MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2719 E., 2025/2280 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 45. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/279 E., 2022/212 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 06.06.1976 tarihinde doğduğu, 30.08.1994 tarihinde istifa ile ayrıldığı 11.02.2014 tarihine kadar ... Kuvvetlerinde muvazzaf subay olarak görev yaptığı, Hava Kuvvetlerinde geçen muvazzaf subaylığına karşılık yıpranmaya tabi fiili hizmet zammının 3 yıl 10 8 gün olduğu, davacının ... Kuvvetlerinden ayrıldıktan sonra 4-a kapsamında SSK'ya tabi olarak özel bir hava yolu şirketinde pilot olarak çalışmaya başladığı, davacının 24.05.2021 tarihinde 38832 sayılı başvuru dilekçesi ile ... Başkanlığı İstanbul ... İl Müdürlüğü Bağcılar SGM'ye başvurarak ... nezdinde geçen hizmetlerinin birleştirilerek hizmetlerinin günlerinin toplanarak kesin emeklilik tarihinin ve yaşının hesaplanarak tarafına bildirilmesini ve emeklilik yazısının tarafına verilmesini talep ettiği, Kurumun başvuruya verdiği 12.07.2021 tarihli 51171429 sayılı tahsis talebi ile ilgili cevabında hizmet başlangıç tarihinin 15.10.1994 olduğu, Emekli Sandığı hizmet süresinin 8348 gün, SSK çalışma prim gün sayısının 2105 gün olduğunu, toplam 10453 prim gün sayısı mevcut olup 506 sayılı Kanun'un Geçici 81. maddesinin B-K bentlerine istinaden 54 34... . maddesi kapsamındaki hizmetlerin sigortalılık süresine ve ödeme gün sayısına ilave edildiğini, fiili hizmet süresinin yaştan geriye götürmeyerek taleplerinin reddedildiği, davacının ilgili kanun ve mevzuat gereği fiili hizmet zammının yaş haddinden indirilmesi ve yine ilgili mevzuat uyarınca fiili hizmet zamımı süresini hizmet başlangıç tarihinden geriye çekilmesi gerektiği, hesaplamaları neticesinde davacının 25... yaş ve 5525 prim gün ödemesi ile 29.07.2024 tarihide emekliliğe hak kazandığı iddiasıyla davacının ... Kuvvetleri Komutanlığındaki hizmetine karşılık mevcut olan 3 yıl 10... gün olan fiili hizmet zammı süresinin yaş haddinden indirilmesine ve hizmet başlangıç tarihinden geriye çekilmesi gerektiğinin tespiti ile emekli olacağı emeklilik tarihinin tespit edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Kuruma başvurusu neticesinde Kurum cevabında davacının muvazzaf subay olarak 5434 sayılı Kanun uyarınca görev yaptığı hizmetine karşılık fiili hizmet zammı süresinin bulunduğu, sigorta başlangıç tarihinin bu süre kadar geriye çekildiği 506 sayılı Kanun'un 60. maddesi ve Geçici 81. madde uyarınca emeklilik için gerekli şartları henüz tamamlamadığı için reddedildiği, buna göre Kurum işleminin yasaya uygun olduğu haksız davanın reddi gerektiği, davacının yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanunun 60 ve Geçici 81. maddelerinde yaşlılık aylığından yaralanmak için kural olarak maddede belirlenen yaşa ulaşmış olmak belirli bir süre prim ödemek işten ayrılmak ve talepte bulunmak koşullarının öngörüldüğü, dolayısıyla davacınım yaşlılık aylığından yararlanma şartlarının gerçekleşmediği için Kurumun ret kararının hukuka uygun olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; davanın kısmen kabulü ile davacının fiili hizmet zammı süresinin tamamının (3 yıl 10... gün) 506. sayılı Kanun'un Ek 39. maddesi gereğince Geçici 81. maddesinde belirtilen yaş haddinden indirilmesi gerektiğinin tespitine fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının ... Kuvvetleri bünyesindeki hizmetlerine ilişkin fiili hizmet süresi zammının (FHZ) sigortalılık başlangıç tarihini geriye çekemeyeceği, zira 2829 sayılı Kanun’un 7. maddesi uyarınca hizmetlerin birleştirilmesi halinde itibari hizmet sürelerinin bu toplama dahil edilemeyeceği, Kurumca yapılan hesaplamanın mevzuata uygun olduğu, 01.10.2008 öncesi sürelerin mülga 5434 sayılı Kanun, sonrasının ise 5510 sayılı Kanun’un 40. maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, anılan madde uyarınca TSK personeli için hesaplanan FHZ’nin prim ödeme gün sayısına eklenmesinde 8 yıl, emeklilik yaş hadlerinden indirilmesinde ise 3 yılı geçmemek üzere yarısının dikkate alınması kuralının gözetilmediği, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuyla tesis edilen hükmün yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırılık teşkil ettiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 5434 sayılı Kanun kapsamında geçen fiili hizmet zammı süresi dikkate alınarak, yaşlılık aylığı tahsis tarihinin tespitine ilişkindir.
1. Dava hakkı hukuki yarar ile sınırlıdır. Davacının dava açma hakkına sahip olması, dava açabilmesi için yeterli değildir. Davacının mahkemeden hukuki korunma istemesinde korunmaya değer bir yararı olmalıdır. Hukuki yarar bir dava şartı olup, mahkeme dava şartlarını re’sen incelemekle görevlidir.
2.Bu ilkeden hareketle, dava şartı olarak hukuki yararın varlığının, mahkemece, taraflarca dava dosyasına sunulmuş deliller, olay veya olgular çerçevesinde, kural olarak davanın açıldığı tarihe göre, kendiliğinden ve yargılamanın her aşamasında gözetilmesi gerekir. Bu sayede, iç hukukumuzun bir parçası olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme)'nin 6. maddesi ve 1982 Anayasası’nın 36. maddesinde düzenlenen “hak arama özgürlüğü” nün dürüstlük kuralına uygun kullanılması sağlanabilecek; bu durum, haksız davalar açmak suretiyle dava hakkının kötüye kullanılmasına karşı bir güvence oluşturacaktır.
3.Bilindiği üzere; her dava, açıldığı tarihteki fiili ve hukuki sebeplere ilişkin koşullara göre hükme bağlanır. Ne var ki, dava açıldıktan sonra meydana gelen bir olay nedeniyle dava konusunun ortadan kalkması ve tarafların da, davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararlarının kalmaması halinde işin esası hakkında infaz kabiliyeti olan bir hüküm kurulmamaktadır.
4.Eldeki davada, davacının aylık bağlanması için gerekli yasal şartların henüz gerçekleşmediği, zaman içinde davacının sigortalılık statüsünün ve buna bağlı tahsis koşullarının değişebileceği gözetilmeden; Mahkemece ileriye etkili olacak şekilde tahsis tarihinin tespitine karar verilmesi isabetsizdir. Hukukumuzda gelecekte gerçekleşmesi muhtemel durumlar için ileriye etkili hüküm tesis edilmesinin mümkün olmadığı ve bu durumun usul ekonomisi ilkeleriyle de bağdaşmadığı dikkate alınmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.