MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/1434 E., 2023/1348 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 3. İş Mahkemesi
SAYISI: 2019/189 E., 2023/71 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; 15.05.2012 günü meydana gelen iş kazası nedeniyle sigortalıya bağlanan gelir ve sigortalı için yapılan tedavi giderlerinin tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ve ... cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacının davasının kısmen kabulü ile
1-Davalı ...'e yönelik davanın açılmamış sayılmasına,
2-PSD nedeniyle 53.049,01-TL Kurum alacağının davalı ...'ın sorumluluk sınırı 40.806,93 TL ile sınırlı olmak üzere gelir bağlama onay tarihi olan 31.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3-Tedavi giderine yönelik talebin reddine," karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı Kurum vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun süresinde olmaması nedeni ile istinaf isteminin süreden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili, Bölge Adliye Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacı Kurumun istinaf başvurusunun süresinde olup olmadığına ilişkindir.
1.Dosya kapsamı incelendiğinde, İlk Derece Mahkemesi hükmünün davacı Kurumun elektronik tebliğ adresine usulüne uygun tebliğ edilmediği anlaşılmıştır.
2.7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “elektronik tebligat” başlıklı 7/a maddesi; “Aşağıda belirtilen gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur.
...
11. İdareleri, kamu iktisadi teşebbüslerini veya sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıkları; adli ve idari yargı mercileri, icra müdürlükleri veya hakemler nezdinde vekil sıfatıyla temsile yetkili olan kişilerin bağlı bulunduğu birim…” düzenlemesini, aynı Kanun’un 11. maddesi ise “Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır…” düzenlemesini içerdiğinden, İlk Derece Mahkemesi hükmünün, vekil adı aynı tebliğ mazbatasında belirtilmek suretiyle Kurumun ilgili birimine tebliğ edilmesi gerekmektedir.
3.Belirtilen mevzuat çerçevesinde somut olay incelendiğinde, İlk Derece Mahkemesi hükmünün davacı Kuruma usulüne uygun tebliğ edilmediği bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının yerinde olmadığı anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesi hükmünün davacı Kurumun ilgili birimine yukarıda belirtilen şekilde usulüne uygun şekilde tebliği ile Kurum vekili tarafından istinaf dilekçesinin süresinde verilmesi durumunda, dosyanın esas yönünden istinaf incelemesinin yapılması gerekmektedir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.