MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/127 E., 2025/226 K.
Taraflar arasında görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıya ait çay bahçesinde 1998 yılında işe girdiğini, 2012 yılına kadar kesintisiz çalıştığını ancak bu sürede davacının 1998 yılında 160 gün, 2001 yılında 37 gün, 2002 yılında 46 gün, 2003 yılında 51 gün, 2004 yılında 61 gün, 2005 yılında 22 gün, 2006 yılında 22 gün, 2007 yılında 42 gün, 2008 yılında 31 gün, 2009 yılında 24 gün, 2010 yılında 31 gün, 2011 yılında 36 gün, 2012 yılında 38 gün sigortalı gösterildiğini, diğer tarihlerde sigortalı gösterilmediğini beyanla davacının, davalı yanında 1998-2012 yılları arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 5 yıl öncesi sürelerin zaman aşımına uğradığını, çalışan iş yerinin yazlık çay bahçesi olduğunu, yazın çalışan sayısının arttığını ancak kışın çalışan sayısının az olduğunu bu nedenle çalışanların çalıştıkları gün kadar Kuruma bildirildiklerini, davacının bildirilmeyen hizmeti olmadığını beyanla, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiğini, davalı iş yerinin 01.06.2001 tarihinde hizmet bildirmeye başladığını, 05.02.1998-10.12.1998 arası başka bir iş yerinde adına hizmet bildirildiği, çalışma olgusunun hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatı gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, "davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine," karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi kararının davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Dairece özetle; "... Eldeki dava dosyası incelendiğinde, Mahkemece davacının talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş ise de dosyada yer alan bilgi ve belgeler karar vermeye elverişli görünmemektedir. Bu bakımdan öncelikle davacının talebi somutlaştırılmalı, iddiasına konu iş yerinde tam olarak ne yaptığı, hangi yıl, hangi dönem, hangi bölümlerde ve ne kadar süreyle çalıştığı ayrıntılı olarak açıklatılmalı, Mahkemece dava sırasında dinlenen tanıkların ve yeni tespit edilecek bordro ve komşu iş yeri tanıklarının anılan dönemle ilgili ayrıntılı ifadeleri alınarak aradaki çelişkiler giderilmeli, dava sırasında komşu iş yerlerinde çalıştıklarını belirlenen tanıkların bilhassa hizmet döküm cetvelleri de getirilerek, ifadelerine başvurulmalı, davalı iş yerinin talebe konu dönemdeki faaliyet durumu etraflıca araştırılmalı, sigortalının iddiasına konu kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu gereğince tespit edilerek, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde; iş yerlerinin kapsamı, kapasitesi ile işin ve iş yerinin niteliği nazara alınmalı, bunların yanında davacının çalışmasının gerçekliği, işin niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi amacıyla, Mahkeme safhasında davacı tarafından imzanın aidiyeti kendisi tarafından kabul edilenler ile davacı tarafından hata-hile-ikrah durumu iddiasında bulunulmayan ücret bordları bakımından, işbu yazılı belgelerin aksi eş değerde delillerle kanıtlanması için davacıya delilleri sorulmalı, yapılacak değerlendirme sonucunda dosyada bulunan ve davacı tarafından imzası inkâr edilmeyen veya aksi ispatlanamayan imzalı ücret bordroları ve puantaj kayıtları gibi yazılı delil niteliğindeki hususlar da birlikte değerlendirilerek, bu konuda gerekli tüm araştırma yapılmalı, uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, avacının çalıştığı iddia edilen süreler tereddütsüz belirlenerek, varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. " gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı ve davalı Kurum vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.