MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2025/18 E., 2025/95 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın, ... Geri Dönüşüm Atık Yönetimi Taşımacılık İnşaat Turizm San. Tic. Ltd. Şti.'nin çalışanı olduğu, bu firma tarafından temin edilmiş 34... plakalı kamyon ile verilmiş iş gereği 05.04.2014 tarihinde saat 16:15 sıralarında seyri sırasında aracın uzun süredir bakımsız olmasının etkisi ile freninin patladığı ve bu yolla geçirmiş olduğu kazada özürlü kalacak şekilde yaralandığını, uğradığı zarar için 138.616,95 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesi ve ... yönetmeliğinin 9/b maddesi gereğince hak sahibine ödeme yapmak ile yükümlü olmadığını, ... yönetmeliğinin 16. maddesi ile müvekkilinin güvence hesabına yasada belirtilen nedenlerle yaptığı ödemeler için zarara neden olanlara rücu etme hakkının tanındığını, bu nedenle kaza tarihinde sigortasız olduğu iddia edilen 34... plakalı aracın maliki olarak gözüken ...'e ihbar edilmesini, ... yönünden üçüncü kişi olmayan sürücünün yaralanması nedeniyle meydana gelen zararların teminat kapsamında olmadığını, davanın bu nedenle reddi gerektiğini, kazaya karışan aracın kaza tarihinde sigortasının olup olmadığının araştırılması gerektiğini, yapılacak yargılama sonrası aleyhe hüküm kurulması halinde güvence hesabının sorumluluğunun kaza tarihi itibariyle maluliyet hallerinde zorunlu mali mesuliyet sigortası teminat limiti ile sınırlı tutulması gerektiğini, kaza tarihindeki poliçedeki teminat limitinin aşılamayacağını, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Geri Dönüşüm Atık Yönetimi Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle: kaza tarihinde 34... plakalı aracın malikinin müvekkili olmayıp, ... olduğunu, ayrıca davacının müvekkili şirkette baş şoför olarak istihdam edilmekte olduğunu ve sürücüsü olduğu araç ile birlikte tüm araçların bakım ve onarımının gerçekleştirilmesinden de sorumlu olduğunu, mevsimlik iş sözleşmesine ekli görev tanımına ilişkin listede davacının bu görevi belirlendiğini, bu nedenle müvekkiline kusur yöneltilemeyeceğini, kazanın araçtaki arızadan meydana gelip gelmediği de tespit edilmesi gerektiğini, davacının tedaviyi reddettiğini bu durumun hastane kayıtlarından belli olduğunu, davacının sürücüsü olduğu araçta yaralanması ve maluliyetinin gerçekleşmesinde müvekkilinin sorumluluğunu ispatlaması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.01.20 23... /625 E., 2023/26 K. Sayılı kararında;
"1-Davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile
30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Geri Dönüşüm Ltd. Şti.’den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine,
2-Davacının maddi tazminat isteminin kabulüne;
138.616,95 TL geçici ve sürekli iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminatın kaza tarihi olan 05.04.2014 tarihinden (davalı ... yönünden dava tarihi olan 02.03.2015 tarihinden itibaren) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan (davalı Günvence Hesabı yönünden sigorta limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine," şeklinde karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 23.05.20 23... /1329 E., 2023/1550 K. sayılı kararında özetle; davanın kısmen kabulüne dair ilk derece mahkemesi kararının tarafların iddia ve savunmalarına, dosya kapsamına, hükmün dayandığı deliller ve kanuni gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde isabetsizlik görülmemesine göre HMK 355. maddesi kapsamında kamu düzenine de aykırı bir husus bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemiz 05.12.20 24... /103 23... /124902 sayılı ilamı ile özetle, "... Eldeki davada, İlk Derece Mahkemesi'nce kaldırma ilamı sonrası aldırılan 28.08.2022 tarihli hesap raporunda davacının maddi zararının 327.436,61 TL olarak hesaplandığı, Mahkemece anılan raporun hükme esas alındığının gerekçede belirtilerek zararın 327.436,61 TL olarak belirlenmesine karşın davacı vekili talebi ile bağlı kalınarak 138.616,95 TL üzerinden hüküm kurulduğunun açıklandığı ancak devamla parantez içerisine alınan yazımla davacının kaldırma ilamı öncesi Mahkemenin 09.07.2021 tarihli ilk kararına karşı maddi tazminat talebi yönünden yalnızca tazminata yürütülecek faizin niteliği bakımından istinaf başvurusunda bulunduğunun da belirtilmesi suretiyle davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hakka da atıfta bulunması sonucu zarar miktarının belirlenmesinde gerekçe içerisinde çelişkiye düşüldüğü , ayrıca davacının talebi ile bağlı kalındığının belirtilmesine rağmen hüküm fıkrasında fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmaksızın karar verildiği bu hususun da gerekçe ile hüküm arasında çelişki meydana getirir mahiyette olduğu ve bu suretle de; hüküm içerisinde ve hüküm ile gerekçe arasında çelişki yaratıldığı, bu şekilde infazı kabil hüküm tesis edilmediği açık olduğundan verilen karar isabetsiz bulunmuştur. "gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararı ile "...Dava kısmi dava olarak yöneltilmiş olup Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin 09.12.2021 tarih, 2021/3290 Esas ve 2021/3182 Karar sayılı kaldırma kararı öncesinde dava 24.04.2021 harç tarihli dilekçe ile ıslah edilmiştir. Davacı tarafından kaldırmaya konu ilk karar ise sadece faiz türü yönünden istinaf konusu yapılmıştır. Usuli kazanılmış hakka ilişkin Yargıtay genel kabul ve uygulaması doğrultusunda 138.616,95 TL maddi tazminatın hüküm altına alınması gerekmiştir. " gerekçesiyle;
"1-Davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile
30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Geri Dönüşüm Ltd. Şti’den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine,
2-Davacının maddi tazminat isteminin kabulü ile
138.616,95 TL geçici ve sürekli iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminatın kaza tarihi olan 05.04.2014 tarihinden (davalı ... yönünden dava tarihi olan 02.03.2015 tarihinden itibaren) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan (davalı Günvence Hesabı yönünden sigorta limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine," şeklinde karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz sebepleri olarak özetle; aktüer raporunun 1 Ocak 2023 tarihi itibari ile güncelliğini yitirdiği, ek rapor alınmasının talep edildiği, itirazların göz ardı edildiği, davacının zarara uğramasına neden olmuş aracın ticari nitelikli olduğu, ıslah yolu ile istenmiş faiz türünün değiştirilebileceği, istem gibi hüküm kurulmamış olunması hatalı olduğu, davacı lehine hüküm altına alınan manevi tazminat tutarı düşük kaldığından kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddeleri, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77., 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 52, 54, 55... inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19... . maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'u hükümleri.
3. Değerlendirme
A) Davacı vekilinin manevi tazminat alacağına yönelik temyiz istemi yönünden;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine dava dilekçesinde davacı için 200.000,00 TL manevi tazminat talep edildiği, İlk Derece Mahkemesince davacı lehine 30.000,00 TL manevi tazminata hükmolunduğu reddine karar verilen tazminat miktarlarının İlk Derece Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.
B) Davacı vekilinin maddi tazminat alacağına yönelik temyiz istemi yönünden;
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin davacı yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Davacı vekilinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına yönelik yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine,
18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.