MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/364 E., 2025/19 K.
FER'Î MÜDAHİL : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili Avukat ...
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 15.03.2007 tarihinden 30.06.2015 tarihine kadar kesintisiz ve sürekli olarak davalıya ait ... unvanlı kereste atölyesinde çalıştığını, davalının, davacı müvekkilinin işvereni olmasına rağmen çalışmış olduğu süre boyunca hem sigortasız çalıştırılmış, yapılan dönemlerde ise farklı işyerlerinde çalışıyormuş gibi gösterildiğini, davacı müvekkilinin davalıya ait işyerinde haftalık net 400,00 TL ücret aldığını, sabah 07.00 de işe başlayıp akşam 19.00 a kadar çalıştığını, haftanın 6 günü bu şekilde çalıştığını, yıllık izin kullanmadığını, resmi bayramlarda çalıştığını, davacının müvekkili iş kazası geçirmiş olup, iş kazası sonrasında sebepsiz yere işten çıkarıldığını, işten çıkarılırken de işveren tarafında herhangi bir ücret ödenmediğini, davacı müvekkilinin iş akdinin haksız bir şekilde feshedip davalı tarafça kanuni haklarının hiçbirini vermemiş olduğundan, 5,00 TL kıdem tazminatı, 5,00 TL ihbar tazminatı 5,00 TL fazla çalışma ücreti, 5,00 TL resmi ve dini bayram alacağı, 5,00 TL hafta tatili ücreti, 5,00 TL yıllık izin ücretinin tahsili ile müvekkili ...'ın davalılara ait işyerinde çalıştığı tarihler olan 15.03.2007-30.06.2015 tarihleri arası tespiti ile bu süreler içinde başka yerlerden gösterilen sigorta çalışmalarının iptali ile yatırılmayan primlerin davalı tarafından yatırılmasını talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde, davada, davacı tarafın haksız olup ...'in müvekkili ... yanında sadece 06.02.2014 - 31.12.2014 tarihleri arasında çalışmasının mümkün olmadığını, aynı şekilde ...'in müvekkili ... yanında ise sadece 30.01.2015 - 12.06.2015 tarihleri arası çalışmasının mevcut olduğunu, davacının başkaca bir çalışmasının olmayıp tüm beyanlarının asılsız olduğunu, davacının tüm çalışmalarını resmi belge ile ispat etmesinin gerektiğini, davacının ...'in yanında 10 ay, ...'in yanında ise sadece 5 ay çalıştığını, bu nedenlerle kısa çalışma dönemi sonunda kendi isteği ile ayrıldığını, davacının bu neden8ler ile kıdem tazminatı alacağının bulunmadığını, tüm tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, hizmet tespiti yönünden ise davacının talebinin anlaşılmaz olduğunu, davacı her iki davalıya ya taraf olarak gösterilmiş olup 2010 yılının başından 10.06.2015 yılına kadar hizmetinin tespitini talep ettiğin, davacı tarafın hangi davalının yanında çalıştığı yönünde bir açıklayıcı talebinin olmadığını, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Fer'i müdahil ... vekili cevap dilekçesinde, açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu hizmetinin tespiti istenilen dönem içerisinde zaten sigortalı olunan dönemlerin mevcut olduğunu, bu sigortalı olunan dönemlerde zaten ilgili işyeri olan ... adına gözükmekte olduğunu, davacının taleplerinin bir kısmının zamanaşımına uğradığını, asıl olan kurum kayıtları olduğunu, ayrıca alacak davası ile hizmet tespiti davaları birlikte görülemeyecek davalar olduğunu, bu nedenle bu taleplerin tefrik edilmesi gerektiğini, davacının davasının haksız ve reddi gerekmekte olduğunu beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi 19.01.20 20... /303 E ve 2021/26 K. Sayılı ilamında: "davanın kısmen kabulüne, Davacının davalılara ait işyerlerinde (. ... sicil numaralı ... ic. Ltd. Şti. işyerinden bildirilen 11.12.2013-31.12.2014 arası hariç) kesintisiz sigortalı olarak çalıştığı ve bu çalışmalarından davalılardan ... adına tescil edilen 0025 52...01 sicil numaralı işyerinde 15.03.2007 tarihinden 07.04.2010 tarihine kadar kesintisiz geçerli cari asgari ücret üzerinden sigortalı çalıştığının tespitine," karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalılar vekili ile feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 24.01.2022 tarih, 2021/660 E ve 2022/34 K. Sayılı ilamı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili ve Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairenin 25.04.2022 tarihli kararı ile .. "Eldeki davada, davacının çalışmasının blok çalışma olup olmadığı tespit edilmediği, talep döneminde dava dışı işyerlerinden de bildirim olduğu ve davalılarla dava dışı bu işyerleri arasında bağlantının açıkça ortaya konulmadığı, bu hususta yeterince araştırma yapılmadığı, talep konusu dönemde davacının çalışmalarının aynı işyerinde geçip geçmediği tespit edilmediği, böylelikle hak düşürücü süre yönünden de değerlendirme yapılmadığı anlaşılmakla eksik araştırma ve inceleme sonucu verilen karar isabetsiz olmuştur.
