MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/164 E., 2025/334 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kumluca 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2022/24 E., 2024/300 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin 31.08.2012 tarihinde çalışmakta olduğu yol onarım ve bakım işi sırasında davalılardan ... yönetimindeki 07... plakalı aracın kendisine çarpması sonucu vücudunda hasarlar kalacak şekilde ağır yaralandığını, bu nedenle müvekkilinin aylarca yatağa bağlı şekilde tedavi gördüğünü, hala da görmekte olduğunu, müvekkilinin bu darbe neticesinde psikolojik ve sinirsel hastalıklarının olduğunu, yüzünde kalıcı izin meydana geldiğini, müvekkilinin yaklaşık üç yıldır evli olduğunu, 22 aylık çocuğunun bulunduğunu, ömrünün en güzel yılında sakat kalarak ağır bir ızdırap duyduğunu, davacının işvereninin ... ve ... A.Ş. olduğunu, işvereninin işçinin çalışma alanında her türlü önlemi almakla sorumlu olduğunu, kazanın yaşandığı gün işverenin müvekkili haber olmaksızın işten çıkarttığını, davacının üst işvereninin ... . Bölge Müdürlüğü olduğunu gerekli önlemleri almakla üst işverenin de sorumlu olduğunu, davalı Karayollları Müdürlüğünün yükümlülüğünü ihmal ederek kazaya sebebiyet verdiğini, davalı ...'in dikkatsiz ve tedbirsiz araç kullanarak oluşan kazada asli kusurlu olduğunu, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin kazaya karışan 07... plakalı aracı sigortalayan şirket olması nedeni ile yaşanan kazadan doğmuş ve doğacak olan zararlardan sorumlu olduğunu, bu nedenlerle 5.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 5.000,00 TL Manevi tazminatı ise ... Sigorta A.Ş. dışındaki davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddiaları kabul etmediklerini, davacının dava dilekçesinde bahsettiği olayların gerçekleşmediğini, kazanın taksirle meydana geldiğini, Kumluca Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/2267 sayılı soruşturmasının devam etmekte olduğunu, kusur durumunun hala netleşmediğini, davacının ömür boyu sakat kalacağının gerçek dışı olduğunu, davacının bu durumu ispatlamasının gerektiğini, davacının yüzünde iz kalmasının yasal dayanaktan yoksun olduğunu, kendisinin kazada kusurunun bulunmadığını, açılan davanın tümden reddinin gerektiğini, manevi tazminatın bölünmezliği ilkesi gereği fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulması istemini kabul etmediklerini, davacının sigortalı işçi olarak çalıştığını, yapılan tedavi ve masrafları sigortasının karşıladığını, bu nedenle tedavi için yapılan fazla bir masrafın bulunmadığını, kısmi açılan davayı kabul etmediklerini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazanın Kurumları ...Şube şefliği ekipleri ve şube Şefliğimizde ihaleli olarak çalışan yüklenici firma ekiplerinin yolda bakım çalışması yaptıkları esnada meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı ...'in kusurlu olduğunu, kurumlarının kusurunun bulunmadığını, ... ... Kumluca yönündeki trafiği yönlendirmekle görevli olduğunu, üzerinde iş yeleği ve elinde flamanın bulunduğunu, kaza anındaki sağ şeritteki araçları yavaşlatmış iken kazaya karışan aracın yavaşlamayarak ikinci şeride geçmesi sonucu kazanın meydana geldiğini, yüklenici .... A.Ş.'nin olduğunu, meydana gelen zararlardan ve parasal sorumluluklardan yüklenicinin doğrudan doğruya sorumlu olduğunu, bu nedenlerle öncelikle görev yönünden davanın reddine karar verilmesini mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle,"1-Davanın kabulü ile 339.182,09 TL sürekli iş göremezlik alacağının kaza tarihi olan 31.08/.012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına ..." karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekili istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle ;
