MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/462 E., 2025/254 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 43. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/658 E., 2024/333 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 06.04.2020 tarihinde iş kazası geçirdiğini, iş kazasında davalının tam kusuru bulunduğunu, zira müvekkilin işi şirkette muhasebe işlemlerini yapmak olduğu halde kaza günü görevi olmadığı halde davalının emir ve talimatı ile mal sevkiyatında çalıştırılmış olduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 1.000,00 TL geçici işgöremezlik tazminatı,150.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faizi ile tahsilini talep etmiş, 27.12.2023 tarihli dilekçesi ile geçici ve sürekli iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat istemine dair talebini 1.013,793,40 TL olarak arttırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, iş kazasının 06.04.2020 tarihinde mermer traverten toptan satışı yapılan davalı işyerinde sigortalı çalışan davacının çalışırken hareketli vince Este mermer plaka bağlama yaparken yaklaşık 26 plaka mermerin bacaklarının üstüne devrilmesi neticesinde yaralanması şeklinde meydana geldiği, davacının maluliyet oranının %16,2 olarak tespit edildiği,16.04.2023 tarihli kusur raporunda, kazanın meydana gelmesinde davalının %90, davacı kazazedenin %10 oranında kusurlu olduğunun tespit olunduğu, 05.05.2024 tarihli aktüerya bilirkişi ikinci ek raporu doğrultusunda davacının toplam 1.499.357,05 TL maddi tazminata hak kazandığının kabul edildiği, anılan rapor hükme esas alınarak, ıslah dilekçesi doğrultusunda taleple bağlılık ilkesi gözetilerek davacı yararına maddi tazminata hükmedildiği, davacının kaza nedeniyle meslekte kazanma gücünü kaybetme oranı, kazanın gerçekleşmesindeki kusur oranları, davacı hakkında tanzim olunan sosyal ve mali durum raporu, tanık beyanları birlikte değerlendirilerek, davacının manevi tazminat talebinin kabulüne karar verildiği gerekçesi ile davanın kabulüne, 1.013.793,40 TL maddi tazminatın ve 150.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 06.04.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kazanın gerçekleştiği gün işçinin yaptığı işin müvekkilinin emir ve talimatları ile yapıldığı iddiasının gerçek olmadığını, davacıya muhasebe işleriyle ilgilenmesi gerektiği konusunda talimat verildiğini, yeterli iş gücünün olay anında işyerinde bulunduğunu ve sevkıyat işçileri için gerekli önlemlerin alındığını ve davacının kendi inisiyatifi ile kaza geçirdiği alanda çalıştığının tanık anlatımları ile dosya kapsamında toplanan delillerle ispat edildiğini, davacı işçinin geçirdiği kazada sağ el bileğine platin takıldığı iddiasının doğru olmadığını, aynı zamanda davacının yaşlılık aylığı aldıktan sonra başka bir işyerinde aynı iş kolunda işe girdiğine dair tespitin davacının iş gücü kaybının hatalı belirlendiğini ortaya koyduğunu, maddi tazminat hesabı ile alakalı dosyadaki itirazlarına itibar edilmediğini ve yapılan hesaplamanın ne şekilde sonuca erdirildiğinin detaylarıyla izah edilmediğini, SGK tarafından yapılan ödemeler ve işçinin sağlık sigortası kapsamında almış olduğu ödemelerin tazminat hesabından mahsup edilmediğini, hükmedilen manevi tazminatın yüksek olup sebepsiz zenginleşmeye sebep olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya kapsamından, Kurum tarafından düzenlenen inceleme raporunda ve Mahkemece hükme esas alınan kusur bilirkişi raporunda davacının %10, davalı şirketin ise %90 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği, davacının iş yerinde muhasebeci olarak görev yaptığının anlaşıldığı, kazanın iş sahasında vince mermer plaka bağlama aşamasında plaka mermerlerin devrilmesi ile meydana geldiği, tanık beyanlarında davacının muhasebe elemanı olmasına rağmen zaman zaman taşları kamyona vinçle yüklenmesi sırasında halatların bağlanması, malzemenin kamyona yüklenmesi işinde çalıştığının beyan edildiği, ancak işveren tarafından davacıya bu yönde talimat verilip verilmediği hususunun yeterince irdelenmediği anlaşılmaktadır.
İş kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında zararlandırıcı olaya neden oldukları ileri sürülen kişi veya kişilerin kusur oranlarının kesin olarak tespiti önem taşımaktadır. Zira maddi tazminat davalarında sigortalının kazanç kaybının hesaplanmasında davacının kendi kusuru oranında tespit olunan kazanç kaybından indirim yapılacağı gibi yine manevi tazminat davalarında hükmedilecek manevi tazminat miktarının takdirinde tarafların kusur durumu Mahkemece öncelikle dikkate alınacaktır. Bunun yanında meydana gelen zarardan müteselsilen sorumlu olanların kendi aralarındaki kusur dağılımı, kendi payına düşenden fazla ödeme yapan müteselsil borçlunun diğer müteselsil borçlu veya borçlulara karşı yönelteceği rücu alacağının miktarını da etkilemektedir.
Öte yandan 26.10.2023 tarihli hesap raporu ile davacının maddi zararının 1.013.793.40 TL olarak belirlendiği, bilirkişi raporunun taraflara 31.10.2023 tarihinde ihtarlı olarak tebliğ edildiği, davacı vekilince anılan rapora itiraz edilmediği, takip eden 21.12.2023 tarihli celsede davacı vekilinin "Islah ve talep artırım için süre talep ediyoruz" şeklinde beyanda bulunduğu ve davacı vekilinin rapor doğrultusunda talebini 27.12.2023 tarihli dilekçe ile 1.013,793,40 TL olarak arttırdığı, daha sonra alınan 05.05.2024 tarihli aktüerya bilirkişi ek raporu ile bilinen dönem ileri çekilerek davacının toplam 1.499.357,05 TL maddi tazminata hak kazandığının hesaplandığı, Mahkemece bu rapor esas alınarak ve davacı vekilinin 26.10.2023 tarihli hesap raporuna itiraz etmemiş olması nedeniyle davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak göz ardı edilerek karar verildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, Mahkemece hükme dayanak alınan kusur raporu yeterli inceleme ve araştırmaya dayalı olmadığı gibi davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak göz ardı edilerek sonuca gidilmesi de yerinde görülmemiştir.
Makemece yapılacak iş; açılmış ise aynı olaydan kaynaklanan rücuan tazminat dava dosyasının onaylı bir örneğini celp ettikten sonra iş güvenliği uzmanlarından oluşan farklı bir bilirkişi heyetinden eldeki dosyada alınan kusur raporlarını, varsa ceza dava dosyasında hükme esas alınan kusur raporunu, Kurum inceleme raporunu ve rücuan tazminat dava dosyasında alınan raporları karşılaştırıp davacının iş yerindeki görev tanımını, işverenin gözetim ve denetim görevinin kapsamını daha ayrıntılı irdeleyerek yeni bir kusur raporu almak, kusur durumunun değişmesi halinde yeni bir hesap raporu alınması gerekli görülürse davacı vekilinin 26.10.2023 tarihli hesap raporuna itiraz etmemiş olması nedeniyle davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözetilerek anılan raporda bilinen dönem sonu dahil esas alınan verilerin değişmeyeceğini dikkate alarak sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.