MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/340 E., 2025/1026 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kars İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/238 E., 2023/373 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin sodes projesi kapsamında yaptığı çocuk ve gençlik merkezi inşaatında işçi olarak çalışmaktayken işyerinde tahta kesme makinesine sağ elini kaptırması sonucu 2-3-4-5. parmaklarının kesildiğini, müvekkilin 25.06.2011 tarihinden itibaren uzun süre hastanelerde tedavi gördüğünü ancak parmaklarının iyileşmediğini, Kurumun kazayı iş kazası olarak değerlendirmediğini, maluliyet oranını tespit edilmediğini ve sürekli iş görmezlik maaşı bağlanmadığını beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .... Şti. ve ... vekili, davacı şahsın müvekkil şirketin bünyesinde gündüz bekçisi olarak işe alındığını, davacı ile müvekkil şirket arasındaki iş ilişkisi bu şekilde kurulduğunu, şantiye alanının bulunduğu yer itibariyle soğuk bir memleket olduğunu, bu sebeple gündüz ya da gece fark etmeksizin gerek gündüz bekçisi için gerek gece bekçisi için uygun ısınma koşulları oluşturulduğunu, davacı şahsın dava dilekçesinde iddia ettiği gibi balta - keser verilmemesi gibi bir durum söz konusu olmadığını, ayrıca beton veya taş kırmak için kullanılan balyozun yapısı gereği tahta kırması da mümkün olmadığını, davacı şahsın her ne kadar müvekkil şirkete karşı iş kazası sebebiyle dava açmış ise de açılan bu davada hukuki dayanak bulunmadığını, öncelikle işçinin en temel sorumluluklarından birisi bildirim yükümlülüğü olduğunu, davacı olay tarihinde müvekkil şirketin işe yerine gelmediğini, dava şahsın gelmemesi üzerine müvekkil şirketin şantiye sorumlusu ...'nun davacı şahsı telefon ile aradığını, şantiye sorumlusu ..., davacı ... ...'ya ''neden işe gelmediğini sorduğunda'' davacı ... ...'ya cevaben ''kaza geçirdiğini bu sebeple işe gelemeyeceği'' bildirdiğini, bu sürenin sonuna kadar davacı şahıs, ''şantiye sorumlusuna bu kazanın iş kazası olmadığını evde geçirdiği bir kaza sebebiyle bu olayın yaşandığını söylediğini" bunun üzerine müvekkil şirketin şantiye sorumlusu yaşanılan kazanın her ne kadar iş yerinde olmasa da maddi ve manevi destek için hastaneye gittiğini, müvekkil şirkete açılan bu hukuki temelden yoksun davanın, gündüz bekçisi olması rağmen gece bekçisi gibi ceza davasında şikayetçi olması ve son olarak ev kazasının tarihinden uzun bir süre sonra iş kazası temeli üzerinden üzerinden hukuk dava yoluna gitmesi davacının kötü niyetle hareket ettiğini gösterdiğini belirterek bu hukuki temelden yoksun davanın, davacının tüm talepleri yönünden reddi kararı verilmesi gerektiğin beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında;
"Davalı ...yönünden; davanın HMK.'nın 114/1-d ve 115/2.maddeleri uyarınca reddine,
2-Davalı .... ve SGK yönünden; davanın kabulü ile davacının 09.04.2019 tarihinde geçirdiği kazanın 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca iş kazası olduğunun tespitine," karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde temyiz isteminde bulunmuştur. Temyiz dilekçesinde davacının iddia ettiği olay tarihinden 5 ay sonra Kuruma başvurması, bu iddia hakkında sadece olayı sonradan duyan ve olay yerinde olmayan ve olay yerine sonradan gelen bir kaç arkadaşının şahit olarak ifade vermesi, işverence iş kazası ve meslek hastalığı bildirimin tutanağı ve işverence düzenlenen kaza tespit tutanağının, olay yerine intikal eden kolluk kuvvetlerince olay ile ilgili düzenlenecek tutanağın ve tanık ifadelerinin, kamu kurum ve kuruşlarınca düzenlenecek iş kazası dolaysıyla düzenlenen resmi belge bilgi ve konuyla ilgili düzenlenen tutanak veya raporların hiç birin mevcut bulunmaması gözetildiğinde bu gerekçelerle müfettiş raporunda da iş kazası sayılmayacağı tespit edildiğinden kararın bozulmasını talep etmektedir
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının 09.04.2019 günü geçirdiği kazanın iş kazası olarak tespitine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi 1. fıkrası hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.