a. idare tarafından yapılan ihale neticesinde sözleşme aktedilen firmalar, çalışanlarını kendileri seçmekte olup müvekkil idarenin sadece işin sözleşmeye uygun olarak yürütülüp yürütülmediğini denetlediğini, idarenin ancak ihale makamı olarak nitelendirilebileceği, davanın "husumet yokluğu nedeniyle reddine" karar verilmesi gerektiği, tazminat sorumluluğu bulunmadığı, tek sorumlunun yüklenici firmalar olduğu, atfedilmeye çalışılan hizmet kusuru ile meydana gelen kaza arasında illiyet bağı bulunmadığı, harçtan muaf olunduğundan bahisle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamından; Mahkemece Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı öncesi aldırılan 13.11.2019 tarihli hesap raporunda davacının maddi zararının davacı kazalının %20 oranında kusurlu olduğu kabulü ile 545.042,44 TL olarak hesaplandığı, davacı vekilince anılan rapora itiraz edilmeksizin raporda belirtilen miktar üzerinden Kurumca bağlanan gelirin mahsubunun resen yapılması sonucu 09.02.2020 tarihli dilekçe ile maddi tazminat talebinin arttırıldığı, Mahkemece talep gibi 12.02.2021 tarihli karar ile 339.182,09 TL maddi tazminata karar verildiği, karara karşı davacı vekilince maddi tazminatın hesaplanması yönünden istinaf yoluna başvurulmadığı, 25.11.2021 tarihli Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı ile kusur yönüyle eksik inceleme yapıldığı gerekçesiyle kararın kaldırıldığı, Mahkemece kaldırma kararı sonrası yeniden kusur raporu aldırıldığı, raporda kaldırma kararı öncesi hükme esas alınan rapor gibi davacının %20 oranında, davalılar ile dava dışı 3. kişilerin toplam %80 oranında kusurlu olduğu tespitinin yapıldığı, Mahkemece bu kez hesap raporu aldırıldığı, 18.03.2024 tarihli raporda bilinen dönemin ileriye çekilmesi suretiyle bu kez daha fazla 4.542.486,51 TL maddi zararın hesaplandığı, Mahkemece temyize konu kararında 18.03.2024 tarihli hesap raporunun hükme esas alınması suretiyle davacı talebi ile bağlı kalınarak hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Usuli kazanılmış hak davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrarı sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Usulü müktesep hak, anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.
Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usulü kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usulü kazanılmış hak gerçekleşebilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).
Kazanılmış haklar “Hukuk Devleti” kavramının temelini oluşturan en önemli unsurlardandır. Kazanılmış hakları ortadan kaldırıcı nitelikte sonuçlara yol açan yorumlar Anayasa'nın 2.maddesinde açıklanan “Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir” hükmüne aykırılık oluşturacağı gibi toplumsal kararlılığı, hukuksal güvenceyi ortadan kaldırır, belirsizlik ortamına neden olur ve kabul edilemez.
Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usulü kazanılmış hak” olgusunun, bir çok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnaları bulunmaktadır. Örneğin Mahkemenin bozmaya uymasından sonra yeni bir içtihadı birleştirme kararı (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili yeni bir kanun çıkması karşısında, Yargıtay bozma ilamına uyulmuş olmakla oluşan usulü kazanılmış hak hukukça değer taşımayacaktır.
Usulü kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için bir davada ya taraflar ya mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir. (HGK.'nın 12.07.2006 T., 2006/4-519 E, 2006/527 K, 03.12.2008 T., 2008/10-730 E., 2008/732 K.) Zira usulü kazanılmış hak ilkesi kamu düzeniyle ilgilidir. (09.05.1960 T., 21/9; 04.02.19 59... /5 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı)
Somut olayda, davacı vekilince kaldırma kararı öncesi tesis edilen maddi tazminata yönelik hükme istinaf isteminin bulunmadığı gözden kaçırılarak kaldırma kararı sonrası bilinen dönemin ileriye çekilmesi suretiyle zararın daha fazla hesaplandığı rapora itibarla hüküm tesisi davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hakkı ihlal eder mahiyette olup hatalı olmuştur. Ayrıca davalının harçtan muaf kurumlar arasında yer aldığı hususunun gözden kaçırılması suretiyle hüküm tesisi de hatalıdır.
Mahkemece yapılacak iş; temyize gelen davalı yönünden davacının maddi zararını 12.02.2021 tarihli karar gibi hüküm altına almak ile temyize gelmeyen davalı yönünden davacı lehine oluşan ve taraflar lehine oluşan usulü kazanılmış hakka riayet eden davalının harçtan muaf olduğunu da gözeten bir karar vermekten ibarettir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.