Çalışma kesintisiz yani blok çalışma mahiyetinde ise işe giriş bildirgesi verilmekle bildirgeden önceki dönem yönünden de hak düşürücü süre oluşmayacağından, Mahkemece, davacının aynı işyerinde çalışmaya devam edip etmediği araştırılmalı, davacıya hangi tarihler arasında işverene ait hangi işyerlerinde çalıştığı hususu açıklattırılmalı, davacının hangi işveren yanında ne kadar süreyle çalıştığı belirlenmeli, davacının iddia etiği çalışmalarının dava dışı ... .... Şti ünvanlı işyerince bildirilen hizmetler ile birlikte blok çalışma niteliğinde yani sürekli ve kesintisiz olarak geçip geçmediği ortaya konularak eldeki davanın açıldığı tarih olan 07.11.2017 tarihi itibariyle hak düşürücü süre yönünden bir değerlendirmede bulunulmalı, gerektiğinde davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği de nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesi yazılı şekilde kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir." şeklindeki gerekçeyle hüküm bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin yukarıda yazılı kararı ile bozma kararına uyularak tüm dosya kapsamına göre "davanın reddine" karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde temyiz isteminde bulunmuştur. Temyiz dilekçesinde:
a.İş dünyasında hizmet tespitini engellemek isteyen işverenlerin sıklıkla böylesine kötü niyetli hareket ettiği, giriş-çıkışların yapıldığı, sigorta yapılmaktan imtina edildiği durumda işçilerin hak kaybına uğramaması gerektiğini, Şirket kayıtlarının ilgili Ticaret sicilinden detaylı dökümlerinin celp edilmesi gerekmekteyken böyle bir yol izlenmediğini, müvekkilin fiili çalışmasının davalılar ve davalı şirket bünyesinde kesintisiz ve aralıksız gerçekleştiğinin kabulü ile itirazlarının dikkate alınarak değerlendirilme yapılması gerekmekte olduğunu,kararın bozulmasını talep etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 15.03.2007-30.06.2015 tarihleri arasında davacının davalılar nezdinde çalıştığının tespitine ilişkindir.
1. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79. maddenin 10. fıkrası maddesi olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
2.İlk Derece Mahkemesinin yazılı hükmü, eksik araştırma ve değerlendirmeye dayanmaktadır. Davacının iddiası; 15.03.2007 - 30.06.2015 tarihleri arasında "..." unvanlı işyerinde kesintisiz olarak çalıştığı yönündedir. Nitekim İlk Derece Mahkemesince, davayı aydınlatma görevi kapsamında davacı asilin beyanı alınmış; davacı, ... fabrikasının arkasında bulunan ... isimli işyerinde kesintisiz çalıştığını, ancak farklı şirketler üzerinden sigorta bildirimi yapıldığını ve bu diğer işyerlerinde fiilen hiç çalışmadığını beyan etmiştir. Davacının hizmet döküm cetveli incelendiğinde; 07.04.2010 - 31.01.2014 tarihleri arasında "......" unvanlı işyerlerinden, 06.02.2014 - 31.12.2014 tarihleri arasında davalı ... adına kayıtlı işyerinden, 30.01.2015 - 30.06.2015 tarihleri arasında ise davalı ... adına kayıtlı işyerinden bildirimde bulunulduğu anlaşılmaktadır. Dairemizin bozma ilamında; bu işverenler arasındaki organik bağın araştırılması ve ortaya çıkacak duruma göre hak düşürücü sürenin irdelenmesi gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece, davacının hizmet dökümünde yer alan işverenlerin ticaret sicil kayıtları ile çalışmalarının geçtiğini iddia ettiği ... isimli işyeri arasında bir bağ bulunmadığı ve bu nedenle talebin hak düşürücü süreye uğradığı kabul edilmiş ise de yapılan bu değerlendirme isabetsiz görülmüştür.
3.Davacının talebinin, 15.03.2007 - 30.06.2015 tarihleri arasında ... isimli işyerinde kesintisiz çalıştığı yönünde olduğu gözetilerek; bu sürelerde hizmet döküm cetvelinde bildirimi olan dava dışı diğer işverenlerden bildirilen sürelerin iptalinin söz konusu olabileceği ve bu durumun ilgili işverenlerin hak alanını etkileyeceği dikkate alınmalıdır. Bu doğrultuda mahkemece yapılması gereken iş; söz konusu dava dışı işverenlerin davaya dahil edilmelerinin sağlanması, bildirecekleri delillerin toplanması, bu işyerlerinden bildirim yapılan dönemlere ait bordro tanıklarının dinlenilmesi suretiyle çalışmanın gerçek olup olmadığının belirlenmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesinden ibarettir.
4.Kabule göre de; davacının ... unvanlı işyerindeki çalışmasının kesintisiz olduğunun tespiti halinde, diğer bildirimlerin iptal edilmesi gerekeceği ve bu durumda davacının talebinin hak düşürücü süreye tabi olmayacağı gözetilmelidir.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve kanuna aykırı olup, sair hususlar incelenmeksizin bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.