahsi sicil dosyasının incelenmesinden davacının emeklilik şartları konusunda herhangi bir yanlışlığın olmaması nedeni ile Kurum tarafından talebine karşılık red cevabı verildiği, davacının hizmet birleştirme talebi üzerine, 1572 gün SSK (4 a) kapsamında çalışması ile emekli sandığı (4 c) davalı Kurum 506 sayılı Kanun'un geçici 81. maddesinin B ve C bentlerine istinaden iki ayrı açıklamada bulunulduğu, davacının TSK mensubu olarak çalıştığı süreler, prim günü olarak dikkate alınmışsa da emeklilik işlemleri 5510 4-a kapsamında yapılacağı için yaş haddi indiriminden yararlanamadığı, Kurum işlemini usul ve yasaya uygun olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; davanın kısmen kabulü ile davacının fiili hizmet zammı süresinin tamamının yaş haddinden indirilmesi gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının başvurusunun esastan reddine, davacının başvurusunun kısmen kabulü ile Bakırköy 47. İş Mahkemesinin 2021/1 23... /78 K. sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacının 15.09.2023 tarihi itibarıyle aylığa hak kazandığının tesbiti ile takip eden aybaşı olan 01.10.2023 tarihi itibarıyle aylık bağlanmasına, birikmiş aylıkların hak ediliş tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının uyuşmazlığa konu dönemde 657 sayılı Kanun kapsamında devlet memuru olarak görev yapması ve ihtilafın 5434 sayılı Kanun hükümlerinden kaynaklanması nedeniyle davanın idari yargı yerinde görülmesi gerektiği, davacının TSK bünyesinde geçen fiili hizmet zammı sürelerinin prim ödeme gün sayısına eklenmiş olmasına rağmen, emeklilik işlemlerinin 5510 sayılı Kanun’un 4/a statüsünde gerçekleştirilecek olması sebebiyle bu sürelerin yaş haddi indiriminde kullanılamayacağı, Kurum tarafından tesis edilen kademeli emeklilik hesaplamalarının mülga 506 sayılı Kanun’un geçici 81. maddesi ve yürürlükteki mevzuata tamamen uygun olduğu, Kurum işlemlerinde herhangi bir hata bulunmadığı, davanın açılmasına sebebiyet verilmediği ve kararın infazının kamu düzeni gereği telafisi güç zararlar doğurabileceği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 5434 sayılı Kanun kapsamında geçen fiili hizmet zammı süresi dikkate alınarak, yaşlılık aylığı tahsisi ve aylıkların yasal faizleri ile davalı Kurumdan tahsiline ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla; aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3.Kurum geç ödenen yaşlılık aylıkları için faiz alacağından, 5510 sayılı Kanun'un 42. maddesinin “Kurum, sigortalıya veya hak sahiplerine bağlanacak gelir, aylık veya toptan ödemeleri, gerekli belgelerin ve incelemelerin tamamlandığı tarihten itibaren en geç üç ay içinde hesap ve tespit ederek sonuçlarını yazı ile bildirir.” hükmü uyarınca, yaşlılık aylığı tahsis tarihini takip eden 3 aylık sürenin sonundan itibaren sorumlu tutulacaktır. Somut olayda; 01.10.2023 tarihinden itibaren kendisine yaşlılık aylığı bağlanan davacı için talebine konu faiz başlangıç tarihi 01.01.2024 olduğu halde; Bölge Adliye Mahkemesince hak kazanıldığı tarihten itibaren faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
4. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1.Davalı Kurum vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine;
2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının; hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan "...birikmiş aylıkların..." ibaresinden sonra gelmek üzere "01.01.2024 tarihi başlangıç kabul edilerek" ibaresinin eklenmesi;
3.Suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
4.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.