MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1380 E., 2025/398 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/8 E., 2024/133 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacının ahşap palet ustası olarak çalıştığını, 10.12.2013 tarihinde elini hızar makinesine kaptırması sonucu iş kazası geçirdiğini ve sol elinden ciddi şekilde yaralandığını, sol eline kullanamaz halde olduğunu, sol elinin parmaklarının kangren nedeni ile kesildiğini, davacının anılan iş kazasını geçirdiği tarihte işyerinde 2 aydır çalıştığını ancak işverence sigortasının yapılmadığını, işverenin, iş kazası sonrası ceza almamak ve tazminat yükümlülüğünden kurtulmak adına davacıya manevi baskı yaparak adli makamlara, olayın annesine ait bir iş yerinde çocuğunun ödevine ilişkin hazırlık yaparken olduğu şeklinde yalan beyanda bulunmasını istediğini, davacının iyi niyetle ve işinden olma korkusuyla gerçeği gizlediğini, olayın işyerinde olduğunu dahi saklayarak şikayette bulunmadığını, ancak davacının iyi niyetli çabasına rağmen olay yerine gelen polis memurlarının gerçek durumu tespit ettiğini ve 10.12.2013 tarihli tutanak da olayın iş kazası olduğunu görgü tespit tutanağına bağlayarak imzaladığını iddia ederek maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; "..1- Davanın kısmen kabulü ile 1.336.783,27 TL maddi tazminatın ve 50.000,00 TL manevi tazminatın 10.12.2013 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,..." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "..1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan yönlerden kısmen kabulüne, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,
2-a-Maddi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulü ile 792.136,79 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 10.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
b-Manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 10.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine.." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı işçi müvekkilin gerçekte aldığı ücretin dosyaya bildirildiğini, taraflarınca hiçbir zaman davacı müvekkilin asgari ücret aldığı yönünde dosya kapsamında bir beyanımız bulunmadığını, yetersiz bilirkişi raporuna itiraz edilmemesinin usuli kazanılmış hak doğurmayacağını beyanla temyiz talep etmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yargılama sırasında raporlara itiraz dilekçelerinde beyan ettikleri hususlar değerlendirilmeden aleyhe karar verilmesinin doğru olmadığını, müvekkiline izafe edilen kusur oranının doğru olmayıp yüksek olduğunu, davacının ifadesine göre kazanın, iş kazası olmadığını, davacının kendi anlatımı ve davacı tanığının ifadesine göre, işyerinin, davacıya ya da annesine ait olduğunu, davacının öncesinde de kereste-hızar işinde çalıştığını, işyerinin kendi yerleri olduğu ve tecrübeli bir usta olduğunun açık olduğunu, kazanın iş kazası kabul edilmesi halinde dahi davacıya verilen kusur oranının düşük olduğunu, dinlenen tanık beyanlarına ve olayın oluşuna uygun olmayan usul ve yasaya aykırı bilirkişi raporlarına göre karar verilmesinın doğru olmadığını, kabule göre de hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu beyanla temyiz talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalı taraftan tahsili istemine ilişkindir.
1-Davalı vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 544.470,00 TL olup hükmedilen tazminata yönelik temyizi kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalılar vekillerinin hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre, kusur belirlemesine dair kabulün dosya kapsamı ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı vekilinin hükmedilen manevi tazminata miktarlarına yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE
2. Davacı vekili ve davalı vekilinin hükmedilen maddi tazminata yönelik tüm temyiz itirazlarının temyiz kapsam ve nedenlerine göre reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.