MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1173 E., 2025/2137 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 11. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/282 E., 2025/130 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ...tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; sigortalının 17.05.2018 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul etmediklerini, davacıya yapacağı işle ilgili olarak gerekli eğitimlerin tümünün verildiğini, kazanın oluşumunda davacının kusurlu olduğunu, kaza akabinde müvekkili şirket yetkililerinin, kazanın ardından vakit kaybetmeden davacıyı hastaneye ulaştırdığı ve gerekli tedavinin yapılıp yapılmadığını yakinen takip ettiğini, gerek kaza öncesinde, gerekse sonrasında davacı işçiye karşı özen yükümlülüğünü ifa ettiğini, Yargıtay içtihatlarına göre de açılan tazminat davalarında hükmedilecek tazminat miktarının hak, nesafet ve adalet kurallarına uygun olmasını aradığını, davacının zenginleşme amacı güdecek mahiyette talepte bulunduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; 17.05.2018 tarihinde, davacının çalıştığı kalite kontrol makinesinin zincir aksamının bulunduğu bölgedeki makası almaya çalışırken, makinenin çalışması ile davacının sağ el 4.parmağının kesilmesi ve kırıklar oluşması şeklinde iş kazasının meydana geldiği, SGK Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı İnceleme Raporunda, iş kazasından dolayı davalının %90, davacının %10 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, Mahkeme tarafından alınan bilirkişi heyet raporuna göre davalının %80, davacının ise %20 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, her ne kadar SGK teftiş raporu ile Mahkemece alınan kusur raporu arasında kusur oranları noktasında farklılık olsa da ve yine Mahkemece alınan raporda davacının kusuru daha yüksek tespit edilse de davacı tarafça Mahkemece alınan kusur raporuna itiraz edilmediği, bu haliyle Mahkemece alınan kusur raporuna itibar edilmesi gerektiğinin değerlendirildiği, bu durumda dosya kapsamına uygun olarak belirlenen kusur oranlarının (davalının %80, davacının ise %20 oranında) yapılacak hesaplamada gözönünde bulundurulduğu, ATK 2.Üst Kurulunca davacının maluliyetinin %26,20 olarak tespit edildiği, yukarıdaki kurallardan hareketle tespit edilen kusur oranı ve maluliyet oranına göre davacının gerçek zararının tespiti için hesap raporu aldırıldığı, son dönem Yargıtay kararlarında TRH 2010 yaşam tablosuna göre değerlendirme yapıldığından, dosyaya sunulmuş olan 04.02.2025 havale tarihli bilirkişi ek hesap raporunun dosya kapsamına uygun olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle;
"1-Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile
2-Davacının, sürekli ve geçici iş göremezlik zararı maddi tazminat talebinin kabulü ile 1.276.998,37 TL maddi tazminatın, kaza tarihi olan 17.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-Davacının, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 80.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 17.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ve davalının istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353-(1) b) 1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Görevsizlik ve zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu,
b. Meydana gelen olay nedeniyle müvekkili şirketin bir kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını, dava konusu olayın davacının tamamen kendi dikkatsizliği nedeni ile gerçekleştiğini, bu sebeple müvekkili şirket açısından illiyet bağının kesildiğini, davalı işverenin üzerine düşen işçi sağlığı ve iş güvenliğine ilişkin yükümlülüklerini yerine getirdiğini,
c.Davacının maluliyetinin bulunmadığını, Mahkeme dosyasında, çelişkili raporlardaki maluliyet oranının esas alınarak ve tüm raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeksizin davacının maluliyetinin olduğu kabul edilerek hüküm tesis edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu,
d. Fahiş miktarda manevi tazminata hükmedildiğini,
e.Hesap raporun alınan verilerin hatalı olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.