MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2728 E., 2025/2284 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 19. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/167 E., 2023/42 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 1984-1988 arasında .....öğrenci ve 1988-2006 yılları arasında da pilot subay olarak ... Komutanlığının çeşitli birim ve kademelerinde görev yaptığı, 2006-2021 yılları arasında ise özel veya sivil kamu havacılık kuruluşlarında pilot olarak mesleğini icra ettiği, yine aynı yıl 5510 sayılı ....... Kanunu 4/1-a maddesi kapsamında yaşlılık aylığına hak kazanıp aylığının bağlandığı, yapılan tetkik ve araştırmalar neticesinde aylık tutarı hesaplanırken 1984-2006 yılları arasında geçen ... itibari hizmetlerin dahil edilmediğinin tespit edildiği, aylık tutarın olması gerekenden daha düşük olarak hesaplanmış ve o şekilde de ödendiği, 01.08.2022 tarihli dilekçe ile konuyu izah ederek Kuruma başvuru yaptığı, Kurum hizmet kütüklerinin yeniden incelenmesi neticesinde talebin haklılığının teyit edildiği, ... ... Merkezi Kurum intranet sisteminden ...... hizmetleri talep ettiği ve ilgili Daire Başkanlığı itibari hizmetleri bildirerek bu hizmetlerin aylık bağlama oranlarında dikkate alınmasını talimatlandırdığı, ... ... Merkezinin ... sayılı yazısı ile aylık bağlama tarihinden bu yana her bir ay için ödenmesi gereken fark tutarlar ... TL olarak hesaplanıp bilgilendirildiği ve aynı tutar hesabına yatırıldığı, bahsi geçen yazının en alt satırında aylık güncellenmesinin itibari hizmet sürelerinin eklenmesi suretiyle oluştuğu da not düşülerek dilekçenin haklılığının teyit edildiği, ancak yine mevzu bahis dilekçe ile aylık bağlama tarihinden bu yana her bir ay için oluşan maaş farkları için ayrı ayrı yasal faiz ödenmesini de talep ettiği, ancak Kurumun yasal faiz ödemediği, 2021 yılından bu yana her ay emekli maaşı ile birlikte alması gereken farkları 2022 yılında aldığı, 2021 yılının satın alma gücü ile 2022 yılının satın alma gücü arasında davacı aleyhine çok önemli farklılıklar oluştuğu sosyal hayatın gereklilikleri sonucunun bilindiği, emekli olduğu 01.08.2021 ayının ödeme döneminden bu yana her ay için ayrı ayrı olarak 2022 yılı Eylül ayına kadar geçen sürede ödenmesi gereken fark tutarların yasal faizi ile ödenmesi gerektiği, zaten Kurum tarafından ödenen ... TL de bahsedilen şekilde her ay için oluşan maaş farklarının toplamı olduğu, bu nedenle 2022 yılında eksik ödenen ile 2021 yılında eksik ödenen maaş farkları kıyaslandığından 2021 ödenmesi gereken maaş farklarının bir yıl sonra ekonomik olarak güncellenmemesinin hak kaybı yarattığı, davacıya ilk aylık bağlandığı tarihten bu yana her ay için ödenmesi gereken fark tutarların her ay için ayrı ayrı yasal faiz işlenerek ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, yaşlılık aylığının eksik ödenmesi sebebiyle Kuruma yapmış olduğu yaşlılık aylığı farklarının kendisine ödendiği, ancak yaşlılık aylıklarından kaynaklanan faiz alacağının ödenmediğini belirterek faiz alacağının tahsilini talep ettiği, 506 sayılı Kanun'un 116. maddesine göre “Kurum malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalılarından aylık bağlanması veya toptan ödeme yapılması için gerekli belgeler tamamlanınca, bağlanacak aylıkları ve yapılacak toptan ödemeleri hesap ve tespit ederek en geç üç ay içinde ilgililere yazı ile bildirir” maddenin gereken belgelerin tamamlanması için Kuruma süre tanıdığı gibi, belgeler tamamlanınca aylık bağlamamak için de kuruma ayrıca 3 aylık süre verildiği, davaya konu faiz alacağının belirlenmesinde de 506 sayılı Kanun'un anılan 116. maddesi uyarınca aylık bağlamak üzere Kuruma verilmiş işbu 3 aylık süre göz önüne alındığında Kurumdan herhangi bir faiz talep etme hakkı bulunmadığı, açılan davada Kurumun ihmali, kusuru veya kasti bir davranışı olmadığı, Kurumun 506 sayılı Kanun'un 116. maddesinin kendisine verdiği yetkiyi kullandığı, dolayısıyla kanuni yetkisini kullanan Kurumun faiz ödemekle yükümlü olmaması gerektiği, asıl alacak sona erdiğinde faizin de sona ereceğinin açık olduğu, Borçlar Kanunu'nun 88/2. maddesi uyarınca alacaklı ana para için alındı vermiş ise faizlerini de almış sayılacağı, Kurum dava açılmasına sebebiyet vermediği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; davanın kabulü ile davacı ...'a yaşlılık aylığının bağlandığı 01.08.2021 tarihinden itibaren ödenmesi gereken yaşlılık aylık farklarının Kurum tarafından her bir ödeme döneminden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; yaşlılık aylığı farklarından kaynaklanan faiz alacağının tahsiline dair davanın kabul edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, 506 sayılı Kanun’un 116. maddesi uyarınca Kurumun belgeler tamamlandıktan sonra aylık bağlamak ve hesaplama yapmak için 3 aylık yasal süresinin bulunduğu, bu süre zarfında Kurumun temerrüdünden söz edilemeyeceği, asıl alacağın (maaş farkı) ödenmiş olması karşısında, fer'i nitelikteki faiz alacağının da asıl borçla birlikte sona erdiği, ayrıca Borçlar Kanunu’nun 131. maddesi (... BK 88/2) uyarınca asıl borç ödenirken faiz hakkı saklı tutulmadığı takdirde faiz alacağının düşeceği, Kurumun işlemlerinde mevzuata aykırı bir ihmal veya kusur bulunmadığı gibi dava açılmasına da sebebiyet vermediği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 5434 sayılı Kanun kapsamında geçen fiili hizmet zammı süresi dikkate alınarak, yaşlılık aylığı tahsisi ve aylıkların yasal faizleri ile davalı Kurumdan tahsiline ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.