(3167 S. K. m. 7, 16) (7201 S. K. m. 32) (YCGK 03.12.1990 T. 1990/7-298 E. 1990/320 K.)
3167 sayılı Kanuna aykırılıktan sanık Erol'un yapılan yargılanması sonunda; hükümlülüğüne dair, (İzmir Üçüncü Asliye Ceza Mahkemesi)nden verilen 22.4.1991 gün ve 1989/949 esas 1991/292 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığı'nın bozma isteyen tebliğnamesi ile 13.12.1991 tarihinde Daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
22.4.1991 tarihli oturumda sanığın muhatap bankaca 3167 sayılı Yasanın 7. maddesi uyarınca iadeli taahhütlü mektupla çıkardığı tebligattan haberdar olduğunu açıklamış olmasına, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.12.1990 gün, 1990/7-298 esas, 1990/320 sayılı kararındaki gerekçeye göre tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak (ONANMASINA), 13.2.1992 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
3167 sayılı Kanunun 7. maddesi yeterli karşılığı olmadığı için çeki kısmen veya tamamen ödemeyen muhatap bankanın ibraz tarihini izleyen 10. işgünü içinde hesap sahibine, madde içeriğine uygun ihtarnamenin iadeli taahhütlü mektupla tebliğini zorunlu kılmıştır.
Muhatap bankaca suça konu çeklerde ilgili olarak ihtarname çekildiği ve hesap sahibinin düzeltme hakkını kullanmadığı bildirilerek ihtarname ile alındı belgeleri yazı ekinde gönderilmişse de,
22.4.1991 günlü duruşmada sanık adres değişikliğini bankaya bildirmediğini, bu nedenle tebligatın kendisine ulaşmadığını beyan etmiş olup, anılan belgelerin incelenmesinde; ihtarnamenin tebliğ edildiği veya 3167 sayılı Yasanın 12. maddesi uyarınca tebliğ edilmiş sayıldığına dair bir kayda rastlanılmamıştır.
Böylece, anılan Yasanın 7. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak zorunlu ihtaratın yapıldığını kabul etmek mümkün değildir.
Bu durum karşısında şikayet hakkının varlığının belirlenmesi bakımından düzeltme hakkını kullanması için sanığa çıkartılan ihtarnamenin tebliğine veya tebliğ edilmiş sayıldığına ilişkin belgeler celp edilmeden eksik soruşturma ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması yasaya aykırı bulunduğundan hükmün bozulması görüşünde bulunduğumuzdan onama şeklinde tecelli eden çoğunluk kararına iştirak edilmemiştir.
(YKD Mart 1992)
Full & Egal Universal Law Academy