(3167 S. K. m. 16/1-2) (6762 S. K. m. 712)
Dava: 3617 sayılı Kanuna aykırılıktan sanık Ahmet'in yapılan yargılanması sonunda; beraatine dair, Beyoğlu Üçüncü Asliye Ceza Mahkemesi'nden verilen 24.11.1992 gün ve 1991/531 esas 1992/1438 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi müdahil vekili tarafından istenilmiş olduğundan; dava evrakı C. Başsavcılığı'nın onama isteyen 9.6.1993 tarihli tebliğnamesiyle Daireye gönderilmekle incelenip, gereği düşünüldü:
Karar: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere ve dosya içeriğine uygun gerekçeye göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine. Ancak:
Tarafların duruşmadaki beyanlarında dava konusu çeklerin iflâsa karar verildiği tarihten önce vâdeli olarak düzenlendiği anlaşılmış olup, TTK.nun 712. maddesinin "çekin tedavüle çıkarılmasından sonra keşidecinin iflâsı çekin muteberliğine halel getirmeyeceği" amir hükmüne göre ve çek bedellerinin %10 tazminatı ve gecikme faizlerini de kapsayacak şekilde iflas masasına yapılacak ödemenin sanığın 3863 sayılı Yasa ile değişik 16/2. maddeden yararlanmasını gerektireceği de dikkate alınarak eylemin, 3167 sayılı Yasanın 16/1. maddesine muhalefet suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde beraat kararı verilmesi.
Sonuç: Yasaya aykırı müdahil vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 09.11.1993 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy