MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/1387 E., 2024/2546 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İskilip Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI: 2023/153 E., 2024/40 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davacının hizmet başlangıcının tespitine ve 06.10.1990 tarihinde bir gün süre ile sigortalı olarak çalıştığının tespiti ile sigortalılık başlangıç tarihinin 06.10.1990 olarak düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, açılan davayı kabul etmediklerini, davacının sigorta başlangıcının 01.09.2003 olduğunu, davacının 15.02.1970 doğumlu olup 06.10.1990 tarihinde askerlik görevini yapıp yapmadığının araştırılmasını, davacının açmış olduğu hizmet tespiti davasının gerçek dışı olduğunun talep ettikleri incelemeler yapıldığı takdirde ortaya çıkacağını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının 06.10.1990 tarihinde ... unvanlı iş yerinde 1 gün süre ile sigortalı olarak çalıştığının tespitine, sigorta başlangıç tarihinin 06.10.1990 olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davanın kuşku bırakılmayacak şekilde ispatlanamadığını, Mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2., 6., 9., 79., 108. madde hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Yasalar ile Yargıtayın Yerleşik İçtihatları gereğidir.
2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada,mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
3.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına dava dışı Ahmet ... ünvanlı işverenin 24064 sicil. no.lu işyerinden işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, anılan işyerinin bina inşaatı mahiyetinde olup 05.06.1990-15.12.1990 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu,işyerinden 1990 yılına ilişkin hiç bordro verilmediğinin bildirildiği,işe giriş bildirgesi üzerinden yapılan imza incelemesinde imzanın davacıya ait olup olmadığının tespit edilemediği, inşaatın yapı ve iskan ruhsatlarının araştırılmadığı yalnızca Ahmet ... tarafından İskilip Belediye Başkanlığına yapılan emlak vergisi beyannamesinde inşaatın bitiş tarihinin 01.01.1990 olarak bildirildiği, komşu işyeri araştırmasının emniyet aracılığıyla yapıldığı, bu araştırmada inşaatta ..., ... ve ...'ın çalıştığının tespit edildiğinin bildirildiği, komşu işyeri ise tespit edilemediği, Mahkemece başkaca komşu işyeri araştırması yapılmadığı, öte yandan emniyet tarafından bildirilen ve aynı zamanda davacı tanığı olan ..., ... ve ...'ın dinlendiği ancak anılan tanıkların hizmet döküm cetvelleri ile işyerinden verilmiş işe giriş bildirgelerinin olup olmadığının araştırılmadığı, dolayısıyla beyanlarının denetlenemediği, böylelikle Mahkemece anılan tanık beyanları ile dosyadaki diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
4.Buna göre Mahkemece, davacının eylemli çalışmasını ortaya koyacak şekilde iş yerinin inşaat işyeri olduğu gözetilerek, söz konusu inşaatın ruhsatı ve yapı kullanım izni bilgileri ilgili Belediye Başkanlığından sorularak araştırılmalı, vergi dairesi, belediye, SGK aracılığıyla da yapılacak araştırmayla komşu işyerlerinde çalışan kişiler yöntemince saptanarak, re’sen bilgi ve görgülerine başvurulmalı,sigortalılık kayıtları getirtilerek beyanları denetlenmeli, komşu iş yerinin saptanamaması halinde davacının çalışmasını bilebilecek kişileri davacının beyanı alınmak suretiyle kimlerle birlikte çalıştığı,ne iş yaptığı,ustasının vs.nin kim olduğu da sorulmak suretiyle belirlenerek sigortalılık ve diğer çalışma kayıtları getirtilerek dinlenmeli, bozma öncesi dinlenen ..., ... ve ...'ın hizmet cetveli ile varsa davalı işyerinden verilmiş işe giriş bildirgeleri celbedilerek beyanları denetlenmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.