MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1902 E., 2025/189 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 18. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/177 E., 2023/44 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 01.10.1984 tarihinde ... bünyesinde 5434 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğu, 14.06.1990 tarihinde sigortalılığının sona erdiği, ardından 15.01.1995 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olarak kaydının devam ettiği, davacının fiili hizmet sürelerinin başlangıcı 01.10.1984 olarak esas alındığında, 506 sayılı Kanun'un geçici 81/B bendi uyarınca 48 yaş ve 5225 gün şartına tabi olduğu, Kurum kayıtlarında da davacının 11.999 gün sigortalılığının mevcut olduğu, bu sebeple 24.06.2022 tarihinde tahsis şartlarını taşıdığı ve bu tahsis talebi ile Kuruma başvuruda bulunduğu, ancak davalı Kurum tarafından, davacının işten ayrılma koşulunu yerine getirmediğinden bahisle yaşlılık aylığı bağlama talebinin işlemden kaldırıldığı, ancak bu Kurum işleminin yerinde olmadığı iddiasıyla davacının tahsis talebinde bulunduğu 24.06.2022 tarihini takip eden aybaşı olan 01.07.2022 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması ve mahrum kalınan aylıkların ödenmesi gereken tarihlerden başlamak üzere yasal faizi ile birlikte Kurumdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumca, davacıya ilişkin yapılan hesaplama ve emeklilik yılına ilişkin tespitin doğru olduğu, davacının talebinin hukuka aykırı olduğu, davacının iddiaları bakımından Kurum kayıtlarının esas alınması gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; davanın kabulü ile davacının tahsis talebinde bulunduğu, 24.06.2022 tarihini takip eden ay başından (01.07.2022) tarihinden itibaren bağlanması gerektiğinin ve 01.10.2022 tarihinden itibaren başlamak üzere hak edilen yaşlılık aylıklarına yasal faiz işletilmesi gerektiği, davacıya 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının şirket ortağı olması nedeniyle 5510 sayılı Kanun’un 53/1. maddesi uyarınca ortağı olduğu işyerinden 4/a kapsamında sigortalı bildirilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle geçersiz sayılan SSK hizmetleri yerine 4/b (Bağ-Kur) tescilinin yapıldığı, ... 2829 sayılı Kanun’un 8. maddesi ve yerleşik Yargıtay içtihatları gereği, birleştirilmiş hizmet sürelerinde emekli aylığının son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde en fazla hizmetin geçtiği Kurumca kendi mevzuatına göre bağlanması gerektiğini; davacının son yedi yıllık çalışmasının Bağ-Kur kapsamında kaldığı ve bu statüye göre gerekli yaş ve prim gün şartlarını taşımadığı gibi Kuruma prim borcunun da bulunduğu, ayrıca Anayasa Mahkemesinin 506 sayılı Kanun'un 62. maddesi hakkındaki iptal kararının 2008 sonrası taleplerde uygulanan 5510 sayılı Kanun m. 28/9’daki "işten ayrılma" zorunluluğunu ortadan kaldırmadığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 5434 sayılı Kanun kapsamında geçen fiili hizmet zammı süresi dikkate alınarak, yaşlılık aylığı tahsisi ve aylıkların yasal faizleri ile davalı Kurumdan tahsiline ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.