MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
SAYISI: 2024/416 E., 2024/443 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı Kurum ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kurum sigortalılarından davalı işçisi ... 'in 02.01.2012 tarihinde iş yerinde geçirmiş olduğu iş kazası neticesinde vefat ettiğini, davalı tarafın kusurlu olduğunu, Kurumca sigortalının hak sahiplerine bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelirin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ...'nın iş kazasının meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.03.2022 tarihli 2021/27 Esas 2022/114 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 08.03.2022 tarihli kararına karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 04.10.2023 tarihli 2022/781 Esas 2023/1916 Karar sayılı kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairemizin 13.06.2024 tarihli ve 2024/5884 Esas, 2024/6785 Karar sayılı ilamında; Mahkemece gerekçeli kararın infaza elverişli bir şekilde oluşturulmadığı, davacının talebi gibi tam kabule yönelik hüküm kurulmasına karşın davanın kısmen kabulüne karar verildiği ayrıca hazırlanan gerekçeli kararda hak sahiplerinden dolayı Kurumun rücu edebileceği tutarların belirlendiği, anılan bu tutarların toplamının ise hükümde karar altına alınan miktarla çeliştiği ve bu suretle hem gerekçe ile hüküm arasında, hem de hüküm fıkraları arasında ayrı ayrı çelişkiye düşülerek karar verildiği gerekçelerine dayalı olarak karar bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme sonucu karar verildiğini, hükme esas almaya bilirkişi raporuna itibarla karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı Kurum ve davalı vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı Kurum ve davalı vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.