MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
SAYISI: 2024/186 E., 2024/541 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 27.02.2024 tarih, 2023/9543 Esas, 2024/1869 Karar sayılı kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Dairemiz bozma kararına karşı İlk Derece Mahkemesince direnilmesi üzerine karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu’nun 373. maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede;
Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince Dairemizin 27.02.2024 tarih, 2023/9543 Esas, 2024/1869 Karar sayılı bozma kararına karşı "Yargıtay Bozma İlamında özetle; davacı vekilinin 05.05.2022 tarihli kök hesap raporuna açık itirazı olmadığını, davalı taraf lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözetilerek bu raporda tespit edilen tazminat alacağından, davacıya bağlanan gelirin rücuya kabil kısmını mahsup ederek sonucuna göre maddi tazminatı belirlemesi gerektiği belirtilmiş ise de, bu durumun aksine 05.05.2022 tarihli kök hesap raporunun davacı vekiline 12.05.2022 tarihli celsede elden tebliğ edildiği, aynı celse de Davacı vekilinin: "Raporu yeni aldık rapordaki aleyhe hususları kabul etmiyoruz gerekirse yazılı beyanda bulunacağız, eksikliklerin giderilerek aktüer bilirkişiden yeniden rapor alınmasını talep ederiz," şeklinde beyanda bulunduğu, aynı celsede ek rapor alınması için ara karar kurulduğu, kök raporun hükme elverişli olmadığı, davacının raporu açık yada zımni kabulü olmadığı aksine aleyhe olan hususları kabul etmediği gibi yeniden rapor alınmasını talep ettiği, bu durumda davalı taraf lehine usuli kazanılmış hakkın oluşmadığı gibi hükme esas alınan 19.07.2022 tarihli ek rapor ile kök rapor arasında mahsup dışındaki farkın, ek rapor tarihindeki güncellenen asgari ücretin dikkate alınması nedeniyle oluştuğu, yerleşik Yargıtay içtihatları ile Mahkemece karar tarihine en yakın tarihli veriler dikkate alınarak yapılan raporun esas alınması gerektiği anlaşılmış, bu yönüyle de sayın Yargıtay'ın Bozma İlamına direnmek gerekmiştir. Bu nedenle Yargıtay bozma ilamına karşı 18.10.2024 tarihli celsede direnilmesine karar verilerek önceki karar gibi hüküm tesis etmek gerekmiştir." gerekçeleri ile direnme kararı verilmiş ise de davacı vekilinin 12.05.2022 tarihli celsedeki beyanlarının gerekçeli bir itiraz niteliğinde olmadığı dikkate alındığında Dairemiz kararının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeple;
Dosyanın YARGITAY HUKUK GENEL KURULUNA GÖNDERİLMESİNE,
14.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.